Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ZERRE KADAR UMUTSUZLUK

Anastasiadis ve Eroğlu zamandan sonra bir araya geldiler.

Öncesinde bir heyecan bir heyecan.
Özel temsilciler buluşacaktı, ortak açıklama yapılacaktı, sonra Ankara ve Atina’ya gidilecekti falan-filan.
Hepsi fos çıktı.
Meşrebime uygun olmadığını çok iyi biliyorum şimdi yazacağımın ama önce kendime sonra da okuyucuya olan saygımdan dolayı yazmak zorundayım.
Serdar Denktaş şöyle dedi dün akşamki görüşme içim;
“Zerre kadar umudum yoktur.”
Ben de maalesef tam da o noktadayım.
Zerre kadar umutsuzluk noktasında.
İzah edeyim;

***

Annan planı referandumlarından sonra Türk tarafı “evet dedik öyleyse ambargoları kaldırın”, Rum tarafı da “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinden bir milim taviz vermem” pozisyonuna geçti.
Bu pozisyonlar referandum sonrasının statükosunu oluşturdu.
Bu statüko da bugünlere kadar geldi.
Fakat Kıbrıs sorunu devam etti.
Hem Kıbrıslıları hem de üçüncü tarafları rahatsız etmeyi sürdürdü.
Avrupa Birliği içine aldığına pişman olduğu bu sorunu yeni statükoyla idare esemeyeceğini çok iyi anladı.
Başı Ortadoğu ile belada olan Amerika referandumlar sonrası yaptığı gibi işi uzaktan izleyerek bir yere varamayacağını anladı.
Birleşmiş Milletler zaten referandumlarda ağır bir yenilgi almıştı ve yeni statükonun kendisini kurtarmayacağını çok iyi gördü.
Dolayısı ile şimdi hepsi “bir daha deneyelim, görüşsünler, bir referandum daha yapılsın” havasındadırlar.
Fakat hayatın gerçeği şudur ki 2004 referandumlarının havası yoktur artık.
Annan Planı’na evet diyen Anastasiadis’in gelmesi bile bu havayı yaratamadı.
Peki ne yapmak gerekir?

***

Kıbrıslıların bir şey yapacakları yok.
Konu artık Türkiye, Amerika, Avrupa Birliği, Yunanistan ve Birleşmiş Milletler’in inisiyatifindedir.
Onlar karar verecekler.
Kıbrıslılar da onaylayacaklar veya onaylamayacaklar.
Öyle ya eğer bir referandum yapılacaksa evet de çıkabilir hayır da.
Kısa bir hatırlatma yapalım 2004 referandumlarına yol açan süreç de Kıbrıslıların inisiyatifi ile gelişmedi.
Ama sonuçta hayır diyen taraflardan biri oldu.
Şimdi de benzerini yaşamalıyız.
Bir farkla;
Bu kez her iki tarafın da evet diyeceği uzlaşmayı yaratarak…