Avrupa Birliği finans bakanlarının Litvanya’nın başkenti Riga’da yapılan toplantıları sırasında, Eurogroup Başkanı Jeroen Dijsselboem Yunanistan’ın borç durumunu düzeltmek için daha çözmemiz gereken çok çok büyük problemler var diyor. Euro bölgesinden sorumlu komiser de teknik konularda yapılan görüşmelerin doyurucu ve yeterli olmaktan çok uzak olduğundan şikayetçi.
* * *
Yunanistan’ın alacaklılarına bir ay içinde ödemesi gereken miktar tam bir milyar Euro. Yunanistan bu parayı ödeyecek durumda değil. Yunan hükümetinin geçtiğimiz günlerde aldığı değişik kamu sektörü kurumlarındaki nakit rezervlerini bu iş için kullanma kararı da sonuç getirmekten çok uzak.
* * *
Güzel haber, AB daha doğrusu Almanya, Yunanistan’ın borcunu ödemesine yardım etmeyi kabul ediyor. Fakat karşılığında Yunan hükümetinin ülkenin finansal durumunu güçlendirecek, benzeri sorunların gelecekte tekrarlanmasını engelleyecek ekonomik reformlar yapmasını istiyorlar. Daha doğrusu talep ediyorlar, hatta emrediyorlar. İşlerini de sağlama almak istediklerinden, yapılacak olan reformların en ince detayına kadar nasıl olacağını gösteren, kapsamlı ve detaylı bir ekonomik reform paketini Yunanistan’ın hazırlayıp sunmasını istiyorlar.
* * *
Alacaklıların bu konuda anlayış göstermeyip, esnek davranamamalarının iki sebebi var. Birincisi, bugüne kadar Yunanistan’ın Euro bölgesine kabul edildiği dönemde dahil olmak üzere, ciddiyetten uzak, istatistikleri çarpıtmaya kadar varan her türlü hile ve yalana dayalı bir devlet iş yapma kültürü olduğuna olan inanç. Kısacası, Yunanistan’ın iyi bir şöhreti yok: ne söylediklerinin doğruluğu ne de verdiği sözü tutacağı konusunda inandırıcı değil. Kredibilitesi sıfır.
* * *
İkincisi ise, Yunanistan’da Syriza hükümeti ile bir yerde AB’yi temsil eden Alman hükümeti arasında derin ideolojik farklılıklar var. Borcun miktarının ne olduğu dışında, neredeyse hiçbir konuda hemfikir değiller. Sorunun ne olduğu, sorumlusunun kim olduğu, ortadaki borcu kimin ödemekle yükümlü olması gerektiği gibi konularda tamamen farklı değerlendirmeleri var.
* * *
Doğal olarak bu iki faktör—görüşmeleri yapan taraflardan birisinin kredibilitesinin olmaması ve iki tarafın birbirine güvenmeyip durumu tamamen farklı değerlendiriyor olmaları—yapılan görüşmelerden sonuç alınmasını olanaklı kılmıyor.
* * *
Bir de tabii Yunanistan adına görüşmelere katılan finans bakanı Yanis Varoufakis’in kahvede sohbet etmek veya sınıfta ders vermek ile gerçek hayat arasındaki farktan bihaber olması var. Varoufakis’in sorumlu bir devlet adamı gibi davranmak yerine, deyim yerindeyse “artistlik etmeyi” seçmesi de zaten kötü olan durumun daha da içinden çıkılmaz hale gelmesine yol açıyor; Yunanistan derin bir krize doğru hızla ilerliyor.
* * *
































