YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, geçtiğimiz hafta içinde gerçekleşen ve KKTC’deki üniversiteleri de yakından ilgilendiren açıklamaların yapıldığı Yükseköğretim Sistemi'nin genel yapısının uluslararası düzeyde tanıtımını amaçlayan "Türkiye Yükseköğretim Sistemi Uluslararası Toplantısı"nda şöyle dedi: “Tıp ve Hukuk fakültelerinde 2015’te hayata geçirdiğimiz başarı sıralaması uygulamasını 2016 yılında Mühendislik ve Mimarlık Programları için de gerçekleştirmeyi planlıyoruz”
Saraç’ın bu açıklamasından da anlaşılacağı üzere muhtemelen 2016 yılında yapılacak olan YGS ve LYS sınav kılavuzlarında bu durum belirtilecek. Bilindiği gibi son LYS sınavında ilk 40 bin öğrenci arasına girebilen Tıp tercihi, ilk 150 bin arasına giren de Hukuk tercihi yapabilmişlerdi. 2016’daki LYS için de bu kez mühendislik ve mimarlık için de bir başarı sıralaması getirilecek.
Tabii ki bu yeni bir şey değil. YÖK bunun sinyallerini daha önce de vermişti. Saraç’ın bu açıklamasından anlaşılan bunun kararı da alındı veya alınacak. Bu işin bizi ilgilendiren tarafı 2015 için Tıp ve Hukuk için alınan kararda KKTC üniversiteleri muaf tutulmuştu. 2016 için bu muafiyet kaldırıldı. Muhtemelen tıp ve hukuk gibi mühendislik ve mimarlık için alınacak olan karar KKTC üniversitelerini de kapsayacak.
YÖK, tıp ve hukuk alanında başarı sıralaması hayata geçirirken belli kaygılardan dolayı bunu yapmıştı. YÖK Başkanı Saraç bunu şu kısacık cümle ile açıklıyor: “Tıp bireyin sağlığı, hukuk ise devletin sağlığı için önemli iki programdır”. Yani bence de bireyin ve toplumun sağlığını düşünmek zorundayız. Her önüne gelen doktor veya her önüne gelen avukat olmamalı…
Saraç, bu toplantıda alınan kararın doğruluğunu gösteren bir de veri paylaşıyor. Diyor ki; “Tıp programına 2014 ÖSYS’de 101.000’inci, Hukuk programına 2014 ÖSYS’de ise 366.000’inci adayın yerleştiği görülmektedir. Yapılan düzenleme sonucunda 2015 ÖSYS’de Tıp programına en alt sıra olarak 31.670 inci adayın, Hukuk programında ise en alt sıra olarak 149.962 inci adayın yerleştiği görülmüştür.”
*******
Tıp, hukuk, mühendislik ve mimarlığa gelen bu başarı sıralaması şartından sonra KKTC’deki üniversitelerin şapkayı alıp önüne koyması gerekiyor. Ülke nüfusunun dörtte biri kadar üniversite öğrencisinin olduğu bir ülkede üniversitelerin kalitesi sorgulanır. 13 tane faal üniversite, bir o kadar da sırada bekleyen üniversite varsa bu küçük ülkede kalite her zaman sorgulanır.
YÖK’ün bu kararlarından sonra bu ülkedeki üniversiteler kendilerine çekidüzen vermeleri kaçınılmazdır. Kalitenin ön plana çıkarıldı, öğrencinin müşteri olarak görülmediği bir anlayışın yerleşmesi gerekmektedir.
YÖK’ten herhangi bir açıklama yok ama benden duymuş olun haberi… 2017 yılında da öğretmenliklere de bir başarı sıralaması şartı gelebilir. Artık öyle 300 puana tıp fakültesine, 260 puana hukuk fakültesine öğrenci alma dönemi bitti.
Eeee! Bizim YÖDAK ne yapıyor? Gelişmeleri sadece seyrediyor. Hiçbir yaptırım gücü yok. Varsa da bunu kullanmayı beceremiyor.
Peki üniversiteler ne yapıyor? Bu durumun farkında olanlar var ve kaliteye önem vereceklerinin sinyallerini veriyor. Ama ısrarla öğrenciyi müşteri gibi görmek isteyenler duvara ilk toslayacak olanlardır.
2016 LYS sonunda KKTC üniversitelerine kaç öğrenci, tıp, hukuk ve mühendislik fakültelerine girebilecek göreceğiz. Bu ülkedeki üniversitelerin artık başarı sıralamasının üst basamaklarında yer alan öğrencileri de bünyelerine de katabilmesi gerekir.
Aksi taktirde tahmin edilmeyecek kadar öğrenci gelişinde deprem yaşanabilir. Bu da bizim için hiç iyi olmaz.
































