Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yine şu su meselesi ama…

Yazmak yine farz oldu.

Su ile ilgili deniz yüzeyi ve deniz tabanı montaj çalışmaları için son 70 gün.
Hatta 69… 68… 67…
Peki ne var elimizde?
Türkiye kanadının tamamladığı çalışmalar yanında, “KKTC hükümetinin kararsızlığı…”
Muhalefette UBP TC Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun, “Mesela özelleştirilebilir” önerisine destek veriyor.
Hatta, UBP Genel Sekreteri Sunat Atun’a göre, “Projenin büyüklüğü ve mentalitesi ile hükümetin beyni” uyuşmuyor.

Hükümetin “beyni” bu proje karşısında “küçük” kalıyor…
Enteresan bir yaklaşım.
En enteresan değerlendirme ise CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk’ten geldi.
Erk, Davutoğlu’nun “mesela özelleştirilebilir” söylemine, “Hop orda dur” tarzı bir yaklaşım getiriyor.
“Türkiye’nin etkisi su adaya gelene kadar, gerisi bizim, hükümetin sorumluluğu” diyor Sayın Erk.
Sanırsın ki, KKTC hükümeti  tüm çalışmalarını yaptı ama, bunun “gıyabında” bir dayatma var.
Yok bir dayatma aslında.
Bu işlem “özelleştirilerek” yapılacak, o kesin.
Zira, ne belediyelerin böyle bir yatırım gücü var, ne devletin.
Senin belediyelerin “tahsilat” dahi yapamıyor.
Lefkoşa’da su tahsilatı yüzde 70 civarında.
İskele ilçesinde ortalama tahsilat yüzde 35.
Gönyeli, Mağusa ve Girne’de tahsilat oranı yüzde 80’in üzerine çıkıyor.
Mesarya bölgesini hiç saymayacağım.
Peki, “tahsilatını” yapamayan bu organizasyonla sistem nasıl dönecek?
“Her eve önceden ödemeli su kullanımına olanak sağlayan su saati” nasıl takılacak?
Her eve “içilebilir” kalitede su nasıl verilecek?
Sorulara cevap yok.
Ama anca konuşuyoruz…

Kimse kusura bakmasın ama öyle.
“Sen karışma” demek en kolayı
Aylardır zaten Türkiye, “Sen karar ver” diyor.
Karar vermekten bile aciz bir hükümet…
Maalesef tablo bu.
Kısa bir konuşma yaptık Güzelyurt Belediye Başkanı sayın Mahmut Özçınar ile. Yarına daha geniş bir değerlendirme almak üzere anlaştık.
“Biz bu organizasyonu döndüremiyoruz” diyor…
Suyla ilgili.
Neden?
Çünkü verdiği hizmetin bedelini alamıyor belediyeler…
28 belediyede de “tıkanma” var… Belirli konularda…
Ama dediğim gibi.

Konuşmak en kolayı.
Devasa bir proje kapınıza kadar gelmiş, barajınıza su damlıyor.
Bunu, “KKTC halkının çıkarı ile bütünselleştirerek, uluslar arası bir güce dönüştürme” varken…
“Suyu getir, gerisine karışma” diyebiliyoruz.
Zaten söylenen de bu aslında, “Benim görevim suyu getirince bitiyor, sen ne yapacaksın?”

CTP- DP farklı düşünüyor
Hükümetin küçük ortağı DP’de bakan Bakırcı, “Özelleştirme önerimi altı ay önce bakanlar kuruluna sundum” diyor.
Bu öneri sümen altı edilmiş, belli.
CTP Genel Sekreteri ise, “bundan sonrası bizim işimiz” diyor.
Ben de öyle diyorum.
Havadis de günlerdir bu konuyu işliyor.
“Gerisi hükümetin işi de ne yapılacak?”
Hükümetin küçük ortağı “özelleştirmeden” yana…
Büyük ortağın görüşü ne?
Netleşmesi gereken bir konu.
Ötesinde, “hızlanmak” şart oldu…