Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri geçtiğimiz hafta içinde Türkiye’de çeşitli temaslarda bulunmuş ve özellikle GCE ve A Level konusu bu görüşmelerin ana temasını oluşturmuş…
Bilindiği gibi YÖK, Ocak 2010’da aldığı bir kararla YÖS’ü (Yabancı Öğrenci Sınavı) kaldırdı. Yani bu karar alınmadan önce İngiltere, Kanada, Avustralya gibi ülkelerin pasaportlarını taşıyan Kıbrıslı Türkler de bu sınava girerek Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görebiliyorlardı. YÖK’ün bu kararından sonra Türkiye’de öğrenim görmek isteyen yabancı öğrenciler uluslararası kabul gören GCE, A Level, IB gibi sınav sonuçlarına göre üniversiteye yerleşmeye başladı. YÖK daha sonra aldığı bir başka karar ile Kıbrıslı Türklerin de GCE ve A Level sonuçları ile Türkiye’deki üniversitelere girebileceğini açıkladı.
YÖK böyle bir karar almasına rağmen, Türkiye’deki üniversiteler bu kararlardan çok da haberdar olmadığı, bu kararları içselleştiremediğini geçmiş dört yıldaki uygulamalardan anlamış bulunuyoruz. Kıbrıslı Türk öğrenciler, YÖK’ün bu kararına rağmen, geçmiş dört yılda farklı üniversitelerin farklı uygulamalarına maruz kaldılar. Ne Türkiye’deki yetkililer bu konuya önem verdi ne de KKTC’dekiler…
Bakmayın siz UBP hükümetinin eski Eğitim Bakanı’nın basın üzerinden bu konuda laf kalabalığı yaptığına… Geçen dört yılın üçünde UBP hükümeti iktidardaydı. Kıbrıslı Türk öğrenciler Türkiye’de şehir şehir üniversite üniversite gezip ellerindeki GCE ve A Level sonuçlarıyla bir yerlere girmeye çalışırken sesi çıkmadığı gibi, kılını bile oynatmadıydı.
Haa! Şimdiki Eğitim Bakanlığı yetkililerinin de yaptığı temaslardan da pek ümitli değilim. Sakın burada yapılan temasların olumlu olmadığı anlamı çıkmasın. Geçtiğimiz süreçte benim anladığım YÖK’ün aldığı karar üniversitelerin birçoğunda itibar görmedi, dikkate alınmadı ve her üniversite kendine göre bir uygulama yaptı. Elinde A Level sınav sonuçları olan birçok kişiye “eeee gel bir de biz seni sınavcık yapalım” denildi. Bundan sonra bunlar düzelir mi? Hep birlikte göreceğiz.
KKTC yetkilileri YÖK’ten GCE ve A Level sınavları ile Türkiye’deki üniversitelere girmek isteyen Kıbrıslı Türkler için ayrı kontenjan istemişler… Bu da olumlu bir gelişme ama ortada bir rakam yok. Ne kadar kontenjan? Bu kontenjanlar ihtiyaca cevap verecek düzeyde mi?
******
Aslında burada konuşmamız gereken bir başka konu da buna bağlı olarak kolejlerimizdir. Eğer GCE ve A Level ile Türkiye’deki üniversitelere öğrenci gönderme düşüncesindeysek, bu konuya önem veriyorsak, o zaman kolej programı ile ilgili yeni kararlar almamız gerekiyor.
2004 yılından önce az da olsa dünyanın her yerine GCE ve A Level sonuçları ile üniversitelere öğrenci gönderiyorduk. 2004 yılından sonra hiç de azımsanmayacak kadar öğrenci Avrupa Birliği ülkelerinde öğrenim gördü, görmeye de devam ediyor. 2010 yılından sonra Türkiye kapısı da açıldı.
Peki artan bu olanaklar karşısında biz eğitim sistemimizde ne gibi değişiklikler yaptık? Sadece İngilizce bilen imamlar yetiştirmek için “İlahiyat Koleji” açtık. Halbuki Türkiye’nin açtığı bu kapıdan girmek varken, biz kolejlere daha çok öğrenci alabildik mi? Kolej programlarını yaygınlaştırabildik mi? Aksine kolejlerde bile ÖSS sınıflarının yaygınlaşmasını sağladık.
Umarım Türkiye’de yapılan bu temaslar olumlu sonuçlanır. Sonuç alıcı olur. Yoksa TC ile KKTC arasında çok protokoller, çok anlaşmalar imzalandı. Önemli olan sonuç almaktır. Bir de biz Türkiye’den bir şeyler talep ederken, “biz buna hazır mıyız?” diye kendi kendimize sormamız gerekiyor.
Bizim yapmamız gereken, Türkiye’nin bile kurtulmaya çalıştığı ÖSS’ye endeksli eğitim programlarından kurtulmak, daha çok kolej programlarının yaygınlaştığı, meslek okullarının önemsendiği bir model üzerinde düşünmektir.
Daha fazla geç kalmadan çağdaş, planlı, programlı bir eğitim için adım atmak kaçınılmazdır.
































