Kıbrıs

“Yeni yıl yemişimiz gollifa”






Kıbrıs kültürünün buram buram koktuğu köylerinden biri olan Kalavaç’ta yaşayanlar eski yılbaşlarını anlattı. Eski Kıbrıs insanında yeni yılı kutladığını ifade eden Kalavaçlılar, şafak sökmeden kapılara asılan ısırgan otu ile yeni bir yıla girdiklerini simge olarak kullanırdı.
Buğdaylar kaynatıldı, narlar ayaklandı
Kalavaçlılar yeni yılın gelmesiyle birlikte, buğdayları kaynatarak yılbaşı yemişi olarak adlandırdıkları gollifalarını hazırladı. Yeni bir yılın bolluk ve bereketli geçmesi için yapılan gollifa adak olarak komşulara da dağıtılır.
“Eskiden huzur vardı”
Havadis’e konuşan ve hala eski Kıbrıs kültürünü yaşatan vatandaşlar, günümüzde gelenek ve görenekleri kimsenin yaşatmadığını dile getirdi. Yılbaşının en güzel yanının evde toplanarak eğlence yapıldığını söyleyen 75 yaşındaki Seniha nene, 60 senelik evliliği boyunca bayram ve yılbaşlarını bir kez bile evinden dışarıda kutlamadığını ve çok mutlu olduğunu şu şekilde anlattı: “Eskiden yılbaşlarında evlerde huzur ve sıcaklık vardı. Akrabalar toplanırdık, zeytin dalını yanan kömürlere atar onun eğlencesini yaşardık.”
Kalavaçlılar ne dedi?
Halil Karasoy: Yılbaşını eskiden gavurlar yapardı  
“Yılbaşını eskiden gavurlar yapardı. Lefkoşa’da bundan 60 yıl önce yılbaşlarında yol kenarında kemane çalan gavurlar gelen gideni eğlendirir para toplardı. Öyle günlerde zenginler yer içerdi şimdi olduğu gibi, bazıları ise kutlamazdı. Babam yeni yılın ertesi günü şafak sökmeden uyanırdı, kapıya ısırgan otu asardı ve senenin döndüğü anlaşılırdı. Gollifayı annemiz nenelerimiz senenin bolluk bereket getirmesi için yapardı. Dama bulgur serperdik, hayvanlarımız olduğu yerlere dağıtırdık bolluk olsun diye. Şimdi kimse geleneklere pek uymaz, herkes yılbaşı deyince yeme içme gezmeye odaklanır. Bizim köyümüzde atalarımızdan gördüğümüz gelenekler hala devam eder ve yaşatırık. 2015 senesi bütün insanlık için güzel bir yıl olsun. Birlik düzen olsun savaşlar olmasın ve Kıbrıs sorunu için çözüm üretilsin.”
Seniha Karasoy: Gollifayı çocukken dört gözle beklerdik
“Bizim zamanımızda yılbaşlarını bayramı beklediğimiz gibi heyecanla beklerdik. Eskiden her gün et, tavuk yenmezdi. Atalarımız bayramlarda yılbaşlarında horoz keserdi, el makarnası pişirilir yerdik. En büyük mutluluğumuz ise gollifaydı. Yılbaşının sevmemizin bir nedeni ise yemiş alarak bize yapılan gollifayı hazırlayıp yenmesiydi. Toplanırdık yılbaşı gecesi akrabalar, komşular televizyon yoktu ama birlik vardı. Mangallarda yakılan kömürlere zeytin dalı atar sever sevmez yapardık ve patlatırdık. En büyük eğlencemizdi, huzur vardı. Şimdiye kadar yılbaşı, bayramı hiç evimden dışarı kutlamadım ve çok mutluyum. Şimdi bakarık gençler içer yollara çıkar, her gün kaza ve ölümler olur. Bu yıl için herkese şansı dilerim, huzurlu sağlıklı bir yıl geçirsin herkes. Savaşlar olmasın birlik içinde yaşasın tün insanlık.”
Nilgün Yakupoğlu: Çocukluğumun yılbaşlarını çok özlüyorum
“Çocukken yılbaşı geldiği zaman bayram gelmiş gibi mutlu olurduk. Annemiz yeni elbise diker, en güzel yemekleri yapardı. En sevdiğimiz gollifa ise vazgeçilmez yemişimizdi. Şimdiki gibi bolluk içinde yaşamadığımız için yemeklerin, kıyafetlerin tadı bambaşkaydı. 8 kardeşik biz annem bize el makarnası hazırlar, yemekler özeldi her gün tavuk et yenmezdi. Yılbaşı gecesi en büyük eğlencemiz ise bademleri bölüşürdük ateşin başında ve oyunlar oynardık. Şimdi hayat zor ve heyecan yok. Eski yılbaşlarını her zaman çok özlerim, saflık ve insanların içinde bir umut vardı. 2015 insanların insanca yaşayacağı, zenginlerin doyup fakirlere de bir şeylerin kalacağı bir yıl olsun.”  



 Kıbrıs kültüründen vazgeçmeyen Kalavaçlılar yeni bir yılın bolluk ve bereketli geçmesi için gollifalarını hazırladılar

Devrim DEMİR







Başa dön tuşu