Köşe Yazarları

Yeni öğretim yılının planlaması…






Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi son aldığı kararlar neticesinde yüz yüze eğitimin başlayabileceğini anlıyoruz. Her ne kadar da geç alınmış bir karar olarak nitelendirsem de zararın neresinden dönersek kardır anlayışı ile hareket etmek en iyisidir. Bir yılı aşkın bir süredir yüz yüze eğitim yapamadığımızın nedenlerini bu saatten sonra tartışmanın ve zaman kaybetmenin bize bir şey kazandırmayacağını düşünüyorum. Bu konudaki enerjimizi, bundan sonra ne yapılabileceğimiz üzerine kafa yormaya harcamamız gerekir.

2020-21 öğretim yılının sonuna geldik ancak buna rağmen ailelerde yüz yüze eğitimin başlaması yönünde bir beklenti var. Elbette bu beklentide haklılık payı var çünkü eğitimde ciddi kayıplar yaşandı. Buna karşın Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, hem meclisteki hem de bazı canlı yayınlarda yaptığı konuşmalarında dile getirdiği bir yasal engel sorunu var.



Anladığım kadarı ile yaz döneminde eğitimin devam etmesinin Öğretmenler Yasası’ndan kaynaklı bir engel var. Dolayısı ile ciddi bir çalışma ile yeni öğretim yılını daha uzun süre olacak şekilde yeniden düzenlemek gerek…

Bunun için çalışmalara şimdiden başlanmalı. Hem yıl ve gün içerisindeki eğitim sürenin uzatılması hem de müfredatın yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

2021-22 öğretim yılı Ağustos sonu veya Eylül başı başlayabilir, 2022 Haziran sonuna kadar da devam edebilir. Bu süre üç döneme ayrılabilir. Birinci dönem yüz yüze eğitimsiz geçirdiğimiz günlerde eksik kalan öğretim tamamlanabildiği kadar tamamlanır. İkinci ve üçüncü dönem ise daha çok 2021-22 öğretim yılında yeni düzenlenmiş bir müfredat takip edilir. Böylelikle kayıplar en aza indirilir.

Bu süre içerisinde okullar öğleden sonra da açık olabilir. Her gün gelme imkanı sağlanamazsa bile haftanın 2-3 günü çocuklar öğleden sonra da okula gelebilir. Ben Cumartesi okula gidildiği dönemi hatırlamıyorum ancak Pazartesi ve Perşembe günleri öğleden sonra okulun açık olduğu dönemde okula gitmişliğim var. Olabildiğince eğitim kayıpların giderilmesi için tüm fırsatları kullanmak gerekiyor.

Elbette bu süreçte öğretmenlerin özlük hakkı da saklı kalmalıdır. Böylesi bir programda muhtemelen daha fazla öğretmene ihtiyaç duyulacaktır. Hükümetin buna hazırlıklı olması gerekmektedir. Belki de daha fazla öğretmen istihdam etmesi gerekecek ve bu nedenle yeni öğretim yılı planlamasının çok önceden tamamlanması kaçınılmazdır. Aksi taktirde yeni öğretim yılı da sorunlu başlayacaktır.

Bununla birlikte yaz döneminde de neler yapılabileceği de konuşulmalıdır. Bilindiği gibi yoğun ve uzun bir online eğitim dönemi geçiren çocukların psikolojileri bu süreçten etkilenmiştir. Bunun için çocukların yaz döneminde sosyalleşmesi, arkadaşları ile buluşması ve çeşitli aktivitelere katılması gerekmektedir.

Elbette bu tür aktiviteler ücret karşılığı sadece özel girişimcilere bırakılmamalıdır. Devletin de ekonomik zorlukların yaşandığı bu günlerde, vatandaşa yardımcı olması gerekmektedir. Gerek Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, gerekse spordan sorumlu ilgili bakanlık bu konuda ücretsiz çeşitli organizasyonlar yapabilir ve çocuklar bu organizasyonlardan yararlanabilir.

Gerek formal gerekse informal eğitimde yapılabilecek çok şey vardır. Bunun için de ciddi bir planlama ve organizasyon gereklidir. Umarım yeni öğretim yılı için geç kalmamışızdır. Ümit ederim bu konuda çalışmalar başlamıştır. Çünkü vatandaş bunu beklemektedir.

Vatandaşın gözü hükümetin üzerindedir. Halkın artık daha fazla eğitim kaybına tahammülü yoktur. Umarım kararlar alınırken bu durum göz ardı edilmez…

 







Başa dön tuşu