Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yeni ders kitaplarında çocuk hakları ihlalleri

Gelişmiş ve çağdaş ülkelerde ders kitapları yazılırken insan hakları ve çocuk hakları dikkate alınır. Türkiye Cumhuriyeti’nde  de çeşitli dönemlerde yazılan ders kitapları İnsan Hakları temelinde incelenmiştir. Örneğin 2002-2004 Ders Kitaplarında İnsan Hakları Projesi ile 2007 yılında başlayıp 18 ay süren  ‘II. Ders Kitaplarında İnsan Hakları Projesi’nde, ders kitaplarında insan hakları ihlalleri incelenmiştir*.

Ne yazık ki sonuç iç açıcı bulunmamıştır. İlk ve ortaoğretimde okutulan ders kitaplar (a) eğitim felsefesi / eleştirel bir bakışın geliştirilmesi; (b) doğrudan insan haklarına aykırı ögeler; temel insan hakları kavramlarında yanlışlar, kasti sapmalar, görmezden gelmeler; (c) evrensel / yerel; biz / ötekiler; barışçıl değerler; (d) demokrasi bilinci, laiklik; (e) cinsiyet ayrımcılığı; kadına biçilen toplumsal rol, başlıkları altında gruplanmış ve rapora göre Ders Kitaplarında İnsan Hakları –II projesi, insan hakları ölçütleri açısından hayli sorunlu bulunmuştur*.

Ders kitabı yazılırken ilk dikkate alınması gereken Çocuk Hakları’dır. Çocuk haklarını koruyan ve güvence altına Çocuk Hakları Sözleşmesi temel referans noktasıdır. 54 maddelik Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne uymak şart.

KKTC’de de durum iç açıcı değildir. Yeni Temel Eğitim Programı ve ona bağlı olarak yazılan ders kitaplarında bu durum dikkate alınmamış ancak dikkate alınmayan yalnızca Çocuk Hakları değil aynı zamanda öğretimdeki ‘yerellik’, ‘yakından uzağa’ ilkeleri de dikkate alınmamış. Kitaplarda kullanılan görsel malzemeler, öğretimdeki temel ilkeleri gözardı etti. Ayrıca kitaplarda kullanılan fotoğraflar da internetten alınmış. Bu kitapları neden onayladılar veya okutulmasına izin verenler neden onay verdiğini kamuoyuna anlatmalıdır.

Hangi kitap olduğu önemli değil ancak yeni yazılan ders kitaplarından birinde Çocuk Hakları İhlali yapılan iki adet fotoğraf çok dikkat çekicidir. Bir fotoğrafta 10 yaşlarındaki bir çocuk elinde silah ve yanında askerler. Diğer fotoğrafta ise yaşları beş altı civarındaki 4 tane çocuk işçi tarlada çalışırken gösterilmekte. Bu fotoğraflar çocuk işçiler ile çocuk askerlere dikkat çekmek için kitaba kondu.

Fotoğraflar  google arama motorundan alıntı. Çocuk askerler ve çocuk işçiler diye google’da tarama yapıldığında karşınıza çıkan resimlerden iki tanesidirler. Ancak bir devlet google arama motoru gibi sorumsuz davranamaz. Devlet, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni uymalıdır. Sözleşmedeki maddeleri titizlikle inceleyip, uymakla sorumludur.

Her iki fotorafta da deşifre edilen çocukların hakları ihlal edilmiştir. Madde 16 şöyle der; Hiçbir çocuğun özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi ya da haksız bir biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarına da haksız olarak saldırılamaz. Her iki fotoğrafta da deşifre edilen çocukların onur ve itibarlarına saldırı yapılmıştır.

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 34. Maddesi ise şu şekildedir: Taraf Devletler, kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle toplumsal, ruhsal ve ahlâki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan bilgi ve belge edinmesini sağlarlar.

Çocukların 34. Maddede de belirtildiği gibi ruhsal ve ahlaki gelişimleri ve bedensel / zihinsel sağlığı güvence altına alınmıştır. Ayrıca 24. Madde’de Taraf Devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar. Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını güvence altına almak için çaba gösterirler.

İlgili ders kitabında deşifre edilen çocukların ruhsal sağlığı da dikkate alınmamıştır. Çocuklar deşifre edilerek ruhsal ve ahlaki esenlikleri ihlal edilmiştir.

Devletler ders kitaplarını yazarken sorumlu davranmak zorundadır. İnternetteki bilgi kirliliği, etik davranmamak, insan ve çocuk hakları ihlalleri devletler tarafından asla yapılamaz. Devletler, ulusal ve uluslararası antlaşmalara uymak zorundadır. Eğer burası devlettir ama tanınmamışlık nedeniyle, ulusalararası hukuk dışında bir olgudur derseniz ve biz yaparız olur diyorsanız, diyecek birşey yok.

*https://panel.stgm.org.tr/vera/app/var/files/b/u/bulgular-tavsiyeler-raporu.pdf