Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yeni bir ivme şart

Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecinde yeni bir ivme yaratılmasına ihtiyaç var.
Sürecin başarıya ulaşması yaratılacak bu yeni ivme ile mümkün olabilir.

Gelinen aşamada süreçte sağlanan ilerleme küçümsenecek bir ilerleme değil.
Ancak bu sürecin başarıyla sonlandırılması için yeterli değil.
Şu ana kadar dört başlığın ele alındığı müzakere sürecinde her konuda yüzde yüz bir mutabakat sağlanmasa da yine de önemli oranda mutabakatlar sağlandığını söylemek mümkün.
Liderlerin karşılıklı saygı temelinde meselelere yaklaşmaları ve çözüm yönünde irade ortaya koyan yaklaşımlar sergileyerek tıkanıklıkların aşılmasını sağlamaları, elde edilen mutabakatların altında yatan en büyük nedenlerden biri.
Bu koşullarda elde edilebilecek olanın azamisi böylece elde edilmiş oldu.
Yeni mutabakatlar ve son aşamaya geçilmesi için yeni bir dinamiğe ihtiyaç var.
Bu yeni dinamik Burgenstock modeli görüşmelere benzer görüşme yöntemi ile sağlanabilir.
Gelinen aşamada buna fazlası ile ihtiyaç var.

Bu durum tespitini bir tarafa not ettikten sonra müzakere sürecinin sonunda ortaya çıkması olası kapsamlı çözümün uygulanabilir ve yaşayabilir olabilmesi için, bunun AB’nin birincil hukuku olması gerektiğini hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum.
AB’nin birincil hukuku olmayacak bir çözüm uygulama aşamasında adayı yeni bir kaos ve gerginlik ortamına sürükler.
Bunun için her zaman kalıcı ve yaşayabilir bir çözümden söz edenler özellikle de müzakereleri sürdüren iki lider bu konuda gerekenin yapılabilmesi için üzerlerine düşeni yapmak zorundadırlar.
Sürece destek veren üçüncü taraflar da buna destek vermelidirler.
AB mevzuatı ve uygulamalarına göre Kıbrıs’ta varılacak mutabakatın AB’nin birincil hukuku olması sorun yaratmaz ve çok da zor olmaz.
Yeter ki müzakere masasından çıkacak modelle ilgili AB’den birincil hukuk konusunda talepte bulunulsun.
Gerisi kolay.
Son dönemde müzakere süreci kapsamında AB ile ilgili oluşturulan Ad-Hoc komitenin çalışmaları adanın Kuzeyinin bir çözüm sonrası için AB’ye hazırlanmasında önemli bir rol üstlendi.
Bu komite ile birlikte başarılı çalışmalara imza atılıyor.
Burada önemli olan bir başka detay ise bu çalışmalarla ilgili Güney Kıbrıs’ın bugüne kadar Kuzey Kıbrıs ile ilgili koyduğu şerhleri geri çekmiş olması…
Bu da müzakere sürecinde liderlerin sağladıkları bir diğer başarı olarak not edilebilir.
Gelinen aşamada geçmişteki süreçlere kıyasla önemli ilerlemeler yakalanan müzakere sürecinin başarıya ulaşmasının sağlanması yazının başında da belirttiğim gibi yeni bir ivme yaratılmasına bağlı.
Bunu olması halinde süreçte son aşamaya geçilerek ortaya kapsamlı bir çözüm planının çıkarılıp çıkarılamayacağı belli olacak. Süreçte bugüne kadar yaşananlar son aşama ile birlikte süreçten kapsamlı bir çözüm planının çıkma olasılığının çok yüksek olduğunu gösteriyor.
Dileyelim öyle olsun…