Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide kopan görüşmeleri yeniden başlatmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Ama nafile çabalar bunlar.
Eide söylemiyor-söyleyemiyor ama görüşmelerin yakın bir zamanda başlayamayacağını da çok iyi biliyor.
Rum tarafı sismik araştırma gemisi Barbaros’un faaliyetlerini bahane edip görüşme masasına dönmemekte ısrar ediyor.
Herkes bu ısrarın görüşmelerdeki en önemli engel olduğunu zannediyor fakat işin uzmanları da Kuzey’deki seçimleri fısıldıyorlar kulaklara.
Aylar öncesinden başlatılan seçim yarışı, şimdilerde doludizgin kampanyaya dönüştü ve bu ortamda görüşmelerin yeniden başlatılması ne kadar doğru olur.
Görüşme masasında konuşulanları seçim meydanlarına taşımaya niyetli adayların varlığı, sağlıklı bir görüşme ortamı yaratılmasına engel değil midir?
***
Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis, kendince sıkı bir bilek güreşine tutuştu Türkiye ile.
KKTC yönetimi çoktan devre dışı bırakıldı ve Anastasiadis Yunanistan’ın aracılığı ile doğrudan Ankara’yla doğrudan konuşuyor.
Üstelik yüksek perdeden çıkıyor sesi.
“Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tanımazsa görüşme masasına asla oturmam” diyor.
Barbaros’un bölgeden ayrılmasını, navtexin bir daha ilan edilmemesini ve nihayete o bölgelerin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Münhasır Ekonomik Alanı olduğunu kabul etmesini istiyor.
Türkiye’nin bunları kabul etmesi demek, Kıbrıs Türkü’nün adanın doğal zenginliklerinde ortak olduğu gerçeğinden vazgeçmesi demektir.
Her ne kadar bizimkiler devre dışıysalar da Barbaros Kıbrıslı Türkler adına o bölgede bulunuyor.
Anastasiadis’in bu gerçeğe bir süre alışması gerekecek galiba.
***
Özel Danışman Eide, dün yaptığı açıklamada aslında önemli uyarılarda bulundu Rum tarafına.
Öncelikle gazın görüşmelerin bir parçası haline getirildiği tespitinde bulundu.
Sonra da eğer Kıbrıs sorununu çözmezseniz ve böylesi bölünmüşlük devam eder gazdan gelir edilmesi ve sağlıklı bir ekonomi kurulması mümkün değildir anlamına gelen uyarılarda bulundu.
Eide şunu net bir şekilde belirtiyor;
Bölünmüşlük üzerine oturan bu statüko devem ederse şimdiki gibi sürekli kriz ve gerginlik üretilir.
Krizler ve gerginlikler Rum tarafını hayalinden eder.
Gaz parasıyla zengin olma, Kıbrıslı Türklere bu parayla şantaj yapıp “istediğimiz anlaşmayı imzalayın gaz parasından siz de yararlanın deme ve nihayette otoritenin kendisi olduğunu kabul ettirme.
Eide söylemiyor ama söylediklerinin diplomatik dilden halk diline tercümesi şudur:
“Ey Rum tarafı, ey Anastasiadis sana gaz paralarını tek başına yedirmezler.
O paraları şantaj olarak kullanmana izin veremezler.
Eğer Kıbrıs sorununu çözecek uzlaşmaya yanaşmazsan gaz da hayal olur petrolde…
































