Kara tren rayların üzerinde ilerlerlerken,
Yobaz direniyordu.
Sakallarını karıştırarak,
“Gavur icadı” diyordu…
…
Gün geldi gavur icadına alıştı.
Bırak kara treni,
Hızlı trenler yaptı,
Marmaray ile denizaltından geçiyor…
…
Bisiklet icat olduğunda,
Üstüne binecek inanca sahip değildi.
Uzun yıllar o gavur icadına da binmedi.
Binenleri hor gördü…
…
Gün geldi evrildi!
Tayyareye biniyor…
…
Pikap mikap çıktığında gençliğin “beat”lendiğine inanıyordu.
Mini etekli kızları gördüğünde, orospu gördüğünü sanıyordu.
Ama kendi çocuğunu dizine alıp sevmek bile, cinsel bir haz uyandırabilirdi yobazda…
…
Sonra zaman ilerledi.
İnternet icat oldu.
Baktılar ki dünya küçük.
Bir tıkla her şey oluyor.
Sonra cep telefonu ve daha neler.
Baktılar ki hayat ne kolay.
Her şey dijital.
Gonglu saate ne gerek?
Bib sesi ile safura kalkabiliyorsun.
Onda olmayan hafıza gavur icadında var.
Zamana uyup ezanı dijital sesçalarlardan duyurmaya başladılar…
…
Modern bilimlere karşıydılar.
Fizik, matematik, coğrafya okunmasa da olurdu.
Ne bilmek istiyorlarsa ulemalara sorulmalıydı.
Onlar söylerdi.
Farz mı değil mi?
Bu yüzden Amerika’yı Müslümanların keşfettiğine inanıyorlardı…
…
Hıristiyanlık Romalıların projesiydi.
İsa bir Yahudi olmasına rağmen, Yahudiler onu kabul etmiyor.
Zaten İsa’yı astıran dönemin hahamlarıydı.
Daha sonra Romalılar İsa’yı kabul edince, Hıristiyanlık Avrupa’da hızla yayılmaya başlamıştı.
İpini koparan Kutsal Topraklara gidiyordu.
Bazı araştırmacı ve tarihçilere göre Hıristiyanlık dini, daha ziyade politik bir projenin sonucunda doğmuştur.
…
Türkiye’de Ilımlı İslam’ın siyasallaşması da bir projenin sonucu gibi duruyor.
Cumhuriyetin başlangıcından günümüze tartışılmayan konular gündeme getirilip,
Türkiye halkı bölünmenin eşiğine getirilmiştir.
Sıradan bir ses yarışmasında bile “Türk müsünüz?” gibi sorular sorulduğuna göre,
Golü atan bir futbolcunun hangi etnik kimlikte olduğu merak edildiğine göre,
Herkesin zihninde etnik ayırımcılık kazınmışa benziyor…
…
Neticede,
Bisikletten trene, trenden tayyareye, tayyareden denizaltı ulaşım araçlarına kadar uzanan bir süreçtir bu.
Tayyareye binmeye alıştıklarında,
Caminin şerefesinden ezan okumayı bırakıp, görevi gavur icadı sesçalarlara bıraktıklarında,
Duaları cep telefonlarına “download” yaptıklarında,
Kıvamına gelmiş sayılırlardı…
…
Her şey daha kolay olacaktı.
Romalılar gibi…
…
New York’ta bulunan Hürriyet heykelinin başındaki taçta yedi çıkıntı bulunur.
Masonların kutsal saydıkları ve İsrail’in arması olan şamdan yedi koldan oluşur.
Ve,
Ampül ambleminde yedi ışık süzmesi vardır…
































