Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

YDÜ’de can verdi

BUGÜN DEFNEDİLECEK: H1N1 virüsü nedeniyle tedavi gördüğü YDÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde dün yaşamını yitiren 52 yaşındaki kadın, bugün toprağa verilecek. İki yıl önce de kalp krizi sonucu eşini kaybeden talihsiz kadının vefatı yakınlarını yasa boğdu

TEŞHİSİ YDÜ KOYDU: 11 Ocak’ta özel bir hastaneden “Ağır Akut Solunum Yetmezliği” teşhisiyle YDÜ hastanesine sevk edilen kadına
12 Ocak’ta halk arasında Domuz Gribi olarak bilinen H1N1 teşhisi konuldu. Yoğun bakımda tedavi altına alınan kadın yalnızca 13 gün dayanabildi

Lefkoşa’da ikamet eden 52 yaşındaki ÇP, Domuz Gribi (İnfluenza A Subtip H1N1) nedeni ile iki haftadır tedavi gördüğü Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde dün sabah saatlerinde hayata gözlerini yumdu.
Eşini 2 yıl önce kaybeden üç çocuk annesi Ç.P, bugün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlanacak.
Ç.P. , bugün İsmail Safa Camisi’nde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından Lefkoşa Kabristanlığı’na defnedilecek.

Hiç devlet hastanesine gitmedi
Ç.P., ağır grip şikayeti ile ilk olarak Lefkoşa’da özel bir hastaneye başvurmuştu.
Ç.P’ye  başvurduğu özel hastanede “Akut Solunum Yetmezliği” teşhisi konulmuştu.
Ç.P, 11 Ocak 2016 tarihinde “Ağır Akut Solunum Yetmezliği” nedeni ile Yakın Doğu Üniversitesi’ne transfer edilmişti.

YDÜ’de “H1N1 virüsü” tedavisi gördü
“Ağır Akut Solunum Yetmezliği”  nedeni ile 11 Ocak 2016 tarihinde akşam saat 20:16’da özel bir hastaneden Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne transfer edilen 52 yaşındaki Ç.P, yapılan tetkikler ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Tıbbi Genetik Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen araştırmaların ardından, kısa bir süre içerisinde “Domuz Gribi” olarak da bilinen influenza virüsü A subtip H1N1 tespit edilmişti. 
Ç.P, tüm güvenlik önlemleri alınarak Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde, izole edilen bir bölümde tedavi altına alınmıştı.

***
YDÜ açıkladı

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nden dün basına yazılı açıklama yapıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Sevim Erkmen’in imzasının olduğu açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ne başvuran hastalarda, diğer hastanelerde de olduğu gibi mevsimsel gripal enfeksiyonlarda büyük bir artış görüldüğü kaydedilirken 11 Ocak 2016 tarihinden itibaren hastaneye müracaat eden gribal enfeksiyonlar içerisinde  İnflenza A (H1N1) vakalarının 25 Ocak 2016 tarihine kadar  10 çocuk ve 13 ergen olmak üzere 23 vaka ya ulaştığı bildirildi.
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nin açıklamasında bu hastaların büyük bir kısmının sağlıklarına kavuşarak taburcu edildiği, şu anda özel olarak ayrılmış serviste tedavi gören hastaların durumunun da olumlu seyrettiği kaydedildi.
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'ne 11 Ocak 2016 tarihinde özel bir hastaneden transfer olan 52 yaşındaki “kliniği çok ağır seyreden ve geldiğinden beri Genel Yoğun Bakımda izlenen” kadın hastanın ise 25 Ocak 2016 tarihinde (dün) sabah 08:11 itibariyle vefat ettiği ifade edildi.

“Ciddi vakaların hemen hemen hepsi ateşlidir”
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi'nden basına yapılan yazılı açıklamada ayrıca şu bilgilere yer verildi: Domuz Gribi’nin Erken Teşhis ve Doğru Tedavi ile Endişe Edilecek Boyuta Ulaşması Engellenebilir
Yakın Doğu Ünivesitesi Hastanesi bünyesinde mevcut Enfeksiyon Kontrol Ekibi, Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı ile multidisipliner yaklaşım temelinde çalışmaktadır. Domuz Gribi hastalığının erken teşhis ve tedavisinde, hastalığın seyrinin endişe edilecek boyutlara ulaşma ihtimali az olmaktadır.
Hastalığın insandaki belirtileri grip ve grip benzeri hastalıkların semptomları ile aynıdır.
Belirtiler; ateş, öksürük, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, üşüme hissi ve yorgunluktur. Normalden daha fazla sayıda hasta ishal ve kusma şikayeti bildirmiştir.
Ateşsiz, daha atipik seyreden vakalar da görülmektedir. Örneğin, bir aileden birisinde tipik grip semptomları olmasına rağmen ailenin başka üyelerinde hafif bir burun akıntısı, gözlerde batma şikayeti, boğaz ağrısı olabilmekte ve hiç ateşi olmayanlara rastlanmaktadır. İki hastadan biri hafif seyretmektedir. Ciddi vakaların hemen hemen hepsi ateşlidir.

Yüksek risk taşıyanlar…
Hastaneye yatış gerektiren ve yüksek risk taşıyan hastalar, 5 yaş altı, özellikle de 2 yaş altı çocuklar, gebeler, her yaş grubundan kronik hastalığı olanlar, yani astım, KOAH, kalp hastalığı, diyabeti olanlar, bağışıklığı baskılanmış olanlar, REYE sendromu nedeniyle 19 yaş altı aspirin tedavisi alanlardır. Hastaneye yatışların ise çok önemli bir kısmını pnömaniler oluşturmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü, Aralık 2009'a kadar 65 milyon aşının yapıldığını ve mevsimsel grip aşısında beklenenden farklı yan etkiye rastlandığını bizzat açıklamıştır.
Tedbir olarak, solunum maskeleri dışında, özellikle kalabalık ortamlarda bulunduktan sonra, eller sıklıkla sabun ve su ya da alkol içerikli kimyasallar ile yıkanmalıdır. İnsanlar ellerini yıkayamadıkları durumlarda, ağızlarına, burunlarına ve gözlerine elleriyle dokunmaktan kaçınmalıdır. Eğer öksürme gerekiyorsa ağız bir bez ya da kağıt ile kapatılmalı ve kullanılan kağıt ya da bez hemen çöpe atılmalıdır.

Tedavi…
Tedavide dikkat edilmesi gereken en önemli husus, tedaviye, ilk 48 saat içinde ve ideal olarak ilk 24 saat içerisinde başlanmasıdır. Örneğin bir gebe, 2 yaş altı çocuk veya atımlı bir hasta geldiğinde tedavi yapılmadan hemen ilaç başlanmalıdır. Hafif hastalığı olan ve risk taşımayan bir kişide domuz gribi düşünülse bile ilaç verilmesi gerekmemektedir. İlaç hastanın durumuna ve riskine göre başlanmalıdır. Bu hastalıkta korunma çok önemlidir. Ayrıca, ateşi olan ve grip dışında bir hastalığı olan hastalar muhakkak bir doktora başvurmalıdır.

***
Sağlık Bakanlığı açıklama yapmadı

Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Ömer Gür, “Hata haklarına aykırı” olduğu gerekçesi ile Ç.P’nin vefatına ilişkin açıklama yapmadı.
Müsteşar Gür, 15 Ocak 2016 tarihinde basına yaptığı açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi yoğun bakım ünitesinde, izole edilen bir bölümde tedavi gören 52 yaşındaki bir kadın hastayla ilgili bildirimin ellerine ulaştığını belirtmişti.
Ömer Gür, YDÜ Hastanesi’ndeki vakayı ilgili hastanenin başhekimi ve doktorlarını arayarak öğrendiklerini, teşhisin 12 Ocak’ta konulduğunu ancak bildirimin geç şekilde ancak ellerine ulaştığını kaydetmişti.