Küçük Kaymaklı Spor Kulübü yönetimi, günlerdir spor kamuoyunun gündeminde olan Mustafa Yaşınses, Musa Şanlıer ve Çağrı Kıral’ın Türkiye BAL Ligi’ne gidişleri, bu futbolcularla ilgili spor basınına yansıyan haberler ve son olarak da bu oyuncuların sosyal medyada yazdıklarıyla ilgi dün akşam kulüp lokalinde basın toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantıya Küçük Kaymaklı Başkanı Ali Başman dahilinde tüm yönetim kurulu üyeleri de katıldı.
Basın toplantısında ilk sözü başkan Ali Başman alırken, yöneticiler Mehmet Özler, Buran Atakan, Hasan Tosunoğlu ve Savaş Atakan da açıklamalarda bulundu.
Okan KARADEMİR
Ali Başman’ın açıklamaları
“Son derece hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu durum Küçük Kaymaklı adına şu an itibarıyla özel bir sorun gibi görünebilir ama bundan daha öncede bahsettik Kıbrıs Türk futbolu adına kötüye doğru bir gidişat var.
Çıktık, öfkelendik sinirlendik bir şeyler söyledik, söylediklerimizin hepsinin sonuna kadar arkasındayız. Çünkü yanlış bir şey söylemedik. Maalesef gördük ki özellikle sanal ortamlarda enteresan cevaplar aldık. Aslında bizim söylemeye çalıştığımız anlatmaya çalıştığımız transferlerle alakalı gidiş şekliydi. Yine budur. Kaymaklı sezon başından bu yana 3 tane milli takım düzeyinde oyuncusunu kaybetmiştir. Mustafa Yaşınses ile başlayan bu iş ki bizden habersiz ayrılmıştı o da, bu iki arkadaşımızın da gitmelerinden 18 saat önce bize bilgi vererek biz gidiyoruz demeleriyle olmuştur. Küçük Kaymaklı şu anda lig yarışında adil bir yarışta değildir. Bugün hangi takıma bakarsanız bakın 3 tane milli takım düzeyinde oyuncusunu kaybeden takım neredeyse dibe vurur.”
“İnsanda biraz vicdan olur”
“Bu işin bir şekli olması lazım. Biz bundan 3 ay önce Musa Şanlıer için Çetinkaya’ya 50 bin TL bonservis bedeli ödeyerek transfer ettik. Konu bu bedelin azlığı çokluğu değildir. Kendisine verdiğimiz ücretle beraber bu bedel 70 Bin TL’nin üzerine çıkmıştır. Ve 31 Aralık öğleyin saat 12.00 sularında sportif direktör Buran Atakan’a gelip, biz yarın ayrılıyoruz kusura bakmayın dendi. Bu iş bu kadar kolay mı? Sanal ortamda bunlar en büyük Kaymaklıcı geçinirler. Camiasını bu kadar düşünen bir adam 24 saatte camiasını terk eder mi? Burada bir yanlış vardır. İnsan da biraz vicdan, empati duygusu olur. Belli başlı şeyleri düşünür.”
“Halil Turan’ı tebrik ediyorum”
“Benim oyuncum değil ancak Halil Turan dirayetli bir duruş göstermiştir. Devre arası ayrılma olmaz. Ve tebrik ederim onu. Çünkü camiasını yüzüstü bırakmamıştır.”
“Beni arkamdan bıçaklarsan…”
“Bunlar benimle futbola başladı. 1999’da ben başkan olduğumda bizim A takımımız ve genç takımımız vardı daha alt seviyedeki takımlarımız yoktu. Salih Sakallı hocamla beraber biz bu yapıyı kurduk ve başlattık. Bu çocukların kulübe girdikleri yıllar o yıllardır. Biz bu çocukları aldık büyüttük. Bizim şartlarımızda profesyonelleştirdik. Zaman zaman bizden istekleri oldu. Elimizden geldiğince yaptık. Yapıyoruz da hale daha. Ama sen beni arkamdan bıçaklarsan ve arkanda ki takım arkadaşlarını düşünmeden, bu takımın geleceğini düşünmeden, 3-5 bin lira daha fazla alacam diye başka yere gidersen kusura bakmayın biz buna tepki gösteririz.”
“Ben bu işe artık emek vermeyeceğim”
“Bu çocuklar gitmesin mi? Tabii ki gitsinler. Bizde bunları izleyelim Türkiye’de liglerde canlı yayınlarda izleyelim tabii ki gurur duyarız ama buradaki kulüplerin hali ne olacak. Biz ne yapacağız. Bizim de bir yetiştirme bedeli almamız lazım, bir protokol lazım. Biz bunu federasyon nezdinde de konuştuk. Türkiye Futbol Federasyonu derhal bu işe acil bir çözüm bulması lazım. Çünkü bu yol açılmıştır. Eğer herhangi bir tedbir alınmazsa hep beraber bunu izleyeceğiz. Benim başkanlığımdaki bu yönetim kurulu ile sezon sonunda olağanüstü genel kurula gidiyoruz. Ben bu işe artık emek vermek istemiyorum. Vermeyeceğim.”
“Cebimden verdiğim trilyonu geçti”
“18 senedir emek veriyorum ve 18 senedir cebimden verdiğim para muhtemelen trilyonu geçmiştir. Siyasi beklentim yoktur. Kulüpten rant sağlamadım hayatım boyunca. Hep yatırım yaptım. Şu anda da zaten kulüple alakalı olarak yeni bir bina projemiz var onun da temelini atıp gidersek ne mutlu bize.”
“Yazıklar olsun verdiğimiz emeklere”
“Ama bu kadar emek veriyorsak biz, bu emeklerin karşılığı bu olmaması lazım. Bu çocuklar gidecekse gitsin ama küçük hesaplar peşinde değil. Gidenleri biz eleştirince, ihanette ettiniz dediğimizde suçlu da oluyoruz, maalesef gidenler kendi oyuncularımız, bugün hale daha Kıbrıs Türk topraklarında bizim lisanslı olan oyuncularımız neredeyse bize küfürler ediyorlar, yazıklar olsun verdiğimiz emeklere, yazıklar olsun bunlara verdiğimiz her şeye.”
“Yalan konuşuyorlar”
“Sosyal medyada yazdılar. 30’unda vatandaşlığımız belli oldu. 29 Aralık’ta koltuk numaralarına kadar saat 12.55’te bilet kestiklerini biliyoruz. Onların olayı 30’unda belli oldu ve 31’inde karar verdik gidelim oldu. Bunlar yalan. 31’inde benim sahip olduğum mağazadan gelip kredili alışveriş yaptılar. O da önemli değil. Konusu oldu diye söylüyorum. Çünkü bu basına da düştü. Hiç hoş değil, yazdırdılar. Faturaları da imzaladılar. Yanlış ve halen daha yalan söyleyerek, vicdanları da rahatsız olmadan, bizi suçlamaya çalışıyorlar.”
“Hiçbir futbolcumuzun 1 lira dahi alacağı yoktur”
“Küçük Kaymaklı kulübünde bugün itibariyle hiçbir futbolcumuzun 1 lira dahi alacağı yoktur. Tabii ki aralık maaşları var ama aralık maaşları zaten ocak ayının ortasında ödenir. 31 Aralık itibarıyla hiç kimsenin 1 lira alacağı yoktur. Verdiğimiz ceza vardır. 9 puan takımın geriye düşmesinden kaynaklı. O da bütün takıma yarı maaş cezası verilmiştir. O yüzden kimse kimseyi suçlamadan önce gerçekleri bilmesi lazım.”
Mehmet Özler’in açıklamaları
“Bu durum futbolumuzda gelecekle ilgili bir sıkıntı yaratmıştır. Bu süreç böyle devam ettiği takdirde bizde buralarda kalmayacağız. Bizim gibi birçok yönetici arkadaşlarımız da kalmayacak. Bu ülkede yöneticiler Türkiye’deki gibi rant sağlamıyor herkes cebinden koyuyor. Biz bu işi gönülden yapıyoruz. Kalktığınız zaman sabah hangi futbolcunuzun hangi takıma gideceğini bilmediğiniz zaman, yazık günahtır bu kadar insanın emeklerine. Aslında bu gençlerin önü böyle yaparak tıkanmıştır. BAL Ligi’nde bu kulüplere futbolculara 20 bin TL yetiştirme ücreti ödeyeceksiniz dendiğinde kimse almayacak bu adamları o zaman. BAL Ligi sözleşmeye tamamıyla sadık kalınmayan herhangi bir bağlayıcılığı olmayan bir ligdir Türkiye’de. Ve maalesef bizim bu gençlerimiz kandırılıyor. Bunları yaşadıktan sonra inanın ki bu ülkede bu işleri yapmanın bir anlamı yok. Biz çekiliriz isteyen gelsin yapsın. Artık eğitime, sağlığa katkı veririz. İllaki futbola katkı vereceğiz diye bir şey yok. Başka spor dallarına katkı veririz. Bu ülkede futbolun var olabilmesi için bu işte hakkımızın alınması lazım. BAL Ligi’nin yöneticileri o bölgede esnaf küçük dükkan sahibi insanlar, biz de gidelim seneye Küçük Kaymaklı Yiğitspor’u kuralım BAL Ligi’nde oynayalım artık. Ülkenin geleceğiyle ilgili futbolun geleceğiyle ilgili herkesin elini taşın altına koyması lazım.”
Buran Atakan’ın açıklamaları
“Konuyla ilgili federasyona girişimizi yaptık görüşmemiz oldu ve yazılı olarak da bildirdik. Aynı zamanda Serdar Denktaş la da görüşmemiz oldu. Onunda Türkiye Gençlik Spor bakanıyla görüşmesi olacak. Bu görüşmenin neticesini bekleyip buradan gelecek cevap doğrultusunda önümüzdeki hafta kulüpleri çağıracağız bu konuyla ilgili. Bazı kulüp başkanlarının rekabeti öne sürerek bu duruma memnuniyet getirmesi üzüntü vericidir. Hayatım boyunca bu ülkede spora hizmet verdim hep mücadele ettim, gençliğin bir yere gelmesi için ülkenin bir yere gelmesi için. Bundan sonrada öyle olacak. Federasyon başkanıyla görüştük birlikte hareket edilecek. Sorun birdir, tektir ülkenin sorunudur. Sorun Kaymaklının sorunu değildir. Özelikle ben Buran Atakan olarak Musa Şanlıer’i bu kulübe aldıran adamım ve bunun altında şu an eziliyorum. Ben bu adamı Almanya’dayken transfer ettim bu takıma. Özümüze dönme adına. Yetiştirdiğimiz oyunculara dönmekti düşüncemiz. Musa’yı da alırken düşüncem buydu. 50 bin TL bonservis ödedik ve 20 bin TL civarında ödeme yaptık. 3 ayda 70 bin TL verdik. Bu yapılan adalet değildir, samimiyet değildir. Siz benimle 31’inde görüşeceksiniz, telefon geldi diyeceksiniz 30’unda. Abi en iyi anlayacak olan sensin diyeceksiniz, arkasından da ben 15 gündür bu görüşmelerin devam ettiğini ve 29 Aralık saat 12.55’te bilet aldığınızı öğreneceğim. Benim kapımı her çaldıkları gün kapılarımı açtım. Her sorunlarını çözdüm. Kaymaklı kulübüne atılan bir kazık olarak görüyorum ben bunu.”
Hasan Tosunoğlu’nun açıklamaları
“Son derece üzgün bir durum içerisindeyim. Bu çocuklar bizim minik yıldız genç takımdan beri son kulübün emeğini almış insanlar. Bu anlamda yapılan son derece yanlış bir harekettir. Bu arkadaşların bu durumda olmaması gerekiyordu. Ancak şu an da geldiğimiz nokta ciddi derecede yapının tartışılması gerektirir. Ülke futbolunun yeniden bir revizyona ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Böyle bir başıboşluk böyle bir yapı ülke futboluna ve gençliğine hizmet etmez. Kaymaklı çok büyük bir camiadır ne yapılanı unutur ne de dostluğu. Bu arkadaşlar cezasız kalmamalıdır. Sadece Kaymaklı adına değil Kıbrıs Türk futbolu adına gönül veren herkes tarafından gönüllerde de cezalandırılmalıdır.”
Savaş Atakan’ın açıklamaları
“Küçük Kaymaklı bu ülkenin lokomotif kulübüdür. Biz 5 yılda günü geldi Bağcıl’la yarıştık, günü geldi Çetinkaya ile günü geldi Yenicami ile günü geldi Doğan ile yarıştık. Ama onların hepsi bizimle yarıştılar. Burada çok güçlü bir yönetim vardır. Türkiye’deki herhangi bir BAL takımının bizim yönetimimizle aşık atması söz konusu değil. Bazı arkadaşlar bu futbolcuları kahraman gibi gösterdiler. Bunlar kahraman değil. Kıbrıs’taki sporculara ve kulüplere ihanet etmiş kişilerdir. Ahlak sorunları vardır. Maddi olarak düşünmeyin her şeyi. Maneviyatı da var. Mustafa ve Çağrı Kıral ne gün askere girdiler, kaç defa askere girdiler, askerde neydiler, ne gün izin aldılar, kaç defa yönetim olarak alay komutanları ziyaret ettik. Ailemiz için gitmedik onlar için gittik. İşi bıraktık gücü bıraktık randevu aldık gittik. Her sorunlarında yanlarında olduk. İkisi de diyemez. Biz bir gün aradık başkanı veya yönetimden birini ve bizimle ilgilenmediler. Bunu söylerlerse eğer ahlak dışında yalancıdırlar da diyeceğim.”
































