Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yaz’dan gözlemler: (1) Fazla hızlı büyümenin sonuçları

Dokuz-on ay önceki 11 Kasım tarihli “TK 004: New York – İstanbul” başlıklı yazımda Türk Hava Yolları’nın (THY) verdiği servisin, sunduğu yiyecek ve içeceklerin ne kadar iyi olduğundan bahsetmiştim. Verdiği çok iyi hizmete ek olarak İstanbul’u bir hab olarak kullanma üzerine kurulu stratejisinin bir ürünü olan hesaplı bilet fiyatlarıyla da THY’nin yolcu sayısını müthiş artırdığından söz etmiştim.    

* * *
THY’nin hızlı büyümesini özellikle İstanbul Atatürk Havalimanı’nın dış hatlar terminalinde görebiliyorsunuz: Avrupa ve Amerika’daki havaalanlarının aksine, Atatürk Havalimanı iğne atsan yere düşmeyecek derecede kalabalık ve dünyanın her köşesinden insanlarla dolu. Bu yüzden, İstanbul’a niye üçüncü bir havalimanı yapma kararı verildiğini anlamak çok kolay.
* * *
Buraya kadar çok güzel: Rakiplerinden daha iyi hizmet veriyorsun, fiyatların hesaplı ve bunun sonunda büyüyorsun. Gelelim bu hızlı büyümenin, belki de “aşırı” büyümenin olumsuz sonuçlarına. 
* * *
Öncelikle THY’nin gişelerinde işlem yaptırıp, biniş kartlarını alıp valizleri teslim etmek çok uzun sürüyor. Niye işlemler bu kadar yavaş yapılıyor diye sorduğunuz zaman da “bu işlemler her zaman bu şekilde bu hızda oluyor, işimizi bize sen mi öğreteceksin” türü bir cevap yapıştırılıyor. Ben işimi bilirim, ne yapacağını sana ben söylerim tavrı sadece THY çalışanları arasında değil, havaalanı görevlileri arasında da hâkim. Pasaport işlemlerini yaptırmak için girdiğiniz kuyruğun sonundaki gümrük gişeleri açık iken, bir görevli bir sonraki gişelere gidiniz emrini size veriyor. Niye diye sormaya kalktığınızda ise sizi azarlayıp “bir sonraki gişelere git dedik kardeşim” diye kızıyor.
* * *
Uçağın içine girdiğinizde de durum pek farklı değil. Servisi yapanlarda kendini beğenmiş, ukala tavırlar yoksa da, yaş ortalaması son derece düşük, tecrübesi pek olmayan bir grup kahvaltı servisini başı kesik tavuk gibi yapıyorlar. Önceden verilmiş özel siparişler, vejetaryen gibi, bulunup getirilemiyor. Uçağın sonundan başına doğru başlayan servis ansızın kesilip, ters yönden başlatılıyor. Uçağın iki koridorunda servisi yapan takımlar arasında bağrışmalı, panayır havasında bir haberleşme ve yiyecek içecek alışverişi oluyor. Kahvaltı tepsisine ek olarak verilen ekmek verilmiyor; getireceğiz denilse de getirilmiyor.
* * *
Geçtiğimiz hafta İstanbul’dan New York’a seyahat ederken, hem Atatürk Havalimanında, hem de THY uçağında hızlı büyümenin sonucunda ortaya çıkan, verilen hizmetin kalitesinin düşmesi net bir şekilde görülüyordu. Eğer yetkililer bunu fark edip gerekli önlemleri almazlarsa THY ve Atatürk Havalimanı’nın yolcu sayısının büyüdüğü hızda küçüleceğini öngörmek hiç de zor değil.