Poli

Yaz kızım: 200 torba çimento, 20 torba çakıl

Dizüstü bilgisayarların giderek küçülmesi ve tabletlerin ortaya çıkmasıyla, el ile not alma fikri, bugün pek çok öğrenciye eski moda gibi görünüyor. Notlarınızı bilgisayarda yazmak daha hızlıdır – ki bu da  not alınacak pek çok bilgi olduğunda oldukça işe yarar. Ancak, eski moda işler yapmanın hala avantajları olduğunu da unutmamak gerek.

Öncelikle araştırmalar, dizüstü bilgisayarların ve tabletlerin dikkat dağıtma eğilimine sahip olduğunu gösteriyor. Bir tuşa tıklayarak bulunduğunuz ortamdan tamamen kopabiliyor, dikkatinizi dağıtabiliyorsunuz. Öte yandan yapılan bir çalışma, el ile not aldığınızda daha yavaş olma zorunluluğunuzun, uzun vadede elinizle not almayı daha kullanışlı kılan şey olduğunu gösterdi.

Çalışmada elinizle veya klavye ile not almanın öğrenmeyi nasıl etkilediği test edildi ve  enteresan sonuçlar ortaya çıktı.  İnsanlar notlarını klavye ile yazdıklarında, sözlü notları almaya ve gerekli/gereksiz mümkün olan her şeyi yazmaya çalışıyorlar. El ile not tutması istenen bireyler daha seçici olmaya zorlanmış oluyorlar – çünkü klavye ile olduğu kadar hızlı yazamıyorsunuz elinizle. Dolayısıyla, daha dikkatli dinleyip, önemli kısımları seçmek zorundasınız. Yani elle not almak, malzemenin ekstra işlenmesine yol açtığı için, daha çok fayda sağlamış oluyor.

Bu not almanın iki şekilde kategorize edilebileceğini belirtiyor araştırmacılar: yaratıcı ve yaratıcı olmayan(yinelemeli). Yaratıcı not alma “özetleme, açıklama, kavram, haritalama” ile ilgilidir. Yinelemeli not alma ise bir şeyleri kopyalamaktır.

Elinizle not almanın ilk etapta neden yararlı olduğuna dair iki hipotez bulunuyor. Kodlama hipotezi olarak adlandırılan ilk fikir, bir kişi not alırken “gerçekleşen işlem” in “öğrenmeyi ve akılda tutmayı” geliştireceğini söylüyor. Harici depolama hipotezi olarak adlandırılan ikincisi ise, notlarınıza, hatta diğer kişilerin notlarına bakarak bir şeyler öğrenmenizi belirtiyor.

İnsanlar el ile yazdıklarından daha hızlı tuşlayabildikleri için, bir dizüstü bilgisayar kullanmak, insanların duydukları her şeyi yazmayı denemeye daha fazla zorluyor. Böylece bir yandan, bir dizüstü bilgisayardaki daha eksiksiz, yazılı notlara bakmanın yararlarına karşı; bu bilgileri işlememenin dezavantajlarının daha ağır basması sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz. Ayrıca, el ile not alırken, bilgiyi daha iyi işliyorsunuz, ancak geriye bakmak için daha azına sahip oluyorsunuz.

Yapılan ilk çalışmalarda, çeşitli konuşma ve panel ortamlarında öğrencilerin el ile ve laptop ile not almaları istendi. Daha sonra, dizüstü bilgisayar kullananların, elle not alanlardan çok daha fazla kelime yazdıkları görüldü. Öğrencilerin bilgiyi ne kadar iyi hatırladıklarını test ederken, araştırmacılar soru türünde önemli bir ayrışma noktası buldular. Ezber içerikli sorularda öğrenciler eşit derecede iyi sonuçlar elde ederken; “kavramsal-uygulama” soruları için,  dizüstü bilgisayar kullanıcılarının sonuçları oldukça kötüydü.

İkinci çalışmada, diz üstü bilgisayarla not alan öğrencilere özellikle bazı şeyleri yazmaktan kaçınmaları söylendiği halde, aynı şeyler oldu. İnsanlara bu sözlü notları almamaları gerektiğini söylediğinde bile, bu içgüdüyü aşamadıkları gerçeği ile karşılaşıldı. Öğrencilerin kelime, sözdizimini kopyalamaları arttıkça, hatırlama testlerindeki sonuçları kötüleşti.

Üçüncü çalışmada harici depolama hipotezini test etmek için öğrencilere ders ve test arasındaki zamanda notlarını gözden geçirme fırsatı verildi. Eğer öğrencilerin notlarını dizüstü bilgisayarlarından okumaya vakitleri varsa, el yazısı ile not tutan yaşıtlarından daha kapsamlı notlar yazmış olmalarının muhtemelen daha iyi performans göstermelerine yardımcı olabileceği düşüncesi ile bu test yapıldı.

Ancak el ile not alan öğrenciler yine daha iyi performans gösterdi. Bu aslında, el ile not tutmanın üstün depolama işlevlerinin yanı sıra üstün kodlama işlevlerine sahip olabileceğinin düşündürücü kanıtıydı.

Hepimizin başına mutlaka en az bir kez gelmiş olan, hatta belki de bunu yapanlardan biri olduğumuz günümüzün en moda esprisi ile bitirmek istiyorum (daha önce de yazılarımda geçmiş olması muhtemel bir hikaye). Birisi, bir ortama giriyor ve oradaki herkesin akıllı telefonları ile meşgul olduğunu görünce espriyi(!) patlatıveriyor: “Çok sosyal gördüm sizi!”… Bu cümleyi kuran için cep telefonu sadece telefonda konuşma amaçlıdır sanırsınız; hiç böyle telefonuna odaklandığı falan da görülmemiştir. Bir de telefonla uğraşan kişiye “vakit öldürüyor, vay avaracı, kesin face’te gezer” damgasını yapıştırıyoruz. Halbuki, günümüzde kitaplar, ders notları, gazeteler, iş görüşmeleri, müzik kayıtları, reklamlar, televizyon, vb. hepsi bu minicik aygıtlarda; birçok konuyla ilgili çeşitli avantajlar sunabiliyor telefonlar, laptoplar, tabletler, vb.  “eskiden cep telefonu mu vardı” diyoruz, ancak cep telefonu olmadan geçirebildiğimiz süre ne kadar acaba? Her yerde elektrik prizlerine oksijen tüpü muamelesi yapan insanlar görebilirsiniz şu anda!

Evet, bu tip çalışmalar eski usullerin; burada konu alındığı üzere, el ile not tutmanın çok daha faydalı ve öğretici olduğunu gösterse de, sanırım bu bağlamda kağıt kaleme, (diğer konulara bakacak olursak tüplü televizyonlara, ansiklopedilere, jetonlu telefonlara, hepsinin yanma riski olan 36lık film takıp fotoğraf çekmelere, vs., vs., vs.) dönüş birçok kişi için zor olabilir; özellikle klavyede not almayı geçtim, fotoğraf çekerek not almakta olan yeni nesil için konuşacak olursak… Belki ve hatta belli ki, tablete yazı yazan özel kalem teknolojileri bu konuda daha başarılı olabilir…

Bu arada başlığı anlamayan, hatırlamayan varsa telefonunuzdan arama yaparsanız hem replik hem video olarak bulabilirsiniz.

Enerjiniz hep yüksek olsun!

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı