KıbrısSağlık

Yaz aylarında mantar enfeksiyonlarına dikkat







UKÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer, mantar hastalığının özellikle yaz sıcaklarında en çok karşılaşılan deri hastalıklardan biri olduğunu belirterek yaz aylarında çokça kullanılan havuz ortamları konusunda da uyarıda bulundu.




Yaz aylarında yoğun olan, su sıcaklığı artan ve yeterince dezenfekte edilemeyen havuzlara çok dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Yrd. Doç. Dr. Seyer, mantar grubu mikroorganizmaların tıpkı bakteriler, virüsler ve parazitler gibi insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen enfeksiyonlar olduğunu anımsatarak, bazı mantarların deri ve kılların en dış katmanlarında yüzeysel mantar enfeksiyonlarına neden olurken, bazılarının ise derinin derin katmanlarında, kıl ve tırnaklara yerleşip enfeksiyon oluşturduklarını kaydetti.



Bağışıklık sistemi düşük olan bireylerin özellikle dikkatli olması gerektiğini belirten Seyer, bağışıklığı güçlü olmayan bireylerin ciddi mantar enfeksiyonları ile karşılaşabileceklerini söyledi. Seyer, vücudun yüzeysel katmanları ile alakalı olan mantar enfeksiyonlarının genellikle deri, tırnak, saçlı deri, dış genital bölge gibi vücut bölgelerinde ve genellikle çevreden veya hasta kişiden alınması ile ortaya çıktıklarını kaydetti.

Bu grup mantar enfeksiyonlarının diğer mantar enfeksiyonlarından daha sık gözlendiklerini de işaret eden Seyer, çevre ile temas eden vücut bölgelerinin bu temas ile mantar sporlarına maruz kaldıklarını ve bireyin bağışıklık sisteminin etkili şekilde mücadele etmemesi durumunda mantar enfeksiyonlarının yaşandığını işaret etti.

Seyer, bazı mantar enfeksiyonlarının mantar sporları ile bulaştığını vurgulayarak, “Bu sporlar toprakta ve hayvanlarda bol miktarda bulunuyor. Dolayısı ile toprak, hayvan ya da mantar enfeksiyonu olan kişi ile yakın temasta bulunmak mantar enfeksiyonuna yakalanma riskini artırıyor” şeklinde konuştu.

Bazı mantar türlerinin ise limitli miktarda insan derisinde ya da genital bölgede bulunduğunu belirten Seyer, “Sınırlı sayıda olan bu mantar hücreleri, normalde söz konusu bölgede bulunan diğer mikroorganizmalar ile sayı açısından denge halinde olduklarından herhangi bir hastalık yaşanmaz. Ancak uzun süreli antibiyotik tedavisi gibi tedaviler sonucu ortamdaki mikropların sayıca dengesi bozulduğundan ve mantarlar da antibiyotik tedavisine yanıt vermediğinden, antibiyotikle bakterilerin sayısı azalırken mantarlar çoğalmak için muazzam bir ortam buluyorlar” dedi.

Seyer, bu nedenle mantarların tedavisinde antifungal grubu ilaçların kullanıldığını belirterek, “Mantar enfeksiyonundan şüphelenilen vücut bölgesinden uygun örneğin alınması, bu örneğin mikrobiyolojik analizinin yapılması, saptanan mantar türünün hangi antifungal grubu ilaca duyarlı olduğunun belirlenmesi ve tedavinin uzman hekimler aracılığı ile yürütülmesi gerektiğini söyledi.









Başa dön tuşu