Köşe YazarlarıSürmanşet

YAŞADIĞIMIZ GERÇEKLİK






“N’oldu be gardaş ama emekli çıktın torun bakan” cümlesiyle irkildim.

Aslında bu bir soru cümlesi değil “Gıbrıslıca” tepkiydi.



Tepki göstermekte da haksız sayılmazdı.

Uzun bir süredir yazmıyorum.

Ne emekliye çıktım ne de öyle yazılarıma engel olacak kadar torun bakıyorum.

Bir nevi yazınsal açıdan “invizaya çekilme” gibi oldu benimki.

Gelen televizyon program davetlerini de geri çevirdim.

Yazmama ve yorum yapmama eylemsizliği epeyce uzun sürdü galiba.

Tepki gösterene yine “Gıbrıslıca” bir cevap verdim: “Sory be gardaş” dedim ve klavyenin başına oturdum.

 

***

 

“Gelen televizyon program davetlerini geri çevirdim” dedim ya aslında öyle kurduğum cümle kadar uzun değil durum.

Sağolsunlar Genç TV’den arkadaşlar arayıp  davet ediyorlardı bir ek.

İki yılı aşkın süredir BRT’de yasaklılar listesindeyim.

Sadece ben olsam neyse BRT Havadis’i de okumuyor sabah kuşağında.

Müdür ile birkaç kez görüştüm “n’apayım alınan karar böyle” dedi, başka bir şey demedi.

Başbakan’ı arayıp da “sansürcü Başbakan olarak anılacaksınız” demek istedim, sonra vazgeçtim.

Doğrudur BRT kamu televizyonudur ve herkesin yer alması gerçeği vardır.

Ama kimin ne olduğunun bilinmesi gerçeği de vardır.

BRT Yönetim Kurulu Başkanı yasa dışı bir şekilde UBP’nin yetkili kurullarında yer aldı.

Muhalefet dahil kimsenin sesi çıkmadı.

BRT Yönetim Kurulu Başkanı UBP’nin ve Başbakan’ın resmi açıklamalarını kendi mail hesabından yapıyor ve kimsenin umurunda değil.

Gazetecilerin katıldığı programı da yayından kaldırmışlar, sosyal medyada tepki falan gösterdiler ama takan yok.

Hoş bu program devam etseydi BRT çok mu demokratik olacaktı.

Ortada ciddi bir yanılsama var.

Tek parti dönemlerinde bile olmayacak kadar kötü bir BRT var ama muhalif milletvekillerinden biri yem olsun diye BRT’ye çıkınca sorun yokmuş gibi davranılıyor.

Aynısı gazetecilerin programı için de geçerlidir.

Bence sevinsinler ki BRT yönetiminin makyajı olmaktan kurtuldular.

 

***

 

Kimse gündemine almadı ama ciddi bir sorun yaşanıyor.

Hükümet ve dahi UBP “Türkiye’den en iyi para alanlar” unvanlarını kaybetmek üzeredirler.

Hani “bizden başka biri hükümet olamaz çünkü Türkiye sadece bize para verir” söylemi var ya, çökmek üzeredir.

Kurultay ile boğuşan Ersan Saner bu günlerde UBP üyelerinden çok Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ı görüyor. Üstelik Maliye Bakanı’nı da yanında götürüyor.

Fakat henüz “5 paralık hükümleri” olmadığı anlaşılıyor.

Önümüzdeki dönemi dizayn edecek olan bu gerçeklik olacaktır.

İzlemeye ve bilgi vermeye devam edeceğiz…







Başa dön tuşu