Köşe Yazarları

Yarım Milyar Dolarlık Tablo






Şimdiye kadar satılan en pahalı tablo, Leonardo Da Vinci’nin “Salvator Mundi” adlı tablosudur.

Rönesans’ın en parlak simalarından biri olan Da Vinci’nin özel hayatı da eserleri de büyülü, sıra dışı, esrarengiz ve tartışmalıdır.



Da Vinci (1452-1519) noterlik yapan Ser Piero ile köylü kızı Caterina Lippi’nin evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya geldi. Hakiki adı Lionardo di Ser Piero da Vinci (Vincili Ser Piero’nun oğlu Lionardo) idi. Doğru dürüst bir eğitim almamış, kendi kendini yetiştirmiş bir kişiydi.

Müzmin ihmalkâr bir karaktere sahipti. İşleri ertelemekte üstüne yoktu. Ressamın bir katedraldeki çalışmalarını izlemiş olan bir rahip onun bu karakterini şöyle tasvir eder: “Üstat sabahleyin iskeleye çıkar işe koyulur, kaş kararıncaya kadar çalışırdı. Bu arada ne yemek sorardı ne de su. Ne var ki ondan sonra günlerce katedrale uğramazdı.”

Ressamlığı yanı sıra önemli bir bilim adamı ve büyük bir mucit idi. Kadavralar üzerinde yaptığı çalışmalarla anatomi biliminin gelişmesine katkıda bulundu. Kendinden çok sonraları icat edilen bisiklet, paraşüt, uçak, helikopter gibi birçok aracın ilk çizimlerini yapan kişiydi. Yanılmıyorsam İstanbul’daki boğaz üzerinde ilk köprü çizimini de o yapmıştı.

Da Vinci ile ilgili bir kitap kaleme alan psikanalist Sigmund Freud, ressamın eserlerini ve yazılarını analiz ederek Da Vinci’nin “frijit” olduğu sonucuna varmıştır. Salai adını verdiği gençle 26 yıl, 15 yaşında tanıdığı Kont Francesco Meizi ile üstadın ölümüne kadar sürdürülen 13 yıllık dostluk ve birliktelik buna bir işaret olsa gerektir. (Mal varlığını bir vasiyetle Meizi’ye bırakmıştı.)

Mona Lisa’nın erkeği Salvator Mundi

Hakkında kitaplar yazılan “Son Akşam Yemeği” tablosunu bir kenara bırakırsak hakkında en çok tartışılan Da Vinci eserleri, herhalde Mona Lisa ile Salvator Mundi yani “Dünyayı Kurtaran” (yani İsa) tablolarıdır.

Mona Lisa ile Salvator Mundi

O dönemin belgelerine göre, Mona Lisa, zengin bir Floransalı olan Giocondo’nun karısı Lisa Gherardini’dir. Buna rağmen tablodaki kişinin aslında bir erkek olduğu ileri sürülmüştür. Freud ise tabloyu Da Vinci’nin kendi portrelerine benzetmiş ve şu sonuca varmıştır: “Mona Lisa, büyük bir ihtimalle, Da Vinci’nin annesi Caterina Lippi’nin portresidir.”

Mona Lisa

Mona Lisa’nın yüz ifadesi mutlu mu, hüzünlü mü? Ağlıyor mu, gülüyor mu? Lise’de bize yüzünün yarısının ağladığı yarısının da güldüğü öğretilmişti.

Son yıllarda yapılan hassas ölçümler sonucunda Mona Lisa’nın ya hamile olduğu ya da yeni doğurmuş hali olduğu sonucuna varıldı. Siz ne derisiniz?

Ressamın işleri erteleme özelliği nedeniyle portreyi Floransa’da tamamlayıp sipariş sahiplerine teslim edemeyince Fransa kralının davetine icabet edip Paris’e giderken tabloya yanında götürmüştü. Bunun sonucunda bu değeri biçilmez tablo, Paris’teki Louvre müzesini süslemektedir.

Salvator Mundi tablosunun hikâyesi daha trajik. Bir kere, tablonun Da Vinci’ye ait olup olmadığı konusu tartışmalıdır. Dönemin belgelerinde bu portre ile ilgili hiçbir bilgi yoktur.

Yağlı boya ile ceviz tahta üzerine 1,500 yılı dolaylarında ve Fransız sarayının siparişi üzerine yapıldığı tahmin ediliyor. İngiltere kralı 1. Charles ile evlenen Fransız bir prenses, tabloyu yanında İngiltere’ye götürdü. Yıllar sonra bir İngiliz prens, tabloyu bir tüccara sattı. Birkaç yüz yıl tablodan haber alınmadı.

1900 yılında Francis Cook adlı bir koleksiyoncu tabloyu satın alınca Salvator Mundi’den tekrar söz edilmeye başlandı. Cook’un mirasçıları, 1958 yılında tabloyu açık artırmada 45 sterline sattılar. Bir sanat simsarları konsorsiyumu 2005 yılında tabloyu satın aldı.

Restorasyon sırasında tablonun birçok defa üst üste boyandığı saptandı. Boyalar kaldırılınca orijinal tablo ortaya çıkmış oldu. Uzmanların çoğu, bunun bir Leonardo Da Vinci eseri olduğunu iddia ettiler. Bir kısmı ise buna karşı çıktı.

Salvator Mundi’nin Mona Lisa’ya çok benzediği savunuldu. O kadar ki Salvator Mundi’nin Mona Lisa’nın erkek varyasyonu olduğu ileri sürüldü. Fiyatı yükselerek birkaç el değiştirdikten sonra tablo 127.5 milyon dolara Rus bir oligarha satıldı. 2017 yılında da Christie’s müzayede evindeki açık artırmada tablo isminin açıklanmasını istemeyen birine 450.3 milyon dolara satıldı. İşin içine “Da Vinci” adı girince tablonun değeri 45 sterlinden 450 milyon dolara yükseldi.

Bir süre sonra bir CIA ajanı haberi New York Times gazetesine sızdırdı. Tabloyu yeğeni Prens Bader bin Abdullah aracılığıyla Veliaht Prens Muhammed bin Salman (MBS) satın almış. Haber Suudiler tarafından yalanlandı ama yalanlamaya kimse inanmadı.

MBS meğer sanatsever bir entelektüel imiş de benim haberim yoktu. Ben onu muhaliflerini öldürten ve bu yetmezmiş gibi öldürttüğü kişilerin cesetlerini kıtır kıtır parçalara doğratan canavar ruhlu biri olduğunu sanıyordum. Yanılmışım!

İslam dünyasının liderliği için Tayyip Erdoğan ile yarışan MBS’nin İsa’nın bir portresi için yarım milyar dolar ödemesi de başka bir garabet. Yoksa olayı onun için mi gizlemeye çalışıyor?

İkinci en pahalı tablo

Paul Cézanne (1839-1906) 1890’lı yıllarda beş tabloluk bir “Kâğıt Oynayanlar” serisi resmetmişti. Bunlardan biri, 2012 yılında Katarlı Sani aile fertlerinden biri tarafından 250 milyon dolara satın alınmıştı. Bu, o güne kadar, bir tabloya ödenen en yüksek fiyattı.

Katar’da bulunan Paul Cézanne’ın “Kâğıt Oynayanlar” tablosu.
Katar’da bulunan Paul Cézanne’ın “Kâğıt Oynayanlar” tablosu.

 

 







Başa dön tuşu