Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yardım heyeti suçlu. Ya siyasetçiler?

 

Serdar Denktaş, “TC Yardım Heyeti’ni suçlayarak” istifa etti.
Ne dedi Denktaş, “Önlerinde eğilip bükülmediğim için beni Türkiye’ye istenmeyen adam olarak lanse ettiler…”
Kim?
Yardım heyeti görevlileri…
Suçlama bunla da sınırlı değil:
“KKTC’de siyasi otoritenin yerini TC Yardım Heyeti aldı. Yatırımlar, halkın ve siyasetin önceliklerine göre değil, yardım heyetindekilerin isteğine göre yapılıyor…”
Devamında bir şey daha söyledi Denktaş:
“Bazı siyasetçiler, kendi geleceklerini düşünerek, Yardım heyeti üyeleri karşısında dik durmuyor, taleplerini emir gibi algılıyor. Gelen her isteğe evet diyor…”
Serdar Denktaş’ın basın toplantısında söyledikleri bunlar…
Bir de söylemedikleri var…
Örneğin, “Bardağı taşıran ne oldu?”
Zira, daha 48 saat önce, TC Yardım Heyeti KKTC hükümetinden giden iki büyük projeye finansman ayırdı…
Biri, uzun süreli trafik yatırım planı…
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı projesi…
Diğeri de Çevre Bakanlığı’nın çevre temizliği ile ilgili sunduğu proje…

Birikimin sonucu
Serdar Denktaş, “Ülkede siyaset yapma koşullarını ortadan kaldıran bir Yardım heyeti” yapısından bahsetti.
KKTC hükümeti, Türkiye hükümetleri ile değil…
Türkiye tarafından adaya atanan bürokratlarla görüşerek, kaynak sağlamaya çalışıyor.
“Devletten devlete” ilişki yok…
“Devletten- yardım heyetine bir ilişki” var…
Serdar Denktaş’ın “istifa” noktasına gelmesi, bir birikimin sonucu.

Mungan ile kavga…
Serdar Denktaş, yakın çevresine “yardım heyeti” çıkışının altında yatan nedeni açıkladı.
O da, her Bakanlar Kurulu toplantısında, tartışmaya kadar gittiği Zeren Mungan.
Öyle ki…
Bazı antik yerlerin restorasyonu…
Turizm teşvik sistemiyle ilgili kaynağın belirlenmesi…
Ve birçok konu daha…
Serdar Denktaş, Zeren Mungan’ın, “Buna kaynak yok” sözlerinin devamında, “Türkiye Cumhuriyeti Yardım Heyeti de buna kaynak vermiyor” sözlerine çok kızmış…
Bardak da taşınca, Denktaş, “Yardım heyeti demokrasimizi çürütüyor. İrade, seçilmişlerde değil, Türkiye’den atananların eline geçiyor” tepkisi ile hükümetten “birey” olarak çekildi.

Nasıl algılanır?
Peki, Serdar Denktaş’ın bu istifası nasıl algılanır?
“Demokrasi kavgası veriyor, tebrik ederiz?” denir mi?
Buna destek yağar mı?
Ona bakmak lazım.
Serdar Denktaş dedi ya, “Siyasiler değil, yardım heyeti ne yapılması gerektiğine karar veriyor…”
Serdar Denktaş’ın Haspolat’ta yapılan külliye alanına da tepki gösterdiği, o alana ciddi bir para harcandığı ve KKTC insanı için önceliği olmadığı görüşüne sahip olduğunu biliyoruz.
O zaman, “İrsen Küçük hükümeti dönemine” bakmak lazım.
Tamamında maalesef, “KKTC’li siyasilerin izni ve onayı” var.
Türkiye’den görevli gelen hiçbir memurun, KKTC’li seçilmişlerin önüne geçmesine, iradeyi yok etmesine zerre tahammülüm yoktur.
Peki seçilmişlerimiz nasıl davranıyor?
İşte soru budur.
Sistem nasıl işliyor?
İki ülke arasında bir protokol imzalanıyor.
Projeler de bu protokol etrafında şekilleniyor.
Serdar Denktaş bir tepki koydu ortaya.
“Demokrasinin gelişmesi için pozitif algılanmasını istiyorum” dedi.
Anlasak ne olacak?
Aslolan, KKTC’li seçilmişlerin davranışlarıdır.
Pratikteki davranışları görmek, izlemek ve buna destek vermek boynumuzun borcudur…

“Talat’a bağlı…”
Serdar Denktaş ile basın toplantısının tamamlanmasının ardından ayrıca konuştum.
Tek sorum vardı…
“CTP kurultayının ardından Özkan Yorgancıoğlu başbakanlığı bırakıyor… Yeni bir kabine oluşacak. Şimdi görevi devrettiniz. Bu bir ayı da yasama ve yürütmenin gerçek görevlerini yapması için kullanacağınızı söylüyorsunuz. Peki, Haziran sonrası oluşan kabinede de görev almayacak mısınız?”
Serdar Denktaş şu cevabı verdi:
“Bu Sayın Talat’a bağlı. Eğer Talat yeni kabinede kendisi de görev almayacaksa, ben de görev almayacağım… Talat görev alırsa, değerlendireceğim…”
Bu cevabın üstüne, 48 sayfa yazı yazabilirim. 
Ama yazmayacağım…