Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yapma Espen

BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide kalktı ve CNA’ye konuştu.

Kıbrıs Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından değerlendirmelerde bulundu.

Bunu Rum Resmî Haber ajansı CNA’ye konuşarak yaptı ve iki tarafın eşitliği temelinde yürütülen müzakerelerde ne olup bittiğini onlara anlattı.

Kıbrıs Türk kamuoyuna mesajını Rum haber Ajansı üzerinden gönderdi.

Kıbrıslı Türklerin resmi haber ajansı TAK’ı dikkate almadı.

Dengeli davranmadı.

İşini yapması gerektiği gibi yapmadı.

Keşke yaptığı yanlış bu kadar ile sınırlı kalsaydı.

Ama öyle olmadı, görüşmelerin neden başarısızlıkla sonuçlandığıyla ilgili yaptığı değerlendirmelerinde tüm taraflara eşit sorumluluk yüklemeyi yeğledi.

Birleşmiş  Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Cenevre’deki Kıbrıs Konferansı’nda ortaya koyduğu çerçeve ve hedeflerin dışında kalan Nikos  Anastasiadis’i aklama çabası içerisine girdi.

Olacak şey değil!

Türkiye’nin Garantiler konusunda açılım yaptığını söyledi söylemesine de, denge kurmak için Anastasiades’in de açılım yaptığından söz etti.

CNA ve TAK arasında denge kurma konusunda hassas olmayan Espen, açılım konusunda tarafları dengelemeye çalıştı.

Ama Anastasiades’in neyin açılımını yaptığını söyleyemedi.

Anastasiades, BM Genel Sekreteri Guterres’in ortaya koyduğu hedeflerin dışında kalarak mı açılım yaptı?

Anastasiades açılımını  dönüşümlü başkanlık ve Kıbrıslı Türklerde kalacak topraklardaki mülklerde hak sahipliği konusunda Guterres’in öngördüğü hedeflere milim yanaşmayarak ve pozisyonunu koruyarak yaptı da kimsenin haberi mi yok?

Espen’in müzakere sürecini kimin Lefkoşa’da ara bölgeye hapsedilip kendi kendini tekrar etmekten kurtardığı ve Kıbrıs Konferansı’nın toplanması sürecinde itici rol oynadığı konusunda da herhalde bir fikri yok.

Açıklamalarında sürece Kıbrıs Türk tarafının koyduğu katkılardan söz etmeyen Espen Barth Eide, süreçte yaşanan başarı ve başarısızlığı dengeleme gayreti içine girdi.

BM temsilcisi olarak dengeli davranması gerektiği refleksi ile bunu böyle yapmaya çalışıyor olabilir.

Ama bulunduğu pozisyon itibarı ile sorumluluğu gereği gerçekçi davranmak ve uluslararası kamuoyunu doğru bilgilendirmek durumundadır.

Ancak bu şekilde davranarak Kıbrıs sorununun doğru algılanmasına ve çözüm konusunda doğru bir zemin oluşmasına katkı koyabilir.

Mont Pelerin’de Rum Liderin kendisini masada ağlatacak noktaya getirecek denli çıldırttığını, Cenevre’de Anastasiades’in Guterres’in koyduğu hedeflere yaklaşmamakta direttiğini herkesin bilme hakkı var.

Espen ancak doğruları söylemek suretiyle Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koyabilir.

Eleştiri oklarının hedefi olmaktan kendisini kurtarmak için Rum tarafına şirin görünme gayretleri ile bir yere varamaz.

Crans Montana’da kaçan çözüm fırsatının sorumlusunun kim olduğunu bilmeye herkesin hakkı var.

Espen bunun için lafı dolandırmadan gerçekleri anlatmak zorundadır.

Neyin aslında nasıl yaşandığını…

CNA ile yaptığı hiç doğru ve şık olmadı…