Her hükümet kuruluşunda gerek programa gerekse politik söylemlere bir şey yazılır ve söylenir. “YAPISAL REFORMLARA” öncelik verilip şunlar bunlar yapılıp hayata geçirilecek ve bir rehber hazırlanır. Halk yazılan yapısal reformları bekler ümitlenir.
Nedir YAPISAL REFORM?
Yapısal reform ülkede mevcut sistemin verimli hale dönüştürülmesi ülkede yaşayan insanların daha rahat yaşayabilmesi daha verimli, üretken olması sisteme insanların güven duyması kamunun da daha verimli hale gelmesi için sistemin yeniden yapılandırılmasıdır.
Örnek vererek yapısal reform’un tanımını daha anlaşılır hale getirelim. Özellikle Lefkoşa’da her yağmur yağdığında iş yerlerini, evleri sular basar yollar su baskınından dolayı gözükmez olur, araçlar geçemez. Bu durumu önlemek için kentin alt yapısını geliştirip yenilemek gerekir. Bu uygulama çok yatırım gerektiren bir çalışma olup insanlar bu çalışma bittiği ve yağmur yağdığı zaman yapılanı görür ve değerini anlar. Fakat siyasiler insanların her zaman görebileceği şeyleri yaparlar. Siyasiler insanlar tarafından sürekli görülmeyecek şeylere pek yönelmezler. Altyapıya yönelmek ve tamamlamak yapısal reformdur. Çünkü bu bir yapısal dönüşümdür.
Bir örnek daha verelim. Ülkemizde sürekli açık veren bir sosyal güvenlik sistemi mevcuttur. Örneğin her ay sisteme 1000 TL giriyor (çalışanlardan) 1200 TL çıkıyor(emekli maaşı) bu durumda sistem her ay 200 TL açık veriyor.
Bu açığı nasıl kapatacağız?
a)Prim artışı yoluyla b) Emekli maaşlarını ve diğer ödemeleri düşürerek c) Emeklilik yaşını yükselterek d)Borçlanarak
Siyasi iktidar oy kaybına uğrayacağından dolayı a,b ve c seçeneklerini yapmak istemez çünkü başlangıçta sıkıntı yaratıp siyasilere oy kaybettirecek. Dolayısıyla kendi içinde borçlanmayı ve kamu bütçesinden katkı almayı daha kolay bulur. A,b ve c seçeneklerini yapmak Sosyal Güvenlik Sistemini iflastan kurtarmak olur. Bu düzenleme de YAPISAL REFORM’dur.
Bunları örnek alarak kendimi anlatmak ve Yapısal Reform’dan ne anlaşıldığını anlatmak için yazdım. Yapısal reformların büyük bölümü siyasilere oy kaybettirecek sonuçlar doğurabilir. Bunun için yapılması cesaret ister, yürek ister.
Bir konuda yapısal reformlar gerçekleştirebilmek için o konudaki bozukluğu bilmek ve nasıl düzeltilebileceğini de konsensusla fikir birliğine varmak gerekir. Yani sağlık konusunda yapısal reforma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda sağlık personeli ve sendikalar ve de toplumla bir uzlaşı var mı? Sanırım yok. Kimimiz doktorların özelde de hasta bakabileceğini, günde 8 saat hastanede hasta görmenin çok yorucu olduğunu, maaşların çok düşük olduğunu ve çalışma şartlarının kötü olduğunu söyleriz. Kimimiz bunların tersini söyleyip dururuz.
Sağlık sisteminde ileri gitmiş ülkelerin sistemlerine ve uygulamalarına bakmak gerekir. Eğitimde de öyle. Sağlık sistemi sorgulanıp kurgulanırken özel hastane doktoru ile devlet hastane doktorunun ayrılması ve kamu doktorunun günde 8 saat hastanede hasta bakması gerekir. Dolayısıyla bence sağlıkta yapısal reform bu yöne dönmekle yapılır.
Bu yöne döndüğümüzde tüm hastanelerin ve sistemin buna göre yapılandırılması gerekir. Bu görüşü kabul ettirmek mümkün mü? Bence değil. O halde biz sağlıkta yapısal reform yapamayız.
Sağlıkta, eğitimde yani sosyal alandaki reformların yapılması konusunda anlaşamazsak ekonomik alanda yapısal reformlar konusunda anlaşabiliyor muyuz? Belki biraz anlaşırız ama yetersiz olur. Geri kalmış demokrasi, bütçesi sürekli açık veren kamu borç yükü yüksek, yatırım yapma kabiliyeti yetersiz bir devlet. Bu devlet modern bir devlet olur mu? Bence hayır.
Bizim Kıbrıs sorununu çözüp AB üyeliğini gerçekleştirmemiz çok önemlidir. Bizim yapısal reformları uygulamamız ancak AB üyeliğimiz ile birlikte olabilecektir. AB üyeliği KKTC’nin sosyal ve siyasal yapısını düzeltebilmek bu alanlardaki yapısal reformları yapabilmek için şart.
Ancak aramızdaki görüş ayrılıkları AB üyeliği ile mümkün olacaktır.
































