Avrupa Merkez Bankası (ECB) gerekeni yaptı. Büyük bir parasal gevşeme kararı aldı. Hem faiz oranlarını indirdi hem de varlık alımına geçeceğini açıkladı.
Varlık alımlarının 500 milyar Euro tutarında ve üç yıl vadeli olacağı Reuters’den açıklandı.
Buna ek olarak 500 milyar Euro ECB’nin bankalara fonlaması kararı ile toplam 1 trilyon Euro fonlama olacağı duyuruldu. ECB nerdeyse sıfır reel faiz uygulamasına geçti. Politika faizi yüzde 0,05, sıfırın altında yüzde -0,10 olan mevduat faizini yüzde – 0,20 ye çıkardı.
Faiz oranlarında ki bu düşüş ve bankaların ECB’ye mevduat yapmalarını engelleme niteliğindeki kararlar bankaları kredi kullandırmaya zorlayacak.
ECB Başkanı Draghi’nin aynı zamanda enflasyonu uzun bir süre düşük kalacağı yönündeki açıklaması bankaları kredi vermeye cesaretlendiren bir açıklama niteliği taşımaktadır.
Bu kararlardan sonra son üç gündür piyasalar adeta coştu. Alınan kararlarla Euro hızla değer yitirdi.
Euro – Dolar paritesi 1,3158’den 1.2974’e kadar gevşedi. Dolar güç kazandı. Türkiye ve KKTC’de de Euro ve buna bağlı olarak döviz sepeti geriledi. Dolar 2,25’in Euro 2,85’in sterlin ise 2,58’nin altını gördü. Sterlin olması gereken değere geldi.
Türkiye’de faizlerde gevşeme oldu fakat bu gevşeme KKTC faiz piyasasına yansımadı. Bundan önceki faiz gevşemelerinde de KKTC piyasasına bir yansıma görülmemişti. Tüketici faizleri hale daha yıllık %21 kredi kartı faizleri %3,0 – 3,5 civarında, ticari kredi faizleri ise yıllık %25 olarak devam etmektedir.
Avrupa Merkez Bankası kararları Avrupa’da baş gösteren resesyon sürecini durdurmaya yöneliktir.
Tıpkı 2012 yılı başlarında parasal genişleme gibi. O zamanda da Avrupa’nın kötü gidişini ve Euro’nun sorgulamasını bitirecek parasal genişleme kararları alınmıştı ve 1 trilyon Euro fonlama yapılmış piyasanın canlanması sağlanmıştı.
Avrupa’da faizler dibe vurdu. Avrupa’nın canlanabilmesi için Draghi’nin bunun ötesinde yapacak başka bir formülü yok.
Geriye hükümetlerin yapısal reformlar için karar üretmeleri kalır. Üretilecek kararların birinde ise bankalara yeni sermaye konması. Aksi takdirde Avrupa resesyondan kurtulamayıp topal topal giden bir Avrupa görmeye devam ederiz.
Avrupa ülkelerine ihracat yapan ülkelerin ise ekonomileri ciddi anlamda zarar görmeye başlar. Bunlardan biri de Türkiye olur. Çünkü % 45 ihracat Avrupa pazarınadır.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























