Poli

Yapılana kadar imkânsız gibi gözükecek proje

Bakanlar bürokratların ve sorumlu olduğu bakanlığın performansını nasıl takip edebilir?

Bunu hiç düşündünüz mü?

Bu takibin ve başarıyla başarısızlığın sübjektif tarafı olduğu gibi ölçülebilir taraflarının da olmasını sağlamak mümkün değil mi?

Aynı soruya yöneticileri ve kurumları için cevap arayan birçok firma 2000’li yılların başından itibaren performans ölçümlemede siyasi tabirle iş ortamında ciddi ”demokratik açılımlar” yaptı.

Buna benzer uygulamayı KKTC’nin kamu yönetiminde başarının resmini çizebilmek için uygulayamaz mıyız?
Yeni hükümetin partiler üstü bir yaklaşım ile sürdürülebilir bir gündem ve farkındalık yaratma adına bir yazıya sığdırabileceğimiz derecede bu sorunun cevabını arayalım.

***

Başlangıç olarak iki ana ölçüm uygulanıyor:

Birincisi, kendisine eleman bağlı olan her ”yönetici” yıllık performansına etki edecek şekilde kendi elemanları tarafından inanmayacaksınız artık her ay değerlendiriliyor. Detaya girmeyeceğim ama fikir vermesi açısından genelde ölçülen ana başlıkları sıralayayım.

  • Bağlılık yaratma,
  • Çalışanını geliştirme,
  • Etkin delegasyon,
  • Tanınma/takdir,
  • Grup içi işbirliği sağlama,
  • Problem çözme
  • Yaratıcı düşünme

 

Bu yetkinlikler sabit değil ve kurumdan kuruma değişebilir. Buradaki tek kural çalışan ve yönetim kadrosunun katılımıyla, bir konsensüsle ölçülecek yetkinliklerin belirlenmesi. Neyin ölçüleceği hem birlikte belirlenmiş, hem de soru ve sebepleriyle önceden biliniyor oluyor.

İkinci ölçüm alanı da kişiden ziyade yöneticinin başında olduğu hizmet biriminin hizmet verdiği diğer birimler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi. Örneğin satış birimi hem kendi içindeki alt birimler hem de diğer fonksiyonlar tarafından değerlendiriliyor. Örnek olması açısından burada genelde ölçülen alanları sıralayayım.

  • Zamanında ve etkin yazılı/sözlü iletişim,
  • Erişilebilir olma,
  • Takım çalışmasına uyum,
  • Aktarılan sorunlara ve süreç iyileştirme ihtiyaçlarına zamanında ve etkin yanıt verilmesi
  • Sorunlara çözüm üretebilme ve hayata geçirebilme kapasitesi.

 

Bu ölçümlerde belirlenen aralıklarla alınan toplam puandan daha fazla odaklanılan nokta bir önceki sonuçlara göre olan değişim. Yüksek puan alan kadar en fazla iyileşmeyi yapabilen birim ve yönetici performans ve değişim yaptırabilme açısından ön plana çıkabiliyor.

Bunun üçüncü aşaması da müşterilerin ve tüketicilerin (devlet örneğinde halkın) ilgili kurumlara verdikleri hizmetler açısından belirli aralıklarla değerlendirmesidir. Bununla yüzleşmek için ciddi bir olgunluk ve sürece inanmışlık olması lazım.

***
Ülkemizde üniversiteler nezdinde devletimizde daha etkin hizmeti ölçebilmeyi bir proje ve tez olarak ele alıp yapacak genç arkadaşlarımız yok mu?

Böyle bir ölçümlemeye taraf olacak kişilerle konuşup ankette ölçülmesi gereken alanları ve soruları belirlemek ve konsensüs sağlamak, arkasından bunu elektronik ortamda tek kişi tek katılımı sağlayacak kontrol mekanizmaları oluşturup hayata geçirmek iyi bir tez konusu olmaz mı?

”Alice harikalar diyarındaki” masal gibi değil mi tüm bunlar?

Evet, biraz öyle ama niye yapamayacağımızı da bu soruya cevap vermeden düşünelim.

Bunu yapmak ciddi parasal bir kaynağı gerektirmiyor. Hatta kim bilir araştırılsa böyle bir projeye AB’den ve Türkiye’den rahatlıkla kaynak bile sağlanabilir.

Devlet yönetiminde ve siyasette şeffaflık ve seçimler dışında geri bildirim alma kültürünün oturtulması toplumda iyi hizmet farkındalığının artırılması yanında devletimize sahip çıkma açısından özellikle bu günlerde hem bize, hem de bizi gözleyenlere vereceğimiz en iyi cevaptır.

Zaman ‘’yapılana kadar imkânsız gibi gözükecek hedeflere’’ odaklanma ve bunları siyasetçi ve onların atadığı Müsteşar ve Müdürlerden bekleme zamanıdır.

Kalıcı başarı ucuz ve kolay elde edilen bir emtia değildir.

Hele söylem ile sınırlı hiç değildir.

Dün muhalefet olanlar iktidara geldiğinde hemen anladıkları üzere eleştirmekle de başarı gelmez.

Yönetmek kelimesinin kökü Latincede ‘’managerio’’ sözüne dayanır. ‘’Managerio’’ da vahşi atları talim eden kişilere verilen admış.

Bir şekilde at sahibi olunabilir ama onu talim etmek bambaşka bir beceri gerektirir. Halkın iradesiyle ‘’vahşi ata’’ binme (hükümet olma) hakkı elde edilebilir. Ayni irade vahşi atın üzerinde bir süre ve bir yere kadar durmanı da sağlayabilir. Ama bizde de çoğu zaman olduğu gibi ‘’vahşi at’’ üstünde zaman kaybedip onu idare edemeyeni de üstünden atar.

Konuya böyle bakınca çaresizlikten dolayı ortaya çıkan ‘’dördüz’’ koalisyon hükümetinin kendi aralarında mutabık kalıp teknisyenlere delege edecekleri başlangıç noktalarından biri kamuda ölçümleme projesini hayata geçirmek olması gerekir.

***

Dünyada genel kabul görmüş kuraldır, ölçmediğin ya da ölçemediğin şeyi iyileştirmezsin.

Diğer genel kabul görmüş kural da yapılana kadar imkânsız gibi gözüken projeler ve adımlar hayata geçirildikçe değişimin piknik ateşi yanar ve tabana yayılmasını sağlar.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı