Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yakıştırmadım Sayın Hasipoğlu…

Ertuğrul Hasipoğlu siyasi hayatının en büyük hatasının, kurultayda İrsen Küçük’ü desteklemek olduğunu söylüyor. Yani daha üzerinden bir yıl geçmemiş bir kararından pişmanlık duyduğunu söylüyor… 
Artık siyasette olmayan birinin ne dediğinin çok bir önemi yok. Ancak siyasette dün ak dediğine bugün kara diyenlerin yaptığı manevraları unutmamak, bundan sonrası için akılda tutmakta yarar var diye düşünürüm…
Hasipoğlu’nun sözlerini okuduktan sonra aklıma birkaç soru geliyor;
Sayın Hasipoğlu İrsen Küçük’ü tanımıyor muymuş. Siyaseti bilip bilmediğini, hata yapıp yapmadığını son birkaç ayda, milletvekilliğini ve bakanlığı kaybettikten sonra mı anlamış acaba..?
Küçük’ün kurultay öncesinde 2,5 yıl süresince yaptığı Başbakanlık döneminde yapılan uygulamaları bilmiyor muymuş. O dönem yapılan hataları, yanlışları, yanlış adam seçmeleri hiç mi görmemiş?
Kendisinin de yer aldığı hükümetin Başbakanı olmasının onu desteklemesinde bir etkisi yok muymuş?
Tabii bunların hepsi boş. Hepimiz de biliyoruz ki, Sayın Hasipoğlu yani İrsen Küçük kabinesinin Sağlık Bakanı Hasipoğlu, Küçük’ü cansiperane savunurken de bu yanlışlar yapılmaktaydı. Hatta yanlışların çoğu kurultay öncesine aitti. Üstelik de eğer ortadan bir kabahat varsa, o kabahati paylaşması gerekenlerden biridir Hasipoğlu…
O meşhur tartışmalı kurultaylar bittikten sonra da Küçük kabinesindeki görevine devam ettiğini unutmamak lazım. Bir soru daha, madem pişmanmış, o da diğerleriyle birlikte neden ayrılmamış? Bakan olduğu için mi..?
Yanlış icraatların sorumluluğuna bizzat kendisi de ortaktır. Şimdi seçim kaybedince, hata yaptığını söylüyor olması onu bu sorumluluktan kurtarmaz. Aksine İrsen Küçük’e yöneltilen suçlamalardan fazlasını hak eder duruma getirir. Neden biliyor musunuz, siyasi bakımdan değil, etik açısından. Siyasi yaşamına noktayı koyduktan sonra böyle bir polemiğe girmeseydi keşke. Hele de kabinesinde son güne kadar Bakan olan birini seçimlerde kestiğini hiç söylemeseydi…
Mesela benim aklıma birden, kendisinin Bakanlığının son döneminde, yani o “pişmanım” dediği destek kararından 3 ay sonra  KKTC Tabipler Birliği’nde yaptığı konuşma geldi. Muhalefetteyken gece kulüplerini eleştiren bir milletvekiline bakan olduğunda ‘Kapattın mı?’ diye sorduğunu ve “Neyi kapatacaksın, 40 bin asker, 40 bin de öğrenci var, beni mi halletsinler” cevabını aldığını söylemişti. Kendinden önceki bir bakan hakkında yaptığı bu dedikodu epeyce eleştirilmişti. Şimdi bu sözleri de bence aynı mantığın ürünü…
Ha unutmadan şunu da eklemeliyim ki, zamanında Hasipoğlu’nun Eroğlu’na karşı aday çıktığı kurultayda ona destek verenler de, daha sonraki siyasi zig zaglarını gördükten sonra yerden göğe kadar pişman oldular. Ama hiç biri çıkıp da bunu bu sözlerle dile getirmedi…

 

YERİN KULAĞI VAR

ÇOK SESLİ KORO:
Havadis gazetesinin dün manşetten verdiği görüşme notlarıyla ilgili başta saray olmak üzere bazı yayın kuruluşları, örneğin Dış Basın Birliği de, söz konusu belgenin daha önce İngilizce yayınlandığını savunarak saldırıya geçtiler. Aksini iddia eden yok zaten. Ancak anlaşılır ve kendi lisanımızda yayınlanan bir belge için bu kadar çok yaygara çıkarılmasına anlam veremedim. Özellikle de bir basın örgütü tarafından… Niye rahatsız olduklarını anlamak mümkün değil. Madem biliyordunuz, niye kimsenin aklına bunu tercüme ettirip de kamuoyuyla paylaşmak gelmedi acaba? Yok eğer olayı saptırmaksa niyet, boşuna çaba harcamayın…

ÖZTÜRK MÜSTEŞAR MI OLUYOR:
Kamuya yapılacak atamalarda oldukça sorun yaşayan Demokrat Parti’de, bir süre önce görevinden istifa eden Lefkoşa İlçe Başkanı Kemal Öztürk’ün müsteşar olarak atanacağı iddia ediliyor. Serdar Denktaş’a tepki koyarak görevinden istifa eden, ancak Şonya gibi konuşmak yerine susmayı tercih eden Kemal Öztürk, bunun karşılığını müsteşar olarak alıyor. Boşuna dememişler, “söz gümüşse, sükut altındır” diye…

SUYU BULANDIRMAYA GEREK YOK:
DP eski Gençlik Kolları Başkanı Münür Öztürk, DP-UG’nin kurumsal bir yapıya ulaşamamasını ve partide tüzük kurallarına uyulmadığını eleştirerek, Serdar Denktaş’ı “tek adam” olmakla suçladı, Parti Meclisi’nde, üyelerin Genel Sekreter’e sahip çıkmasını arzuladığını vurguladı. Keşke bu açıklama için birkaç gün daha bekleseydi. Tam da babası Kemal Öztürk’ün müsteşarlığa atanması konuşulurken, suyu bulandırmaya gerek yoktu…

VAH VAH:
Kıb-Tek kuruma olan borcunu ödemek üzere bütçeye kaynak koyması için hükümete, Cuma gününe kadar süre verdi. Devletin bir kurumu, devlete protesto çekiyor ama bırakın devletin ek kaynak aktarmasını, ay sonu memur maaşlarını ödeyecek gücü yok. Akşamları anayollardaki elektrikleri bile yakmaktan aciz bir devletten ne bekleyebilirsiniz ki..?

ÇÖZÜM İÇİN YENİ UMUT:
Uzun süredir Kıbrıs Türkü’nün gündeminden düşen ve rağbet görmeyen Kıbrıs sorunu, bugünlerde yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Özellikle TC Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun günübirlik adaya yaptığı ziyaret, ortak açıklamalar ve Downer ile yapılan sürpriz görüşmelerin ardından, gözler yeniden Kıbrıs sorununa çevrildi. Annan Planı’na benzer bir planın yeniden gündemde olduğu ve bahar aylarında bu konuda ciddi gelişmelerin yaşanacağı iddia ediliyor… Ortak açıklama konusunda bile anlaşamayan taraflar, Planda nasıl anlaşacaklar, ben de onu merak ediyorum.

HATALARIMIZIN RESMİGEÇİDİ:
Kudret Özersay sabahın ikisinde tören alanının ışıklarının yanıyor olmasını eleştirirken soruyor, “Sizce o saatte resmigeçitte kimler var” diye. Herkes bence bu sorunun yanıtını vermeli. Benim yanıtım, bence o saat orada toplumun son 40 yılda kendi geleceğini karartmak adına yaptığı ve yapılmasına izin verdiği suçların ve o suçları işleyenlerin resmigeçidi var. Ellerimizle kararttığımız dünyamızın bir göstergesi o fotoğraf. Ya sizce…

ZİRVEDEKİLER
İskele Kaymakamlığı: Son yıllarda odun sobası kullanımının artmasıyla birlikte, kasalarında yeni kesilmiş ağaç dalları doldurulmuş araçları sık sık görmekteyiz. Çok belli ki, bunların büyük bir kısmı kaçak kesim. Sezon başlarken, ilk duyarlılığı gösteren İskele Kaymakamlığı oldu. Bir açıklama yaparak, kaçak ağaç kesmenin, odun taşımanın yasak olduğunu vurguladı, yapanlar hakkında yasal işlem yapacağını açıkladı. Aslında tüm kaymakamlıkların, Orman Dairesi ekiplerinin ve polisin de özellikle duyarlı olması gereken bir konu…

DİPTEKİLER
Serdar Denktaş: Başbakan Yardımcısı ve DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kıbrıs konusunda yaşanan son gelişmelerle ilgili olarak, “Bir şeyler pişirilmiş olmalı. Ne pişirildiğini bu kez tam anlamıyla bilmiyoruz. Ama öğreneceğiz ve ondan sonra yollar çıkıp, sizleri bilgilendirmek durumunda kalacağız” demiş. Bu da yetmemiş, Cumhurbaşkanlığı’ndaki toplantılarda alınan kararlara onay verdiğini söylerken, aynı açıklamada taviz verildiğini de iddia etmiş. Oldukça düşündürücü… Adeta özrü kabahatinden büyük…