Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Vizyondaki yeni film: Akademi’yi itibarsızlaştırma

AÖA-LAÜ arasında imzalanan protokolün Akademi lehine elle tutulur bir kazanımı olmadığını, daha çok LAÜ’nün çıkarları düşünülerek hazırlanmış bir protokol olduğunu herkes görüyor. Bir bizi yönetenler göremiyor. Neymiş? Bu protokol ile çift diploma alacak Akademi öğrencileri Türkiye’de master doktora yapabileceklermiş… Sanki da Akademi öğrencileri kapıda dizili durur ve Türkiye’de master yapmak isterler. Böyle bir şeyi söyleyebilmek için Türkiye’de master ve doktora yapmak için Akademi öğrencilerinden çok büyük bir talep olması lazım. Var mı böyle bir talep? Yok.  Bugün yüzlerce ilkokul öğretmeni bu ülkedeki üniversitelerde ya masterini yapıp bitirmiş ya da şu anda yapmaktadır. Bir kısmı da doktora yapmaktadır.

Dedik ya elle tutulur bir gerekçe yok. Bunun için da bu hafta yeni bir film vizyona girdi. Bu kararı alanların ve yandaşlarının, gerek yazılı ve görsel basında gerekse sosyal medya üzerinden Akademi’yi itibarsızlaştırma operasyonları başladı. Yok Akademi’nin programları yetersiz, yok orda çalışan akademisyenler yetersiz gibi asılsız iddialar var. Sayın Eğitim Bakanı bir TV programında bakınız ne diyor: “AÖA’de bir üniversitende olması gereken unsurların yer almadığını, bu yüzden yeni bir formasyon hazırlandı.AÖA mevcut kampüs alanı içerisinde şu andaki alım yolları ile öğrenci almaya devam edecek, kamusal alanda öğretmen ihtiyacını karşılayacak. Ancak bu kapalı ortamdan çıkarak ve daha geniş vizyona sahip öğrencilerimiz yollarına devam edecek”.

Ne demek bu? Yani şu anda veya bugüne kadar Akademi’de öğrenim gören veya mezun olan kişilerin vizyonları dardı ve bu protokol ile vizyonları genişleyecek. Vay be, tam da eğitim bakanının ağzına yakışan bir açıklama… Vizyonlarımış genişleyecek! Güleyim mi ağlayım mı bilemedim?

Bir de ne diyor sayın bakan; Bir üniversitede olması gereken unsurlar yokmuş… Ben soruyorum, nere göre? Muhtemelen bakan da diyecek; YÖK’e göre… Eeee bize ne YÖK’ten. Akademi’nin YÖK ile ne alakası var? Dünyanın birçok ülkesinde Akademi kabul gördüğüne göre bu konuda bir sıkıntı yok.

Sayın eğitim bakanı da ve onun gibi düşünenler de Akademi’nin kendine münhasır bir yüksek öğretim kurumu olduğu ve bu özellikleri ile yoluna devam edeceğini bilmesi gerekir. Bu arada şunu da söylemekte yarar var. Akademi’nin öğretim programları ile YÖK’ün sınıf öğretmenliği için belirlediği programlar arasında %100 değilse bile %90 benzerlik vardır. Sadece ülke koşullarından dolayı Akademi’de fazladan Kıbrıs Tarihi, Kıbrıs Türk Kültürü ve Kıbrıs Coğrafyası gibi dersler vardır. Mesela LAÜ’de bunlar yoktur.

Yani boşuna uğraşmayın Akademi’yi itibarsızlaştırmaya… Akademi 80 yıllık tarihi ve yetiştirdiği çok değerli öğretmenlerle bu topluma hizmet etmeye devam edecektir. İsteyen gazete arşivlerini karıştırabilir. Bu ülkede birçok yerde “biz Akademi mezunu öğretmen isteriz” diye eylemler yapıldı. Sokaktaki vatandaş bu ülkede mantar gibi çoğalan ve her isteyenin girdiği üniversiteler yanında Akademi’nin bu toplum için ne kadar önemli olduğunu bilmektedir.

Haa! Akademi geliştirilmeli midir? Bu ülkedeki bütün kurumlar gibi Akademi’nin de geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Statik olması mümkün değildir. Ancak bugüne kadar bu güzide yüksek öğretim kurumunun geliştirilmesi için ne gibi girişimler yapılmıştır, bütçeden kaç para ayrılmıştır?

Sen Akademi’ye hiçbir yaptırım yapma, ondan sonra da başka bir üniversiteye yamalamaya çalış. Dürüstçe söylesenize; “Bizim Akademi’ye yatırım yapacak, geliştirecek, bunun için kaynak ayıracak durumunuz yok”. Zor mu bunu topluma söylemek…

Ondan sonra da şikayet eder sayın eğitim bakanı. “Akademi kapanmayacakmış da bu yapılan kara propagandaymış”

İnandır o zaman vatandaşıkapanmayacak diye…