Vicdan yahu… Ya sizin kızınız olsaydı?

Vicdan yahu… Ya sizin kızınız olsaydı?
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Bu ülkede “insan ve emek sömürüsü” artarak devam ediyor.

Artarak hem de…

Neden?

Çünkü, üniversitelerin de etkisi ile ciddi bir nüfus akışı var…

Gençler, okullarını bitirebilmek adına, boş zamanlarında çalışıyor…

Başka?

Okul bahanesi ile geliyor, kaydını yaptırıp, işe koşuluyor…

Ne çalışma izni…

Ne insan gibi bir mesai…

“Paraya ihtiyacı” var diye, pervasızca “insan sömürüsü” yapılıyor…

Aksini kimse iddia edemez.

Bakınız…

Zizzi Pizza diye bir işyeri…

Sadece bir örnek…

Kamerunlu Vandem Veroniqa isimli bir kız çocuğu…

“İşledim ve paramı vermediniz” diyerek, isyan ediyor.

Bağırıp çağırıyor belki…

Belki de kırıp döküyor…

İşlemiş…

Ödenmemiş…

İşyeri sahibi telefona sarılıyor…

Polis gelip, kızı alıp götürüyor…

Parasını alabildi mi?

Bu olaydan sonra alabilecek mi?

Bilmem.

Sadece empati…

Bu empatiyi yapan Mehmet Seyis  aynen şunları söylemiş:

“Tamam bu kız belli ki çaresiz kalıp bu ülkeye geldi, iş istedi ve birileri onu kaçak çalıştırdı.

Yani işletti ama çalışma izni çıkartmadı, ne sosyal sigortasını ne ihtiyat sandığını yatırdı.

Yetmedi, nasıl olmasa çaresiz polise falan gidemez, çalışmasının karşılığı ücretini de ödemedi.
Parasını alamayan kız olay çıkartmış, yere tabak atmış ve bağırıp çağırmış.

Doğruya doğru, bence az bile yapmış.

Sonra bizim yüce adaletimiz kızı tutuklayıp hapse atmış.
Peki bu kızı kaçak çalıştıran, parasını vermeyen ve belki de kızın dediği gibi onu dövenler ne olmuş?
Sizce bu kız mı, yoksa onu kaçak çalıştırıp parasını vermeyenler mi suçlu?
Herkes cevap vermeden bir empati yapıp kendine “Bu kız benim kızım da olabilirdi” diye de bir düşünsün.”

Öyle ya…

Sizin kızınız da olabilirdi…

 


Akıncı, iyice rahatlamış…

Mont Pelerin…

Crans Montana derken süreç çöktü…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da o dönemde çektiği stresi hiç unutmamış…

Belli ki…

Güneyde seçim bitene kadar…

Yani 2018 Mart sonuna kadar, o da en iyimser tarih…

Müzakerelerin başlaması için bir talebi yok.

Aksine…

Suçlama oyununu da sevmiş.

Önümüzdeki altı ayda, Kıbrıs sorununda bir ilerleme beklemeyin…

Peşi sıra, Nisan 2018 ve Haziran 2018’de genel ve yerel seçimler var…

Hemen ardından da 2018 sonu, bilemedin 2019 ortası, Türkiye’de başkanlık seçimi var.

2020’de de zaten KKTC’de cumhurbaşkanı seçeceğiz…

Velhasıl…

Hiçbir seçime alet olmamak adına…

Böyle iyiyiz…

Akıncı, “kendi nesli” adına müzakere sürecini sonlandırdı…

Lakin…

“Akıncı istifa etsin” diyenlere katılmıyorum.

Sebebi ise, Sayıştay başkanlığı atamasında gördük…

Vakıflar İdaresi’ne düzenlenen operasyonda gördük…

Ombudsman seçerken, gördük…

YÖDAK’a başkan seçerken gördük.

Bu topluma öğretecekleri var daha…

En azından “demokratik yaşamımız bir süre daha koruma altında olmalı…”

Sırf bunun hatırına, istifa etmesini doğru bulmuyorum…

Ama…

Ada halklarının birbirine yaklaşması için, eli armut toplamasın…

Kopmasın…

 

 


 

Asrın Projesi… Asrın açılışı… Asrın skandalı…

 

Beğenirsiniz, beğenmezsiniz…

Katılırsınız, katılmazsınız…

Adına “Asrın Projesi” demişler…

 “Asrın Açılışı” olmuştu…

Su baraja akarken…

Öyle görkemli…

Öyle şatafatlı…

Sonuç?

Asrın Projesi, şimdi yerle bir…

Asrın Projesi ile gelen su, denize akıyor…

Yer altında yok oluyor…

Beytambal muamelesi görüyor…

“Asrın skandalının” kıyısındayız…

Az kaldı…

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman