Turizm ve üniversite sektörü, ülkemizin lokomotif sektörlerine dönüştü.
Geçmişte narenciye ve patates odaklı tarımsal ihracat ön planda iken, şimdilerde yerini üniversiteler ve turizm aldı.
Yani hizmet sektörü ön plana çıktı.
Türkiye’de ve Orta Doğu, Afrika kökenli ülkelerde yaşanan gelişmeler KKTC’deki üniversite sektörüne ilgiyi artırdı.
Orta Doğu ve Afrika kökenlilerin Avrupa’da yaşadığı sorunlar nedeniyle ülkemiz üniversitelerine yöneldikleri bir gerçektir.
Türkiye’de ise üniversite öğrenimine muazzam bir ilgi vardır.
Henüz 20 yıl önce üniversiteye giriş sınavına 600 bin öğrenci başvururken ve sadece 200 bin öğrenci üniversitede okuma hakkı elde ederken bugünlerde 1 milyon 500 bin öğrenci üniversite sınavına girmekte ve sadece 600 bini Kıbrıs dahil Türkiye’deki bütün üniversitelere yerleştirilmektedir.
Bu 600 bin öğrenciden her yıl KKTC’ye gelenlerin sayısı da 10 bin civarındadır.
Rakam Türkiye ölçeğinde küçük görünmesine rağmen bu rakamla ülkemizdeki üniversiteler hızla büyümekte, toplam öğrenci sayısı 60 binlere ulaşmaktadır.
Türkiye'nin de verdiği destekle bu sayının 100 bini bulması hedeflenmektedir.
Nerdeyse nüfusun yarısı kadar bir öğrenci potansiyeli KKTC için bulunmaz bir nimettir.
***
Gelelim turizm sektörüne.
Türkiye'de kumarhanelerin yasaklanmasından sonra KKTC’de kumarın serbest olmasından dolayı büyük miktarda kumar sermayesi KKTC’ye kaydı.
Son 10 yıllık süreçte kumarhanesi olan birçok lüks oteller açıldı ve Türkiye’den zengin insanlar KKTC’ye kumar oynamaya gelmeye başladılar.
Öyle ki Türkiye’nin turizm merkezi Antalya yerli müşterilerini KKTC’deki kumarhane otellerine kaptırdı.
Geçmişte Antalya’da sahne alan ama artık Antalya’ya uğramayıp da KKTC’deki kumarhane otellerini mesken tutan sanatçıların varlığı bu yüzdendir.
Kumarhane bağlantılı turizm sektöründe hedefin 1 milyon turist olduğu ifade edilmektedir.
1 milyon turist de nüfusa oranla önemli bir rakamdır.
****
Şimdi gelelim ülkemizin diğer gerçeklerine.
Üniversite ve kumarhane turizminde ciddi bir sermaye birikimi yani nakit para elde edilmektedir.
Bu birikim ülkenin topeyün refah artışında kullanılmamaktadır.
Ya nerede kullanılmaktadır?
Yeni türeyen üniversite patronları ve kumar baronlarını çıkarları için kullanılmaktadır.
Ülkemiz bunların deyim yerindeyse işgali altındadır.
Bir üniversitede çocuğunun bedava eğitim alması uğruna birçok üst düzey devlet görevlisi adeta üniversite patronunun emrinde çalışmaktadır.
Bunlara sivil ya da sivil olmayan hepsi dahildir.
Üniversite patronlarının sırf çıkarları uğruna bürokrat veya gazetecilere dağıttığı diplomalar artık sıradan bir vaka haline gelmiştir.
Bu arada kendi aile fertleri de yaşları yetişmeyecek şekilde doktora veya doçent olacak şekilde hızla yükselmektedirler.
Kumarhane baronlarının yaptığı daha da vahimdir.
Bir konser izlemeye, bir hafta sonu tatile tamah eden politikacılar, bürokratlar ve gazeteciler kumarhane baronlarının ağına düşmüş vaziyettedirler.
Bazıları bununla da yetinmeyip milyonlarca dolar harcayarak be tamamen zararına medya sektörüne yön vermeye yeltenmekte ve icar ettiği tetikçi gazetecilerle Kıbrıs Türkü’ne algı operasyonu yapmaktadır.
Utanmadan televizyon ekranlarına çıkıp da Kıbrıs Türklerine hakaretler yağdırmaktadırlar.
***
İğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batıralım.
Bu üniversite patronlarının ve kumarhane baronlarının emrinde birçok politikacı, bürokrat ve gazeteci vardır.
Uyarımız tümünedir.
Eğer vazgeçmezlerse yasa dışı işlerden elde ettikleri paraları onlara helal etmemek farzdır…
































