Köşe Yazarları

Üniversite adası!


 

Bu ülkede kalkınmanın turizm ve buna bağlı olarak üniversiteler ile mümkün olabileceğini söylemek için uzman olmaya gerek yok… Aklı başında herkes bunu görebilir. Zaten bir ada ülkesinde kalkınma için turizm dışında öncü sektör düşünmek çok da sürdürülebilir bir durum değildir. Birçok ada ülkesinde olduğu gibi bir de balıkçılık olabilir ama o da bizde yok.
Bu ülkeyi bugüne kadar yöneten her siyasi parti de bu konuda üç aşağı beş yukarı ayni şeyleri söylemektedir. Buna ek olarak Türkiye’den gelen siyasetçilerin de KKTC’deki üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısını 60 bin, hatta 100 bine çıkaracağını söyleyenleri de duyduk. Hükümetler turizm ve üniversitelerin öneminden bahsederler, hükümet programlarında bunlara yer verirler ama iş icraata geldiği zaman, üniversiteler ile ilgili olarak ortada bir planlı çalışma yoktur. Yıllardır üniversitelerimiz kendi yağları ile kendi ciğerlerini kavurdular. Hükümetlerin üniversitelere desteği bir kenara, köstek olduklarını düşünüyorum. Yani siz hem “üniversite adası olacağım” diye her gün nutuk atacaksın ama bu üniversitelerin etrafları da kumarhane, bet ofis, gece kulüpleri ile dolu olacak.
Ne güzel bir kombinasyon! Mükemmel bir üçleme! Tam da üniversitelerin kalkınması için ideal bir ortam!
Allah aşkına güldürmeyin bizi. Gerçekten bu ülkede siyaset yapanlar ve hükümet edenler, eğer “KKTC bir üniversite adası olacak” diyeceklerse bunun gereğini yerine getirmek durumundadır. Ha! yok bunu yerine getirmeyeceklerse de boşu boşuna bu konuda yorum yapmasınlar. Çünkü zaten üniversiteler kendi imkanları ile emin adımlarla ilerliyorlar. DAÜ ve YDÜ’nün Avrupa’da artık bilinen ciddiye alına kurumlar olduğunu yapılan üniversite sıralamalarında görülüyor. DAÜ’nün AB ülkeleri arasında ilk 400 üniversite arasına girmesi küçümsenmeyecek bir başarı olsa gerek…
Dolayısı ile bu ülke eğer üniversite adası olacaksa, bilimsel, ciddi, planlı bir çalışmayı gerektirir. Bu konuda bilimsel bir çalıştay ile ilk adım atılabilir. Bu çalıştayda çıkacak sonuçlara göre adımlar atılır ve önümüzdeki yıllarda yapılması gerekenler ortaya çıkar. Aksi taktirde bütün söylenenler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da lafta kalır.
Bakınız DAÜ senatosu önemli bir karar alarak bet ofislerin kapatılmasını istedi. Bu konuda yetkilileri de ziyarete başladı. İşte burada CTP-DP hükümetinin “KKTC’yi üniversite adası yapacağız” söylemine ne kadar sahip çıkacağını göreceğiz. Ben bet ofislerinin kapatılacaklarına inanmıyorum ama en azından üniversite çevresinde olanların kaldırılması sağlayabilirler. Bu konuda yasal bir düzenleme yapılabilir. Üniversitenin kapısından çıkan bir öğrenci karşısında birkaç tane  bet ofis görürse en sonunda yapacağı o bet ofisin kapısından içeri girmektir.
Bu ülkeyi yönetenler karar verecekler ya üniversiteleri ile anılan bir ada ülkesi olacağız ya da gece kulüpleri, kumarhaneler ve bet ofisleri ile… Kıbrıs Türk halkının ikincisini tercih edeceğini zannetmiyorum. Dolaysı ile bulundukları şehirler ile bütünleşen bir üniversite modelini hayata geçirmek için adımlar atılmalı. Çünkü şehirden kopuk bir üniversite modeli de ne öğrenciyi ne de o şehirde yaşayan insanları mutlu eder. Daha önceki yazılarımda da yazdığım gibi bugün İngiltere’nin Oxford ve Cambridge şehirleri üniversiteleri ile anılır. Neredeyse şehirdeki düzenlemeler üniversitelere göre yapılmıştır. Üniversite adası olacaksak buna benzer örnekler çoktur.
Haaaa! Eğer bu ada Las Vegas olacaksa o zaman da boşu boşuna birbirimizi kandırmayalım, boşu boşuna “üniversite adası olacağız” demeyelim. Herkes de ne olacağını bilsin. Gelinen nokta artık fazla düşünme kaldırmaz. Gelinen nokta karar verme ve uygulamaya geçme zamanıdır.
Umarım bu karar “üniversite adası” yönünde olur.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı