Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Poli

Unesco Dünya Miras Listesi’nde Kıbrıs

 

Dünya Mirası listesi tüm dünyanın ve tüm dünya insanlarının ortak mirası olarak kabul edilen kültürel ve doğal varlıkları korumak, koruma bilinci oluşturmak, kültürel ve doğal mirasları dünyaya tanıtmak, bunun gibi bazı çalışmaları yapmak için 1972 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” imzalanmıştır. (Kıbrıs Cumhuriyeti Sözleşmeyi 1975 yılında onaylamış ve diğer devletlerle birlikte Dünya Kültür Mirası alanlarını korumayı taahhüt etmiştir). Dünya Mirası Listesine girecek anıtsal değerler için gerek UNESCO tarafından gerekse sözleşmeyi imzalayan üye devletler tarafından yapılacak başvuru sonucunda gerekli incelemeler yapılarak UNESCO Dünya Mirası listesine alınıp alınamayacağı konusunda karar verilmektedir. Öncelikle olarak yapılan başvurular için geçici liste oluşturulmakta ve daha sonra değer görülmesi halinde asıl listeye alınmaktadır.

Dünya mirası listesi her yıl artarak devam etmektedir. Fakat dünya üzerinde 200’den fazla ülke bulunmasına rağmen UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kayıtlı 2016 itibarıyla 165 ülkede 814’ü kültürel, 203’ü doğal ve 35’i karma olmak üzere listelenmiş 1052 alan bulunmaktadır. Ülkelere göre bakıldığında İtalya, 51 Dünya Mirası ile ilk sırada yer almaktadır. Ardından sırasıyla Çin (50), İspanya (45), Fransa (42), Almanya  (41), Hindistan (35) ve Meksika (34) gelmektedir.

Akdeniz’in  üçüncü büyük adası olan Kıbrıs’ın yarısı Kıbrıs Rum yöneriminde diğer yarısı Kıbrıs Türk hükümetinin yönetimindedir. Türkiye, Kıbrıs Türk halkını bir ülke olarak uluslararası alanda tanıyan tek ülkedir. Türkiye  hariç tüm dünya ise Kıbrıs Rum yönetimini ülke olarak tanımaktadır. Kuzey Kıbrıs’taki mevcut siyasi durumdan dolayı hiçbir anıtsal değer UNESCO Kültürel Miras Listesi’nde dahil edilememektedir. Adanın güneyinde bulunan Rum yönetimi ise 3 UNESCO dünya mirası alanına ev sahipliği yapmaktadır. İlk olarak 1980’de Baf, daha sonra 1985’de Trodos Bölgesi’ndeki Boyalı Kiliseler, son olarak da 1998’de Hirokitya listeye dahil edildi.

Kıbrıs’ın Unesco Dünya Mirası Listesindeki 3 kültür varlığı:

Baf:

1980 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine Aşağı Baf (Kato Pafos) arkeolojik alanının dahil edilmesinin amacı arkeolojik kalıntıları korumak için kapsamlı bir genel plan oluşturmaktı.

Aşağı Baf (Kato Pafos) arkeoloji parkında, tarih öncesi zamanlardan Ortaçağ’a kadar uzanan anıtlar ve siteler yer alırken, çoğu Roma dönemine aittir. Buluntuların etkileyici merkezi dört Roma villanın muhteşem mozaik zeminleridir. Kompleks, Asklipieion, Odeion, Agora, “Saranta Kolones” (Kırk Sütunlar) Kalesi, erken Hıristiyan Bazilikası’nın “Limeniotissa” Harabeleri ve “Tomb of King”(Kralların Mezarları) gibi diğer önemli anıtları da içeriyor.

 

 Trodos Bölgesi’ndeki Boyalı Kiliseler:

Adanın en yüksek kütlesi olan Trodos Dağları eski Bizans İmparatorluğu’nun en görkemli kiliseleri ve ihtişamlı manastırları  ile karakterize edilmiştir. Bu dağlar üzerindeki 10 güzel boyalı kilise UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alamaktadır. Pitsilia, Solea ve Marathasa bölgelerindeki yapılar benzersiz dik eğimli ahşap çatıları, freskler, Azizler, Havarileri, küçük ahşap kapıları ile oldukça büyüleyicidir. Trodos bölgesinde bulunan 10 boyalı kilise 1985 yılında Unesco Dünya Mirası Listesine dahil edilmiştir.

UNESCO Dünya Mirası Listesindeki Kiliselerin bulundukları bölgelere göre isimleri:

PITSILIA

  1. Stavros tou Agiasmati 2.   Metamorfosis tou Sotiros  3.   Timios Stavros  4.   Panagia tou Araka

SOLEA

  1. Agios Nikolaos tis Stegis 6.   Panagia Podithou  7.   Panagia Asinou

MARATHASA

  1. Agios Ioannis Lambadistis 9.   Panagia tou Moutoulla 10. Archangelos Michael

 

Hirokitya (Choirokoitia) Neolitik Yerleşimi:

Choirokoitia arkeolojik alanı, 1998 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi olarak ilan edilen Neolitik Çağ’dan itibaren çok iyi korunmuş bir yerleşimdir. Choirokoitia’daki insan yaşamı M.Ö. 7000 yıllarında Neolitikum’da başladığı tespit edilmiştir. Halkın geldiği yer kesin olarak bilinmemektedir. Köy muhtemelen yaklaşık 300 vatandaşa sahipti. Tarım ve hayvancılık yapıyorlardı ve genellikle 35 yıldan fazla yaşıyorlardı. En dikkat çekici geleneklerinden biri ölüleri yaşayan akrabalarının evlerinin zeminine gömmekti.  Bu şekilde ölüler yaşama yakın kaldığı düşünülüyordu.

Arkeolojik alan içerisinde Neolitik Çağ’daki yapı yöntemleri ve malzemeleri kullanılarak yerleşim yakınında beş karakteristik silindirik konut yeniden inşa edilmiştir. Konutlar, orijinal konutların içinde bulunan ev eşyalarının kopyaları ile donatılmıştır, böylece geçmişte nasıl oldukları gösterimiştir. Alanda sonradan yaratılan bitki örtüsü, yerli bitkilerden ve Neolitik çağlardan beri Kıbrıs’ta yetişen ağaçlardan oluşmaktadır. Site içerisindeki arkeolojik çalışmalar devam etmektedir.

Mustafa Özilmen | Poli