Türkiye’de geçmişte hiç uygulandı mı?

BBC Türkçe‘ye konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Üyesi Avukat Rengin Ergül, “Türkiye’de umut hakkının ihlali anlamına gelen yasaların 2002 yılına kadar olmadığını” söylüyor.

Türkiye’de idam cezası 2002 yılında yapılan yasal değişiklikle kaldırıldı ve onun yerine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası getirildi.

Türk Ceza Kanunu’na (TCK) aynı yıl eklenen bir geçici maddeyle, idam veya ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkum olan “terör suçlularının” koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanması engellendi.

Türkiye’de bugün ağırlaştırılmış müebbet cezasından mahkum edilen mahpusların tümü umut hakkından mahrum değil.

2004 yılında yürürlüğe giren İnfaz Kanunu’ndaki değişikliğe göre, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüleri 30 yılı cezaevinde iyi halli olarak geçirdiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabiliyor.

Ancak “bir örgüt faaliyeti çerçevesinde” “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” dahil belirli suçları işleyenler bundan muaf tutuluyor.

Avukat Ergül, “Bugün kadın cinayeti ya da çocuk istismarı gibi suçlarla ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılanlar koşullu salıvermeden yararlanabiliyor ancan terör suçundan mahkum edilenler için bu uygulanmıyor” diyor.

Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet cezaları, TCK başka olmak üzere, İnfaz Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu gibi farklı yasalar altında düzenleniyor.

AİHM, umut hakkı bağlamında Türkiye’yle ilgili hangi kararları aldı?

Abdullah Öcalan 29 Haziran 1999’da TCK’nın 125. Maddesi uyarınca idama mahkum edildi.

Öcalan’ın cezası daha sonra ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. 2002 yılında yapılan yasal değişiklik Öcalan’ın da şartlı salıvermeden yararlanmasını engelliyordu.

Bununla ilgili AİHM’ye yapılan başvuru sonucu mahkeme Öcalan hakkında, umut hakkıyla ilgili daha önceki hükümlerine referans vererek Türkiye aleyhine karar verdi.

AİHM, İmralı’da tutulan Öcalan’ın “serbest kalma ümidi olmadan, hapis cezasının infazının ölünceye kadar devam etmesi, Sözleşme’nin 3. Maddesini ihlal eder” demişti.

Mahkeme kararda bununla birlikte Öcalan’ın ceza infaz kurumunda yalnız tutulma koşullarının aynı maddenin işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiği belirtilmişti.

AİHM, bundan sonra Eylül ve Aralık 2015’te de farklı başvurularda AİHS’in 3. Maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye aleyhine kararlar verdi.

Türkiye bu kararları uygulamadı.

Avukat Ergül, AİHM’nin kararlarının uygulanıp uygulanmadığını denetleyen Avrupa Konseyi çatısı altındaki Bakanlar Komitesi’nin bilgi taleplerine Öcalan için uygulanan cezanın “istisna” olduğunu söyleyerek yanıt verdiğini söylüyor.

Avukat Aktar, Türkiye’nin AİHM kararlarına sadece Öcalan değil, Edirne’de tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile müebbet hapse mahkum edilen Osman Kavala için de uygulamadığına dikkat çekiyor.

Aktar, bunda uluslararası kararlarla ilgili yaptırımın “çok zayıf olmasının ve çok uzun sürmesinin” etkili olduğunu savunuyor. “Bu zaten Türkiye için politik bir karar” diye de ekliyor.

‘Binlerce mahpusu ilgilendiren bir insan hakları krizi’

DEM Parti Temmuz 2024’te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazında, 25’inci yılda koşullu salıverilme şartlarının değerlendirilmesi için TBMM Başkanlığına kanun teklifi verdi.

Avukat Aktar, bu değişikliğinin kabul edilmesi ve yasalaşması halinde Öcalan’ın koşullu salıverilmesinin mümkün olabileceğini belirtiyor.

Ancak Avukat Ergül, “insan hakları krizi” olarak nitelendirdiği durumla ilgili olarak, “Bu tartışma sadece Öcalan üzerinden yürütülecek bir tartışma değil. Bu, binlerce mahpusu ilgilendiren bir tartışma” diyor.

Bu bağlamda umut hakkını doğuracak bir yasal düzenlemenin, Terörle Mücadele Kanunu dahil istisna tutulan tüm suçluları da kapsayabileceği belirtiliyor.

DEM Parti’nin kanun teklifindeki bilgilere göre Türkiye’de idam cezasından çevrilerek ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazını yerine getiren 1453 kişi bulunuyor.

Avukat Ergül, Birleşmiş Milletler İşkenceyi Önleme Komitesi’nin 2024’teki talebi üzerine Adalet Bakanlığı’nın sağladığı verilere göre Türkiye’de 4000’den fazla ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olduğunu aktarıyor.