Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ULUSAL UZLAŞI HÜKÜMETİ…

Doğrusu UBP’ye çok şaşırdım.

Fazla emek harcamadan!  kazandıkları cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra HP ile birlikte 2022 yılına kadar hükümete devam edeceklerini ve normal tarihinde seçime gidileceğini sanmıştım.

Yanılmışım.

UBP cumhurbaşkanlığı  seçim zaferi sarhoşluğundan çıkamadı.

Seçimi kazanmanın “biz ne dersek o olur” holiganlığı olduğunu zannetti.

Yapılan kaba-saba müdahale ile Kudret Özersay ve HP’lilerin hem gururu hem de onurunun yerle bir edildiğini göremedi.

Aslında Kudret Özersay ve HP’ye çok ama çok iyi davranmaları gerektiğini anlamadılar.

Birinci ve en vahim hata “vekalet” işinde yaşandı.

Ersin Tatar, cumhurbaşkanlığı yeminini etmeden önce Başbakanlık vekilliğini Kudret Özersay’a verseydi ne olurdu?

Özersay kısa süreliğine onere olurdu.

Sonrasında da “geçmiş geçmişte kaldı” psikolojisi devreye girer ve UBP-HP hükümetinin devamı yolunda psikolojik alt yapı oluşurdu.

Yapmadı.

Ve devamında UBP yapmaması gereken bir dizi vahim hata yaptı.

Vekalet vermeyip mevcut hükümeti kilitledi, sonra da döndü kendi kendini kilitledi.

Çok adaylı kurultay ilan etti ve hükümet oluşumunu kendi kurultayına bağladı.

Çok adaylı kurultayın birinci turunu yaptı, ikinci turunu iptal etti ve memleketi kaosa sürükledi.

Sonra da kendi içinden vekalet verdi ve “benimle hükümet kurmak zorundasınız” havalarıyla sonuç almaya çalıştı.

Alamadı.

Formülleri tutmadı. Gerekli uzlaşmayı gösteremedi. Reddedildi.

Ve gidip görevi devretmek zorunda kaldı.

 

***

 

Hükümeti kurma görevi alan CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman aslında böylesi bir sonucun ortaya çıkacağını eminim beklemiyordu.

Çünkü sadece kendisi değil birçok kesim, cumhurbaşkanlığı seçimini dizayn edenlerin UB-HP hükümetini de dizayn edeceklerini düşünüyordu.

Fakat, ağır bir travma geçiren HP üzerinde dizayn etkili olmadı.

HP, “hayır deme” noktasına sürüklendi.

Ortada şöylesi bir gerçeklik vardır;

HP’nin evet demeyeceği hiçbir hükümet seçeneği yürürlüğe giremez.

Sadece HP değil, diğer partilerin de evet demeleri gerekir.

Bu formül akla “dörtlü hükümeti” getirebilir.

Fakat anladığım kadarıyla CTP’nin aklında “dörtlüden” öte bir uzlaşı hükümeti vardır.

Pandeminin kasıp-kavurduğu, lokomotif sektörlerin durduğu, binlerce küçük işletmenin kapısına kilit vurduğu, binlerce emekçinin işsiz kaldığı  ve bütçenin 4 milyar küsur TL açık verdiği üstelik 13. maaşların da ortada olmadığı koşullarda bir ulusal uzlaşı hükümetine ihtiyaç vardır.

Bu sorunlar sadece Tufan Erhürman’ın sorunları değildir.

Topyekün Kıbrıs Türkünün varlık sorunlarıdır.

 

***

 

Eğer böylesi bir uzlaşıya varılırsa yeni bir hükümet kurulur ve Haziran’da da erken seçime gidilir.

Eğer uzlaşı yoksa “dizayıncı” yeniden devreye girer ve Erhürman’ın görevi iade etmesinden sonra HP istenilen noktaya getirilir.

Önümüzdeki 7 ayın kısa özeti budur…