Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Uluçay bir açıklama borçlu

Kimse parmağının arkasına saklanmasın.

Bu Tapu Dairesi’ndeki yapı, benim yıllardır içime sinmedi.
Zaten, halkın en çok kazıklandığı alan da bu değil mi?
1974 sonrası, iki selviye kuzeyi parselleyenlerle, bıraktığı malın karşılığını almayı bırakın, her türlü haksızlığa uğrayanların kavgası hep “tapu” üzerinden olmuştur.
Çarpık- çurpuk iskan politikası, “tapuda hep hatırlıların” yüzünü güldürmüştür.
Son 14 yılda patlayan inşaat sektörünün ardından da hep Tapu Dairesi ve etrafında dönenleri tartıştık.
Bekletilen dosyalar…
Sümen altı edilen işler…
Tapu Dairesi’ndeki hukuksuzluklar…
Bazı memurların “müteahhitlerin özel memuru” gibi çalışması…
Sorun Cafer Gürcafer’e…
Bu alanda en cesur konuşan o…
“Parasını öde, memur hafta sonu dosyayı havuzlu villana getirsin” diyor…
Bu kadar açık…

Hadi Hüdaverdi Bey gidiyor… Ya sonra
Şimdi de, Tapu Dairesi Müdürü görevden alınıyor.
Ortaya bir gerekçe konmuyor.
“4 ay var emekliliğine, şimdi yeni bir projeye başlıyoruz, o projeye yeni müdürle başlamak istiyoruz” diyor İçişleri Bakanı.
Son dönemlerde duyduğum en “komik” gerekçe…
Kimse kusura bakmasın.
Başka bir şey var mı?
Yani, herhangi bir müteahhidin şikayeti var mı müdürle ilgili?
“Bizden rüşvet istedi” deyen var mı?
“İşimize taş koydu” deyen?
“Hatırlı müteahhitler yarattı, başkasının işini yapmıyor” deyen…
Ne bileyim, “Esentepe’deki işimi halletmek için benden 2 ev istedi” deyen…
Banka hesabında, “kabarma” var mı” mesela…

Öyle olsa, dur otur müdür değişirdi
Var mı Teberrüken Bey…
Yoksa eğer bunlardan hiçbiri…
Mazeretiniz geçerli değil.
Öyle olsa, her yeni proje başlayacağında bir müdür değişirdi bu ülkede.
Hani, “devletlerde devamlılık esas”tı…
Hikaye…
Ya, müdürün dediği gibi, “Başbakan’ın yeğenine” bir kıyak geçilecek…
Ya da Teberrüken Bey’in, “demediği” gibi, ortada başka bir iş var.
Müdür, cesaretle “kendi gerekçesini kamuoyu” ile paylaştı.
Ya müdür kadar cesur değil siyasetçiler, ya da “torpil, adam kayırma, hısım akraba bağları” her yerde…
Parti mi bastırdı Teberrüken Bey?
“Bu müdürü görevden almazsan, seni de bakanlıktan alırız” mı dedi?
Özkan Yorgancıoğlu’nun, ilgili müdürü uzun süredir görevden almamakta direnen Teberrüken Uluçay’a destek verdiği biliniyor.
Ama, devamında Uluçay “nedense” pes ediyor.
O zaman, neden Başbakanın yeğeni atanıyor?
Parti içinde, “müdürü görevden alın” baskısını yapanlar, bir taşla iki kuş vuruyor. Hem müdür gidiyor, hem Başbakan ve Uluçay “okkanın” altında kalıyor.
Ancak…
Söylemediğiniz bir şeyler var…
Ben halen da bir açıklama bekliyor olacağım…
Yoksa, Sayın Uluçay’a söyleyeceğim tek bir cümle kalıyor:
“Sen de herkes gibisin…”

Ve son söz
Dedim ya, biz hep tartıştık tapuyu…
“Usulsüzlükler ve arsızlıklarla…”
Bu yapıdaki sistem değişmedikten sonra…
Her kimse başbakanın atanacak olan yeğeni…
Bu çark, onu da kirletecek…
Onu değilse, ondan sonrakini…
Sisteme ellemediğiniz sürece…
Atamalarınız ancak adamlarınızı “müşavir” yapmaya yarayacak…
Siz de statükoya hizmet edeceksiniz…

***

Kartvizitiniz yok mu “danışman” bey
Bir fotoğraf ulaştı elime dün…
Çok güldüm…
Olay yeri Girne Belediyesi…
Bir süredir özellikle belediye personelinden şikayet geliyordu…
“Vasfının, pozisyonunun ne olduğu bilmediğimiz kişiler, bize talimat yağdırıyor…”
Son olarak da bu fotoğraf geldi haber merkezimize…
Kartvizit yok…
Ortada, “danışman sözleşmesi” yok…
“Not kağıdı” var…
En afilisinden…