Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ülkesi için gaile çeken insanlara ihtiyacımız var…

Kıbrıs’ın kuzeyinde esnaflık hiç bir zaman kolay para kazanılan bir meslek olmamıştır. Esnafımız her dönem can çekişir. Bir yandan banka kredileriyle uğraşır, faizler altında ezilir, buna rağmen üretmeye çalışır, ana hammaddesi de, iş gücü de pahalı olduğundan, ürettiğini satamaz. Haksız bir rekabete maruz kalır.

Esnaf Zanaatkarlar Odası Başkanı Hürrem Tulga da esnafın çileli sesidir.
Dün baktım, Lefke bölgesinde esnaflarla toplantı gerçekleştirmiş.
Yerli ürünlerin iç piyasada tüketimi için gerekli politikaların izlenmediğinden şikayet ediyor.
Öyle ürünler var ki, halkımız ne olursa olsun yerlisini tercih eder zaten. Mesela portakal suyu, mesela peynir, hellim. Ancak bunları gelen turiste yönelik de pazarlamak, satışını arttırmak önemli.
Örneğin Güney Kıbrıs’ta, hangi restorana giderseniz gidin, salata sipariş ettiğinizde onların “feta” dediği beyaz peyniri görürsünüz. Peynirli salata bir Yunan geleneği. Ancak şu anda Güney’de tüm salatalarda feta kullanılması, devletin getirdiği bir zorunluluk. Hem geleneksel tatlarının tanıtımını yapıyorlar, hem de üretimi canlandırıyorlar. Otellerde ya da cafe’lerde taze sıkılmış portakal suyu da zorunlu. Aynısını bizde yapmak zor mudur?
O nedenle Hürrem Tulga söylediklerinde haklı. Ama bir yere kadar.
İşin bu boyutu yanında, en az onun kadar önemli olan etken, fiyat.
Türkiye’den ya da dünyanın bilmem neresinden gelen ürün, yerlinin yarı fiyatınaysa, ne kadar tanıtım yaparsanız yapın, tüketiciyi cezbetmeniz zor.
Üstüne üstlük, ithal ürünlerin tüm çeşitleriyle sergilendiği marketlerle kavgasında, esnaf yine yenik durumda. Şu anda büyük marketler, sadece ithal bakkaliye ürünleri satmıyor. Hazır yemekten, giyeceğe kadar her şey bulunabiliyor. Bu da esnafı doğal olarak bitiriyor.
İşte bu noktada devletin olaya el atmasından başka çare yok.
Lefke örneğinde vurgulandığı gibi, çarşıyla üniversitenin bütünleştirilmesi, küçük esnafın kendini geliştirmek için desteklenmesi, belediyelerin çarşı merkezleri kurulmasına öncülük etmesi, sorunları bir ölçüde azaltıp, çarşıyı canlandırabilir.
Belediye pazarları buna iyi bir örnektir. Bizde pazarcılık çok yeni bir uygulama. Bandabuliya’dan pazara geçişimiz yeni. Ancak belediyelerin desteğiyle yaygınlaşmış durumda ve şimdi yüzlerce insan buradan ekmek yiyor. Vatandaş da çok seçenekli bir alış veriş imkanına kavuşmuş oluyor.
Bu arada, sırası gelmişken, turistik bölgelerde kurulan stantlardan da söz etmek gerekir. Bu gibi daimi çarşılar özellikle turistler için ilgi odağıdır. Dünyanın tüm kentlerinde de bu gibi uygulamalar mevcuttur. Ancak bunlar, kalitesi düşük panayır olmaktan kurtarılmalı. Stantların kurulmasına izin veren belediyeler kalite denetimini de yapmalı.
Zor değil. Yaratıcı insanların üreteceği projelerle kendi ürünümüzü satacak, kendi esnafımızı da canlandıracak yollar yöntemler bulunabilir. Öyle projeler ki, sivil toplum örgütleri, belediyeler ve hükümet tarafından birlikte üstlenilsin.
Tabii önce bu konudaki sorunlara kafayı takan, endişe duyan sorumlu yöneticilere ihtiyacımız var.

YERİN KULAĞI VAR
O DA ŞİKAYETÇİYSE:
CTP Güzelyurt Milletvekili Mehmet Çağlar, var olan sorunlara her gün hiç alışık olmadığımız yenilerinin eklendiğini ve çare üretilmediğini belirterek, “Ülkede kaosun had safhada” olduğunu ifade etti. “Bırakın ekonomik kalkınmayı, insanların yemek yiyecek gücü bile kalmadı” diyen Çağlar, ahlaki, manevi, kültürel ve sosyal değerlerin hızla dejenere olduğunu dikkat çekti. İktidar partisi milletvekili de bunları söyledikten sonra artık, sözün bittiği yerdeyiz…

KALYONCU’DAN TALAT’A ÇAĞRI:
İktidar ortağı CTP’de sular durulmuyor. Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu’na parti içinden tepkiler artarak sürerken, Genel Başkanlığı da tartışma konusu oldu. Partinin ağır toplarından Girne milletvekili Ömer Kalyoncu çağrıda bulunarak, “Eğer Talat gibi isimler ortaya çıkmazsa, niyet belirtmezse, ben aday olabilirim” mesajını verdi… 2013 genel seçimleriyle birlikte başlayan ve son yerel seçimlerde hat safhaya ulaşan parti içindeki kriz, azalmak bir yana, daha da artacağa benziyor…

HÜKÜMET ORTAK OLDU:
Özel bir şirketin daveti ile gittiği Marsilya ziyareti sonrası tepkileri üzerine toplayan, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı’yla ilgili onca iddiayı görmezden gelen Başbakan Yorgancıoğlu’na da tepki var. İşin bir başka ilginç yanı ise, kendi partisine mensup Bakırcı ile ilgili Serdar Denktaş’ın tavrı. İddialara yanıt vermek yerine, sessiz kalmayı tercih eden Denktaş’ın, ilk andan itibaren bu ziyaretten bilgisinin olduğu ve bu nedenle konuşmadığı iddia ediliyor…

ANAYASA’YA AYKIRI YASA:
CTP milletvekili Tufan Erhürman, Ceza Yasası’nda, bakan ve milletvekillerinin rüşvet konusunda yargılanabilecekleri yönünde yaptıkları değişikliğin, Anayasa’nın mevcut haliyle uygulanamaz olduğunu söylüyor. Peki kendileri Anayasa’ya rağmen bu yasa değişikliğini nasıl yapmışlar? Referandumda Anayasa’yı değiştireceklerine o kadar inanmışlar ki, Anayasa’ya aykırı yasa yapmışlar…

NİYE İMHA EDİLMİYOR:
Toprak Ürünleri Kurumu’nun hayvancının yem ihtiyacını gidermek amacı ile Mart ayında Bulgaristan’dan ithal ettiği ve gemide ıslanarak kullanılmaz hale gelen balyaların 267 tonu beş aydır limanda bekletiliyor. Yasal 3 aylık bekleme süresinin dolmuş olmasına rağmen büyük tehlike saçan balyaların hala daha niye orada tutulduğu anlaşılamadı. Geçmişte buna benzer un, kum gibi olayları hatırladığımızda, acaba yine birileri bu işten rant mı elde edecek diye düşünmeden edemiyoruz…

OLMADI BAŞKAN:
Yıllardır dünya devi sanatçıları konuk eden ve sanatseverlere önemli isimleri izleme fırsatı veren Mağusa Festivali, bu yıl sönük geçeceğe benzer. Gazimağusa Belediyesi’nin bu yıl 18’incisini düzenleyeceği Uluslararası Mağusa Kültür-Sanat Festivali’nde, ağırlıklı olarak yerli ve Türkiye’den gelen sanatçılar sahne alacak…

 

ZİRVEDEKİLER
Lefkoşa Türk Belediyesi: Yıllardır yayalara değil, dükkan sahiplerine hizmet veren yaya kaldırımları, sonunda gerçek sahiplerine iade ediliyor. LTB, yayaların yürüyüşünde zorluk yaratan başta taşınabilir reklam panoları olmak üzere kaldırım üzerlerine gelişigüzel yerleştirilen saksı ve benzeri tüm engeller kaldırılmaya başlandı. Yıllardır niye yapılamadı anlam vermek zor. Yeni Belediye Meclisi’ni bu kararından dolayı kutlamak istiyorum…

DİPTEKİLER
Hükümetin Sağır Kulakları: Sendikalar, sivil toplum örgütleri ve vatandaş, Hamit Bakırcı konusunda hükümetin ne yapacağını dört gözle bekliyor, ancak hükümetin başı da, partisinin başı da sanki sağır olmuşlar, duymazlıktan geliyorlar. Toplumun vicdanı rahatsız, ama onlar aksine rahat. Sin de gulle geçsin sözü tam da bu yaptıklarına uyuyor. Ama yanılıyorlar. Bu rahatlıkları, sonunda kendilerini vuracak da anlamayacaklar…

Foto Gündem ….

Erenköy Direnişi’nin 50. yıl dönümü ve direnişte şehit düşenler anıldı. Törene, karayoluyla Erenköy’e ulaşan 2 binin üzerinde vatandaş katıldı. Tören çerçevesinde Erenköy’de yatan şehitlerin kabirlerine çiçekler bırakıldı ve dualar okundu