Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

Ülkemizde reform bir söylem mi.?

Gerçekten yaşadığımız 21 yüzyılda ortaçağ söylemi olan reformun kökeni ile ilgili etkisi söylemi ve anlamını düşündüğümüzde yaşadığımız bu zamanda birçok alanda İdari reform gerektiği bir gerçek olmakla birlikte,toplumunda reformla ilgili düşünceleri ve beklentileri önemlidir.

Sıkıntılarımızı ihtiyaçlarımızı karşılamanın ve  çözüm bulmanın yolları ve yöntemleri konuya ve duruma göre değişmekle birlikte ülke yönetmekle sorumlu siyasal temsilcilerin sorunları çözme kabiliyeti de bir o kadar önemlidir.

ülkemizde  kamunun dahi yönetim biçiminin yönetimde bulunan siyasi temsilcilere  göre değiştiği bir ülkede reform sözcüğünün kişilere yönetimlere gruplara göre de farklı yorumlandığı bir gerçektir.

On yıllardır süregelen ülkemizdeki sorunların temeli olan çağdaş ilerici entelektüel kültürel ve siyasal yapıların yeterince gelişmemiş olması topluma öncülük edecek ve sürükleyecek düşüncelerin etkinliğinin ve etkisizliğinin Sonuçlarını bugünkü yaşadıklarımız bize göstermektedir.

Gelişmiş toplumlarda gelişimin en etkili ölçeği bireyin yaşadığı coğrafyada,ülkede yaşadığı koşullara baktığınızda batı medeniyetinin oluşturduğu çağdaş ülkelerin yaşamının temel ilkeleri olduğunu görüyoruz,buradan hareketle bireyden  başlayan gelişmişlik toplumsal ve ilkesel gelişmişliğe yansıdığı da bir gerçektir.

Ülkemizdeki kamusal geçmişlik hangi referans’a göre ölçmemiz gerektiğini hep beraber değerlendirmek gerektiğine inanıyorum, toplumlara öncülük edecek olan bireylerin gelişmişliği ile birlikte devletlerin halkına yaşamını kolaylaştırmak ile ilgili yasalarla birlikte kültürel düzenlemelerin toplumda uyumlu gittiği bilinir ve anlaşılır bir durumdur en iyi örneği’de bizim ülkemizde görülmektedir.

Gelişmişliği ölçtüğümüz noktanın yerel politikalar noktasından baktığınızda politikacıların popülizm üzerinden söylediklerinin ötesi olmadığı bir gerçektir.

Bir kaç farklı örnekle devam etmek gerekirse.

  • Yerel yönetimlerin yeniden planlanması ve azaltılması noktasındaki çalışmaların adını “reform” koyarak anlatılması bu ülkede yaşayan herkes tarafından bilinmekte ve inanmamaktadır siyasi çıkarcılık ve faydacılığın dışında  yaklaşım oldugu sonuçlarının halkı doğrudan bağlanmasına rağmen meselenin sadece  siyasal partiler düzeyinde tartışılması üzücü ve anlamsız.
  • Girnenin sulu çemberinden kuzeye çatalköy yönüne doğru trafiğin yıllardır  çözümlenmesine rağmen,sebepleri de ortadayken 5 okulun aynı bölgeye ve aynı alanın içinde olması, bölgelerin hızlı gelişiminden dolayı altyapı ve trafik sorununun çözülmediği bir zamanda aynı bölgeye teleferik önerisinin siyasilerin bölgeye ve topluma bakış açısının yanında,şoven yaklaşımların  karşılık bulduğu gerçeği ile bu söylemlere devam ederek,arasına da reform sözcüğünü sıkıştırmayı eksik etmedikleri de görülüyor.

 

  • Dünyanın birçok yerinde kişilerin bireysel hakkı olan eğitim ve öğrenme hakkının kendi inancına ve öğretisine göre alma hakkının bulunduğu ülkelerde eşit yurttaşlık hakkı olarak kabul gördüğü gelişmiş ve reform sözcüğünü geride bırakmış ülkelerde görülmektedir.
  • Bizde ise tekçi yaklaşımların toplumun inançsal kültürel ihtiyaçlarının karşılanmadığı devletin halkın farklılıklarını görmeksizin tekcil davranmaya devam etmesi ülkemizde benimsenmesede  kanıtsandığı bir gerçektir.

Ülkede birçok sorunun temelinde yatan Çağdaş ilerici Seküler entelektüel düşüncelerin etkinliğinin genel yapının içindeki etkisinin yeterince olmaması,toplumun ve ülkenin gelişimi noktasında etkili olmaktadır.

 

Ihtiyaçların ve gelişimin bireyden başlayarak toplumsal talepleri noktasına dönüşmesi gelişmesi çağdaş bir yaklaşımdır.

Toplumumuzun gelişimini  etkileyecek özne bireyden  oluşan toplumun taleplerinin egemen olabileceği zamana mücadele ile varılacağı gerçeğini unutmadan devam etmek zorundayız.

Reform veya Yenilikçi Devrim 16. yüzyılda başlatılarak tüm Avrupa’yı etkilemiştir, bu hareket Avrupa’nın değişim ve dönüşümüne sebep olmuştur.