Doç.Dr. Ceyhun Dalkan, ülkemizdeki prematüre doğumlarla ilgili HK Ajansa konuştu
Selda İÇER
Ülkemizde prematüre çocuk dünyaya getiren aileleri aydınlatmak adına bugün Yenidoğan Uzmanı Doç.Dr. Ceyhun Dalkan ile sohbet ettik. Prematüre bebek kaç haftalık doğar, doğum anında nelere dikkat edilmelidir. Nasıl bir risk taşırlar? tüm bu soruların cevaplarını röportajda bulabileceksiniz. Bunun yanında son günlerde ülkemiz ciddi bir toz bulutunun etkisi altında. Bu havalardan çocukları nasıl kormalıyız. Doç.Dr. Dalkan, “Toz bulutu, özellikle çocuklarda ve bizde ciddi solunum sorunlarına neden olabilir. Astımı, alerjisi ve kalp hastalığı olan erişkinler ve tüm çocuklar bu toz bulutundan korunmalıdır. Korunmanın yolu özellikli maske takmak ve bulutun yoğun olduğu günlerde çocukların dışarıya çıkmasını önlemektir” dedi. İşte detaylar…
Yenidoğan uzmanlığı
SORU: Kamuoyunun sizi daha yakından tanıması adına bize kendinizi tanıtır mısınız?
DALKAN: Kıbrıs’ta lise eğitimimi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde Tıp eğitimi, İstanbul Zeynep Kamil Hastanesi’nde de Pediatri eğitimimi tamamladım ve YDÜ Hastanesi’nde göreve başladım. YDÜ’de Yenidoğan eğitimimi tamamladım. Bu süre içerisinde Fulbright’tan aldığım burs ile 2 aylığına Los Angeles Children Hospital’de Yenidoğan eğitimlerine katıldım, Yenidoğan konusunda Türkiye ve Avrupa’da kongre, toplantı ve eğitime katıldım. 2016 yılında YDÜ Tıp Fakültesi’nde Doçent ünvanını kazandım. Halen Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğretim üyesi, YDÜ Hastanesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Yenidoğan uzmanı olarak çalışmaktayım.

38 hafta altında doğan bebek prematüredir
SORU: Prematüre bebeği nasıl tanımlayabiliriz?
DALKAN: Prematüre bebek, hayata gelmekte biraz acele etmiş bebektir. Normal gebelik süresi 38-42 haftadır. 38 hafta altında doğan bebeklere prematüre bebek denir. 34-37 hafta arası geç prematüre, 34 hafta altı ise prematüredir.

Peratüre doğum mutlaka donanımlı bir hastanede olmalıdır
SORU: Prematüre bebeklerin sorunları nelerdir?
DALKAN: Prematüre doğan bebeklerin doğum anından itibaren çok ciddi sorunları olması beklenir, neredeyse her sistemleri ile ilgili problemler yaşayabilirler. Özellikle kendi vücut ısılarını koruyamadıkları, enfeksiyona açık oldukları için küvöz içerisinde sabit ısıda koruma altında tutulurlar. Akciğerleri gelişmediği için solunum desteği ve akciğer geliştirici ilaç tedavisi gerekli olabilir. Emme-yutma koordinasyonları iyi gelişmediği için özel tüple, anne sütü ile dikkatli bir şekilde beslenmeleri önemlidir. Barsak duvarları iyi gelişmediği, savunma sistemleri enfeksiyonlara açık olduğu için barsaklarda delinmeler görülebilir. Kalplerinde PDA dediğimiz bir damar doğum sonrası açık kalabileceği için ilaçla kapatılması gerekebilir. Kan şekerleri, tansiyonları, kalsiyum vb değerleri yakından takip edilip hızlıca düzeltilmelidir. Bu bebeklere takipleri sırasında gerektiği kadar, ne fazla, ne de az oksijen verilmemelidir. Fazla oksijen gözlerine ve beynine, az oksijen ise beynin oksijensiz kalmasına neden olabilir, sonuçta her iki durum da beyi hasarına yol açar. Belki de en önemlisi, prematüre bebeklerin beyin içerisindeki boşluklardaki kılcal damarları iyi gelişmediği için ani hareketlerde ve tansiyon değişimlerinde beyin boşlukları içerisine kanamalar gelişip bebeğin sakat kalması sonucunu doğurabilir. Bu nedenledir ki, taşıma sırasında bebeğin zarar görmemesi için, prematüre doğumun mutlaka Yenidoğan yoğun bakım Ünitesi’nin olduğu tam donanımlı bir hastanede yapılması hayati derecede önemlidir.
KKTC’de prematüre doğum oranı %10-12
SORU: Ülkemizde prematüre doğum sıklığı ne kadardır ve bu çocukların yaşama tutunmadaki yüzdeliği ne kadar?
DALKAN: Prematüre bebek doğum oranı ülkemizde %10-12 civarındadır. Yaşama tutunma oranları yüksektir, fakat özellikle bu bebekleri daha sağlam bir şekilde, sekelsiz, sorunsuz olarak taburcu etmek için daha fazla mücadele etmemiz, sağlık kalitemizi artırmamız gereklidir.
Yenidoğan üniteleri hayati önem taşır
SORU: Özellikle bazı kliniklerde yeni doğan üniteleri yok ve prematüre doğan çocuklar donanımlı bir hastaneye gidene kadar ciddi bir risk altında mıdır. Nasıl bir yöntem izlenmelidir sizce bu konuda?
DALKAN: Ülkemizde gerçek anlamda aktif Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Dr.Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Dr.Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde vardır. Diğer özel hastanelerde ve kliniklerde Yenidoğan Üniteleri mevcut değildir. Prematüre ve riskli doğumların Yenidoğan ünitesi olan hastanelerde olması ve doğuma en son, en güncel tedavi ve yaklaşımları takip eden Yenidoğan uzmanının girmesi, bu bebeklerin ve tabii ki de ailenin tüm hayatını etkileyecek bir durumdur. Bu bebekler hassas oldukları için doğum sırasında olası canlandırma ihtiyaçları için düşük oksijen verilmeli ve hızlıca belirli tedaviler başlanmalıdır, gecikmeler bebekte sakatlığa neden olabilir. Daha önceden de belirttiğim gibi, beyinleri kanamaya eğilimlidir, o nedenle Yenidoğan ünitesinin olduğu yere taşınırken beyin kanaması geçirebilirler ve ayrıca kan şekerleri ve oksijenleri düşebilir, bebekler zarar görebilir. Bu olası yaşanan sorunlar, hayata erken ve şansız başlayan bebeğin beyninin geriye dönüşümsüz bir şekilde zarar görmesi sonucunu doğurabilir. O nedenle zaten hayata erken gelerek şansız doğan bu bebekleri doğru yerde, doğru ellere teslim etmek onlara daha sağlam bir gelecek sağlamak açısından hayati derecede önemlidir.
Sevgi ile bakım önemli
SORU: Zaman zaman anne-babalar yeni doğan ünitelerinde çocuklarını görmek için ısrarcı oluyorlar. Çocukların sağlığı açısından nasıl bir yöntem izlenmelidir sizce?
DALKAN: Öncelikle belirtmek isterim ki, bu bebekler annelerin babalarındır, biz doktorların değil. O nedenle bebeklerini görmeye, onlara dokunmaya ve sevgilerini vermeye hakları vardır. Sevgi ile bakılan, annesi ile birlikte kanguru bakımı alan bebeklerin daha iyi, daha hızlı iyileştiklerini bildiren birçok yayın mevcuttur. Fakat bu ortamı sağlarken, bebekleri de özellikle efeksiyonlardan korumak gereklidir. O nedenle sınırlı sayıda ve sürede ziyaretçi almak ve el yıkama, maske takma gibi bebeği koruma yöntemleri ile ünitedeki enfeksiyon riskini azaltabiliriz.
Genelde yaşıtlarını 2 yaşında yakalarlar
SORU: Prematüre bebekleri uzun dönemde hangi sorunlar beklemektedir?
DALKAN: Bu bebeklerin en sık sorunu büyüme geriliğidir, o nedenle yeterli ve kaliteli bir beslenmeleri olmalıdır. Sıklıkla yaşıtlarını 2 yaşında yakalarlar. Ayrıca kronik akciğer hastalığı riskleri olduğu için yoğun bakımda takip edilirken düşük miktarda oksijen verilmelidir. Belirli haftanın altında doğan bebeklere, bronşiolitten koruma amacı ile RSV immunglobulin aşısı yapılması onların olası ciddi, hayati akciğer sorunu geçirmesini önleyecektir. Ayrıca bu bebeklerde gelişme, öğrenme ve görme sorunları olabilmektedir. Bu nedenledir ki bu bebecikler, belirli aralıklarla Göz, Çocuk Nörolojisi ve Gelişim uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Tozlu günlerde maske takılmalı
SORU: Ülkemiz son günlerde ciddi bir toz bulutunun etkisi altında. Özellikle çocukları bundan korumak için neler yapılmalıdır?
DALKAN: Toz bulutu özellikle çocuklarda ve bizde ciddi solunum sorunlarına neden olabilir. Astımı, alerjisi ve kalp hastalığı olan erişkinler ve tüm çocuklar bu toz bulutundan korunmalıdır. Korunmanın yolu özellikli maske takmak ve bulutun yoğun olduğu günlerde çocukların dışarıya çıkmasını önlemektir.
Son dönemde astım ve alerji hastalıklarında artış gözlemleniyor
SORU: Son dönemlerde çocuk hastalıkları konusunda daha çok hangi hastalıklar görülüyor ve neden?
DALKAN: Son yıllarda yapılan birçok yayın , dünya üzerinde özellikle astım, alerji gibi hastalıkların arttığı görülmektedir. Bunun nedeni, gıda güvenliğinin olmaması ve soluduğumuz havanın kalitesinin bozulmuş olmasıdır. Yenilen gıdaların genetiği değiştirilmiş ve denetimsiz bir şekilde tarımsal ilaç kullanılmaktadır.
Sakatlık oranımız ne yazık ki fazladır
SORU: Dünya geneline baktığınız zaman çocuk hastalıkları konusunda hangi noktadayız?
DALKAN: Ülkemiz tabiki de bir Afrika ülkesi değildir. Fakat daha alacak çok uzun yolumuz vardır. Özellikle Yenidoğan açısından bakacak olursak, hayatta kalma oranlarımız gelişmiş ülkelerin oranlarının altındadır. ABD, Kanada ve Küba’da erinatal mortalite % 0.3-0.4 iken bizde %0.8’ler civarındır. Ayrıca Sakatlık oranımız çok üzücüdür ki çok fazladır.
Denetim olmalıdır
SORU: Devlet olarak bu konuda yapılması gerekenler nelerdir, eksiklikler var mıdır?
DALKAN: Devlet, Sağlık Bakanlığı bu konuda daha açık ve cesartli politikalar izlemelidir. Öncelikle doğumların olduğu merkezlerin tüm gelişmiş dünyanın öngördüğü, önerdiği ve zorunlu tuttuğu standartlara yükseltilmesi ve bunun Sağlık Bakanlığı’mız tarafından denetlenmesi gereklidir. Ayrıca ülkemizdeki tüm Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitelerini aktif ve verimli kullanılması gereklidir. Bu ülke hepimizindir ve bu çocuklarımız da bizim geleceğimizdir.
Dünyaya çocuk getirmek önemli bir sorumluluk
SORU: Son olarak anne babalara ve anne baba olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir onu alalım?
DALKAN: Dünyaya bir insan getirmek çok önemli, ciddi bir karar ve önemli bir sorumluluktur. Bu kararı verdikten sonra bebeklerini sağ-salim dünyaya getirmek ve olası doğum sırasında ve sonrasında yaşayabilecekleri sorunlarla düzgün şekilde baş edebilmeleri için tam donanımlı, özelikle prematüre doğacak bebeklerin Yenidoğan Ünitesi olan Kuzey Kıbrıs’taki 3 merkezden birinde doğması o bebeklerin tüm hayatını etkileyecek bir karardır.
HK AJANS
































