Tehditle siyaset yapılmaz.
Serdar Denktaş benzer bir dayatma ile karşı karşıyadır.
Neden mi?
UBP’den kovulan, DP’ye gelen, ama aklı UBP’de ve UBP tabanında olanların “UBP kurultayı dönemindeki istihdamlara” sahip çıkması doğaldır.
Bunun için DP’yi tehdit eder pozisyona gelmeleri de doğaldır.
Çünkü, İrsen Küçük, delegeden oy almak için ha bire birilerini devlete istihdam ederken…
Kendisi DP’de ama gözü UBP tabanında olanlar, “İşe girin ama oyu Ahmet Kaşif’e verin” propagandası yapmaktaydı.
Doğru bir tanedir
İçlerinde tanıdıklarım da var…
Kısa süre önce, “İşliyorum ve bu benim hakkım. İkiz çocuğum var, işten durursam günahı boynunuza” diye mesaj aldığım dahi oldu.
Ama ben, istihdamlar yapılırken de karşıydım.
Çarşaf çarşaf isim yayınladım.
Görüşlerim var…
Karşı çıktığım için, aklında, “susmamı” isteyenler oldu.
Susmadım… Yazmaya devam ettim.
O dönem, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da karşıydı…
Şimdi değil…
Ama ben halen daha o istihdamları yanlış buluyorum.
Ta o günlerde, “Bu siyasi rüşvet” dedim, halen aynı görüşteyim…
Ta o günlerde, “Kamu kaynaklarını kullanarak Küçük kurultayda kendisine avantaj sağlamak istiyor” dedim, aynı görüşteyim.
Ta o günlerde “Aldığınız maaşları kar sayın, kamuda istihdam hakkınız değil” dedim, aynı görüşteyim…
Ta o günlerde, tepki göreceğimi bile bile istihdamlara karşı çıktım, arşivler oradadır, bugün de aynı görüşteyim.
Popülizm yetmedi mi?
Ama görüyorum ki, kendi DP’de ama aklı UBP’de, UBP tabanına şirin gözükmede olanlar, popülizmi sürdürüyor.
Popülizmi sürdürürken de, zerre kadar kamu kaynakları umurunda değil…
366 istihdamın devlete yıllık maliyeti 12 milyon TL civarındadır.
12 milyon TL’ye neler olmaz?
Birçok şey olsa da, “Nasıl olsa kamu batmaz” mantığı bu ülkeyi bu noktaya getirmedi mi?
Düşünün, bir parti başkanlık yarışı yapıyor diye…
Bir aday diğer adaya üstünlük sağlasın diye devlete 366 istihdam yapıyor…
Bunun nesi normal?
Bunun devamını hangimiz savunabiliriz ki?
Üzgünüm…
Çok üzgünüm…
Ama kimse, dün “hayır” dediğime, bugün “popülist olayım” diye evet dememi kimse beklemesin.
“Oy beklentim” de yok siyasetçiler gibi…
Denktaş kendisi yapar mı?
Ocak ayında DP Kurultayı var…
Bugün, UBP Kurultayı nedeniyle, yarışmadan, sınavsız, ön münhalsiz, mülakatsız istihdam edilenleri tartışıyoruz.
Diyelim ki karşısına bir aday çıktı Sayın Serdar Denktaş’ın…
366 kişi devlete istihdam eder mi?
“Bu insanların bir suçu yok” diyor Sayın Serdar Denktaş…
Ve devamında da, “vicdanım sızlıyor” diye ekliyor…
Bu ülkede 366 çarpı bilmem kaç tane genç vardır…
Kamuda istihdam olmak için can atan.
Geçtim kamuyu, özel sektörde istihdama razı…
Bunlar için, yani “bütünü” için vicdanı sızlamalı sayın serdar Denktaş’ın.
Topyekun işsizliğin önüne geçmek için çaba harcamalı…
366 inisiyatifi
Dün Başbakanlık önünde eylem vardı…
Eylemcilere kim destek verdi?
UBP’den DP’ye geçen ama aklı halen UBP’de olan sayın Zorlu Töre…
Başka…
Önce “istihdamların Küçük’e avantaj sağlayacağını düşünen”, şimdi ise aynı tabanı yeniden kazanmaya çalışan Sayın Cumhurbaşkanı Eroğlu…
Eylemcilerin başında da UBP Lefkoşa İlçesi Başkan Yardımcısı Sadık Gardiyanoğlu…
Tablo budur…
Bu tablo “ekmeğine sahip çıkanlarla” onların üzerinden siyaset yapanların buluşması tablosudur.
Kimse kusuruma bakmasın…
Kamudan beklediğimiz, “adaletli istihdam” mekanizmasıdır.
Bir de, kamuyu halk adına yönetenlerin, “kamuyu tek istihdam kapısı olmaktan” çıkarması…
































