Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

UBP KURULTAYININ HATIRLATTIKLARI…

Geçtiğimiz Pazar günü UBP’nin Başkanlık seçimleriyle yeni bir dönem başlamadı!

Ne de Sucuoğlu’nun Başkan seçilmesi KKTC için büyük önem arz etti!

Hatta bir hükümetin gitmesi bir diğerinin gelmeye hazırlanmasının  bile tırnak kadar kıymet’i harbiyesi olmadı!                                  Ne geleceklere yönelik ümit kıvılcımı çaktı toplum katlarında ne büyük değişimler müjdelendi!

Hatta ilk kez ve yıllardır özlenen o büyük değişimler adına;  memleketin sakıt Başbakanının nasıl eğlenmekte olduğunun “skandal kaseti” geldi vatandaşların önüne..                                ***                                   KISACA geçtiğimiz Pazar günü UBP’nin kadim taraftarları bir kez daha   partilerinin eskimişlikle köhnemişliğinin tescilinde   gerçekleştirilen  Kurultayına oylarıyla bir  yama daha vurdulardı!                                                                                 ***

Kİ YARIM ASIRDIR   “öyle geldi böyle gidiyor!”

Bundan sonra ve her halde yanına yeni sorunları da alarak böyle gidecek..                                                   ***

AMA BAKIN: Dünyada hangi nedenle olursa olsun hiçbir “varlık” yaratılışının varoluşuna bağlı kalamadı!                              Hatta en büyük olmalarına karşın dinazorlar bile!  En büyük imparatorluklar bile..

Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkının, adadaki “varlığını”   bu haliyle kaç zaman daha sürdüreceğini  de kimseler bilemez!..

Kİ bu halk barışçı çözüm niyetine “Meis adasına taşınmanın,” bugün mevcut Kuzey vatanının yarısının Rum’a iade edilmesinin, hatta barışçı çözüm uğruna Rum tarafıyla bir federasyon şemsiyesi altında birleştirilmesinin   pazarlıklarından bile geçtiydi! Pardon geçirildiydi!                                                       ***

ŞÖYLE DİYEBİLİRSİNİZ? Bu söylediklerinin Pazar günkü UBP Kurultayı ile ne ilgisi vardır?

Zaten ben de bunu söylemeye çalışıyorum. Çünkü o Kurultay’a Denktaş’ın Dr. Küçük’ün mücadele ruhu değil…            Kıbrıs’ta mazlum ve mağdur Türk halkının varoluş savaşımı da değil…

Bundan sonra nasıl bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti  yaratılmasına yönelik soruların cevapları da değil…

KENDİ siyasi partilerinin bünyelerinde bile dirlik ve düzeni sağlayamayanların “utanç  hikâyeleriydi” damgasını vuran!                                                          ***

Kİ AYNİ SIRALARDA BAKIN NELER OLUYORDU? Son dönemlerde sanki Allah’ın takdiri ilahisiymiş gibi  artık hemen her gün Trafik kazalarında ölenlerin yası tutuluyordu..

…TC deki enflasyonun, önümüzdeki günlerde KKTC’i de en olumsuz şekilde etkileyeceğince   yüzde 18’leri orsa edeceği açıklanıyordu..

Hayvan besicileri Başkanı Naimoğulları 50 bin kişinin  borç bataklıklarında mahvolduklarını açıklıyordu…

“Kar İş” Başkanı   Fuat Topaloğlu akaryakıta 6  ayda altı kez zaman yapıldığını söylüyordu..

Tüp gaz 140 TL’e çıkıyordu…

Halk gitgide artan hayat pahalılığı karşısında paniğe kapılıyordu..

Trafik kazalarıyla yarışan “çevre kirliliği” aldı başını giderken memleket çöplüğe dönüyordu..

KKTC, huzursuz, işsiz  ve yoksul hayatların dışa vuran hınçlarında  “ben böyle memlekete böyle ederim” duygularıyla oluşan her türlüsünden   ruhsal kirliliklerde boğuluyordu!..                                                                                   ***

DEVLET OLMAK KOLAY DEĞİL!  Bu lafı söylediğimizden bu yana neredeyse aradan  yarım asır geçti..

Bu yarım asrın yarısında dilimize pelesenk “devlet oluşu,” dünyasal ittifakları ve  birlikleriyle asıl tanınmış Devlet olan Rum toplumuyla çözüm pazarlıkları yapılarak geçti!

***

SİZE BİR ŞEY SÖYLEYİM Mİ: Ankara Kıbrıs sorununu “adil ve kalıcı bir çözüme” götürme başarısı gösteremez…                                      Kuzey’i adadaki Türk halkının geleceklerde kalıcı “vatanı” olarak yaşatacak “tanınmış devlet” oluşunu dünya siyasi çevrelerine kabul ettiremezse…                                        Kıbrıs Türk halkının dış dünyada Filistin  halkı  kadar bile  devlet iddiası kalmayacaktır!

TABİ ki top hâlâ Türkiye’nin ayağındadır.. Ve Kıbrıs siyasi sorununun hakçasına çözümünü sağlamayı başardığında, işte asıl o   zaman dünya barışındaki fonksiyonu ile büyüyüp önem kazanacaktır..

***

HAAA! UBP Kurultayı mı? Her halde bundan sonra  videolarla falan oyun oynanamayacağını öğrenmişlerdir ki  artık İnternete girdiler mi  “devlet nedir, nasıl yönetilir,  yönetmek için neler yapılması gerekir” konularındaki dersleri  okuyacaklar…