Türkiye’de erken seçimler, kurlar, teşvikler

22 Nisan 2018 Pazar | 13:59
Onur Borman

Haftanın sürprizi Türkiye’de erken seçim kararının alınması olmuştur. İşin garip tarafı da piyasalarda döviz kurlarının da düşmüş olması. Piyasalar erken seçimi olumlu algıladı. Bunun ekonomik nedenini henüz izah edebilen olmadı. Çünkü akabinde gerçekleşen bir sonuç oldu.

Yetkililerden Başbakan yardımcısı Sayın Şimşek, seçimlerin öne alınmasının Türkiye’nin beklentilerini iyileştirdiğini, ikinci ve üçüncü reformlara odaklanabileceği ve yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti. Şimşek, piyasaların olumlu karşılamasının nedeninin Cumhurbaşkanlığı seçiminin Mart 2019, ve milletvekilliği seçimlerinin Kasım 2019 yılında yapılacak olmasının piyasalarda 1.5 yıl belirsizlik olarak görüldüğünü ve erken seçim kararı ile bunun giderilmiş olacağının olumlu beklentisi, olarak değerlendirdi.

Bu olumlu beklentinin piyasalarda devamını dileriz. Çünkü son bir yılda TL’sının önemli oranda değer kaybı oldu. Dolarda %10, Euro’da % 28, ve sterlinde %25 değer kaybı oldu. KKTC’de en çok fiyatlandırmalarda kullanılan döviz cinsi Euro ve sterling olduğuna göre bir yılda alım gücünde % 26-27 kayıp olmuş fiyatlar da ona göre  fazlasıyla artmıştır. Değer kaybı alım gücünü düşürdüğü oranda aile masraflarını arttırdığı gibi devlet bütçe masraflarını da arttıracaktır. Dolayısıyla bu yıl bütçesinde finansman kaybı yüksek olacaktır.

Gelir kısmının hemen artan döviz kurlarına ve enflasyona paralel arttırılması mümkün olmamakla beraber veya çok zor olmasına rağmen giderler hemen artmaktadır. Kanaatimce Devlet Bütçesinde kurdan kaynaklanan gelir-gider arasındaki farkın TC Yardımlarıyla finansmanına gitmek uygun olacaktır. Çünkü TL’sındaki kısa sürede yüksek orandaki değer kaybı bir vergi olarak değerlendirildiğinde  finansmanın takviye edilmesi uygun olur.. Borçlanma suretiyle finansman takviye edilmesi borç yükünü daha da arttıracaktır. Zaten alım gücünü kaybetmiş orta kesimin üzerine yüklenme ile dolaylı vergi koymak daha ziyade bunaltacaktır.

Veya diğer finansman alternatifi, kayıt düzeninin sağlanmasından ortaya çıkacak kazançların vergilendirilmesi ve vergi ağının genişletilmesidir ki bu da zaman ister hemen meyvesinin tümünü bu yıl almak mümkün olmayabilir.

Döviz kurları ve diğer sorunlar için Hükümetin açıkladığı önlemler ilk etapta düzeltici önlemlerdir. İcraatta da bir çok adımlar izlenmektedir. Bunun yanında gerek vergi amaçları ve kayıt düzeni açısından denetimler ve maliyet ve fiyat ve kalite denetimlerine de aynı oranda eğilmek gerekecektir.

Bir de teşviklerin gözden geçirilerek geliştirilmesi hedef alınan alanlara yöneltilmesi, ve genelde  şahıs bazında değil genel sektör bazında ve zaman sınırlandırması ile değişen ihtiyaçlara göre gözden geçirilerek düzenlenmesi gereklidir. İlelebet aynı alan ve aynı üretim ve işletmelere teşvik, adaletli bir teşvik olmayıp zaman içinde topluma yük teşkil etmektedir. Bunun yerine hedef alınan sektörlerdeki işletmelerin belli bir seviyeye kadar geliştirilmesine destek  olunması ve buna da süre konarak, ve yıl be yıl oranlar düşürülerek bir düzenlemeye gidilmesi zamanı çoktan gelmiştir. Verimlilik sağlama açısından da işletmeciye bir motivasyon sağlayacak ve daha verimli sonuçlar alınacaktır.

Her ülkede ve Türkiye’de de son yıllarda süre, hedeflere göre zaman ve alan değişikliği teşviklerinin yürürlüğe konması özellikle Kobi’leri ve işletmeleri ve dolayısıyla hedef alınan sektörleri kalkındırmıştır.

Bu yıl Türkiye’de 135 milyar TL’lik bir teşvik paketinin yürürlüğe konacağı Türkiye Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı tarafından açıklanmıştır. Bu teşvik paketi kapsamında KKTC’nin de yararlanması için Hükümetler arası yapılacak temaslarda talepte bulunmak hem KKTC’yi rahatlatacak hem de Türkiye ekonomisi ile paralel bir gelişme imkânı yaratacaktır. Gelecek yıllar için de gelir ve istihdam  kapasitesinin gelişmesine imkân verecektir.