Türkiye’de ekonomide büyüme

Türkiye’de ekonomide büyüme
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Türkiye’de, 2017 yılının 2ci çeyreğinin TÜİK tarafından yayınlanan göstergelerine göre, ilk yarı yılda % 5.1 gibi önemli oranda ekonomide reel bir büyüme oldu. Geçen yıl % 3.2 olarak gerçekleşen büyüme oranına göre bu yıl iyi bir kalkınma hızına ulaşılmış, geçmiş 10 yılın yüksek büyüme oranları tekrar yakalanmıştır.

Büyüme nedenine bakarsak, büyümeyi sağlayan en önemli grubun başında yatırımlar ve ihracatın olmasıdır ki bu sağlıklı bir büyümeyi gösterir. Daha önceki dönemlerde büyümenin ağırlığı iç tüketim harcamalarının yükselmesine dayalı idi. Bu defa % 5.1 büyümeye katkı 2.86 puanla özel ve kamu yatırımları, ve 2.25 puan ile ihracat artışı ile sağlanan katkıdır. Buna karşılık devletin tüketim harcamaları ile ithalatta, geçen döneme göre azalış olmuşsa da vatandaşın tüketim harcamaları büyümeye 1.93 puanlık katkısı ile olumlu yansımıştır.

Büyümede, kredi hacimlerinin arttırılmasının ve getirilen teşviklerin yatırım artışlarına olumlu etkisi olduğu açık.  Avrupa ülkelerine talep artışıyla yapılan ihracatın ve Rusya ile ilişkilerin gelişmesiyle artan ihracatın etkisi de önemli olmuştur.. İkinci çeyrekte ihracat rakamlarında % 10.5 artış sağlanmıştır. Buna mukabil ithalatta ise % 2.3 artış oldu. Cari açığa da olumlu etkisi var.

GSMH içindeki sektör büyümelerine baktığımız zaman sanayide ve inşaatta % 6.3 ile % 6.8 oranında iyi bir büyüme oldu.. Hizmetlerde ortalama büyüme % 5.7 olmakla birlikte bu grup içindeki sektörlerde en büyük büyüme % 10.1 ile bilgi-iletişim ve % 9.4 ile finans –sigorta hizmetlerindedir. Kamu, sağlık, eğitimde % 1.9, diğer hizmetlerde ise % 1.7 ilâ % 5.5 arasında değişmektedir. Turizmde bu yıl geçen yıla göre 2. çeyrekte hem turist sayısında hem de gelirinde önceki yıllardaki seviyeye ulaşmasa da %30 civarlarında bir gelişme olmuştur. Yaz dönemine rastlayan 3.çeyrekte ise turizm kuruluşlarının verdiği açıklamalarla önemli ölçüde gerek Rusya’dan gerekse Avrupa’dan turist artışı sağlandığıdır. Resmi istatistikler henüz yayınlanmadı.

Hükümet yetkilileri Üçüncü çeyrekte, reformların yürürlüğe konacağı ve büyümenin daha fazla olacağı tahmininde bulunmaktadırlar ki bunun için de kapsamlı reformlara ve yatırımların hızlandırılmasına devam edileceği öngörülmektedir. Dış etkilere bakarsak ABD ve AB-Merkez Bankalarının da faiz artırımlarının olmaması sermaye girişlerini Türkiye’ye arttırabilecektir.

Piyasalar, bu kesimden yapılan açıklamalara göre durumdan memnun görünmektedir. Geçen Perşembe günü TCMB- PPK Kurulu  bu safhada faizlerin düşürülmesine dair Hükümet telkinlerine rağmen ve faizlerde ne olacağı soru işaretlerine karşı faizleri düşürmemiş, sabit bırakmıştır. Bu da dıştan sermaye çekilmesi açısından piyasaları rahatlatmıştır. Merkez bankasının büyüme karşısında denge kurması beklenen bir şeydi. Diğer yandan büyüme sağlanırken enflasyonda ve TCMB fonlama faizlerinde de geçen yıla göre artış olmuştur. Enflasyon da faizler de tek haneden çift haneye çıkmıştır. Bu çerçevede Merkez bankası bu yıl sıkı para politikası uygulamaya devam edeceği açıklamasında bulunmuştur. İnşallah iyi sonuçlar KKTC’ye de icraatlar açısından örnek olur.


 KKTC’de bu hafta en çok gündemde olan konular

Vergi affı vatandaşları en çok rahatsız eden konulardan biri olmuştur. Üstelik kararname ile vergi konularının düzenlenmesi hukukçular tarafından da çok tartışılmıştır. Özellikle vergi aflarının ki bu yalnız vergi affı değil her türlü kamu alacaklarıyla ilgilidir, Meclisin kapalı olduğu dönemlerde Kararname ile yapılması son derece yanlış ve hukuksuzluktur. Esasen son yıllarda vergi ve diğer her alanda çalışma ve seyrüsefer ve her türlü vergi ve kamu alacaklarının affı moda olmuştur. Son 15 yılda en az 16 defa vergi türü aflar olmuş ve hatta Vergi Dairesi yetkileri de bu af yasaları ile kısıtlanmıştır. Esasen Vergi matrahları da yapılan değişikliklerle çeşitli yollar kullanılarak düşürülmüştür.. Üstelik Kararnameler ile vergilerle oynamak yasal olmayıp Anayasaya aykırıdır. Hukuksuzluk modası.. 2014 yılında da Kararnamelerle  epeyce vergi afları yapılmıştı… Meclis by-pass edilerek.  Anayasanın 152ci maddesi hangi konularda kararname çıkarılacağını öngörmektedir. Ayrıca 75. Madde de Vergilerin yasa ile düzenleneceğini öngörür.

Hal böyle iken bu vergi ve kamu alacakları affı acelesi nerden kaynaklanmaktadır? Hükümetin açıklama görevi de vardır. Dürüst vatandaşlar, yasalara göre gününde vergilerini yatıranlar, ciddi ve adaletli olmayan idarelerde daima mağdur olmakta, açıkgözler, vergi ödemeyenler, vatandaşlık görevlerini yerine getirmeyenler de ödüllendirilmektedir. Hem de hangi şartlarda? parasızlık gerekçesiyle okullara öğrenci taşımacılığı yapılamayan, yeterli sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi için eksik malzemelerin ve teçhizatın temin edilemediği, okulların tamir ve kapasitelerinin geliştirilemediği, fazla mesailerin çalıştırılarak ödenemediği ve parasızlık gerekçeleriyle bir çok hizmetlerin geciktirildiği bir dönemde vergi ödemeyenlere vergi affı!

Diğer taraftan araç seyrüsefer ve araçlarla ilgili her türlü ruhsatların paralarını ödemek için kuyruk oluşturan vatandaşların çektiği çileler ise her gün şikâyet konusu iken, ve daha geçenlerde bu konuda grev yapılmışken, halâ vergi ödemek için sabahın erken saatlerinde kuyruğa giren insanların saatlerce bekletilerek işkence çektirilmesi ve bu görevi yerine getiren görevlilere de müsait ortamda süratli hizmet verilebilmesi için önlem alınmaması ise, ayrı bir çelişkidir. Yeni bir yer teminine kadar koskoca Maliye Bakanlığı çapında Vezne çoğaltılması veya fazla mesai ücreti ödenerek mesai saatleri dışında da ilgili görevlilerin çalışılmasına olanak sağlanması ve halka eziyet çektirilmemesi için zamanın ve zeminin genişletilmesi bu kadar çok mu zor?  3-4 gün üst üste gidip de izdihamdan geri dönenler var. Devletimize böyle bir Yönetim çaresizliği yakışmıyor.

Okullar açıldı. Sınıflara kayıtların çokluğu dolayısıyla sınıftaki öğrenci sayısının arttırılmasına rağmen, KKTC genelindeki bir çok okullarda kapasite darlığı dolayısıyla çeşitli sorunlar yaşanmakta Cuma gününe kadar öğrenci taşımacılığının yapılıp yapılamayacağının bile belli olmaması, okul tamiratlarına daha şimdi başlanması, kadrolu ve geçici öğretmen atamalarının yapılmaması ve daha bir çok nedenlerle eğitim yılına karmaşa içinde girildiği görülmektedir. Koskoca bir yaz dönemi geçti.  Halkımıza, çocuklara yazık ve günah edilmektedir. Halkın ilk ve orta eğitim alanında devletten öğrenim ve eğitim alma hakkı, devletin de öğretim ve eğitim verme görevi vardır. KKTC Anayasasının amir hükümlerindendir. Çocuklarımıza ve geleceğimize her açıdan yazık etmeyelim..

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman