Köşe Yazarları

TÜRKİYE SÜPRİZ YAPMALIDIR






Tarih, Türkiye’nin eline, Kıbrıs Sorununda önderlik görevini yeniden veriyor.

Anastasiyadis’in ortalığı karıştırmak için ileri sürdüğü 1960 ‘a dönüş isteği , doğru bir şekilde ele alınırsa, Kıbrıs konusunda önderlik yeniden Türkiye’nin eline geçebilir.



Kıbrıs sorunundaki ana kırılma 1963 yılında, Rumların Türkleri yönetimden atma çabalarıyla başlamıştı.

1960 Anayasası’ndaki haklar, Kıbrıs Türklerine, TÜM CUMHURİYETİ kontrol etme ve önemli kararları VETO etme hakkını vermişti

Şimdi Anastasiaydis, 1960’a dönüşle neyi hedeflemektedir? BM ye neyi kanıtlamaya çalışmaktadır?

1960 antlaşmalarına göre devletteki temsiliyet %70-30 şeklinde olacaktı.Bu durumu şimdi nasıl uygulayacak.Bunlar sorulacak sorulardır.

Toprak düzenlemesi, yeni koşullara göre nasıl yapılacaktır. İki bölgelilik, yeniden Kıbrıs Anayasasına nasıl giydirilecektir?

Anastasiadis, kuyuya bir taş atarak, BM sürecinden kurtulup, Kıbrıs’ta çözüm isteyen ana güç olduğunu kanıtlamaya çalışmaktadır. Ancak kuyuya atmaya çalıştığı taş havada ve ona doğru yönelmiştir.

Rumların her planda karşı çıktıkları Garantiler ve Türk askerinin adada bulunması, Anastasiyadis’in şimdi dillendirmeye başladığı 1960 ANAYASASI na dönüşte TEMEL MADDELERDİR.

Türkiye şimdi, “Haydi 1960 Anayasasına dönelim” derse, bu konuda en büyük itirazlar ve ret kampanyaları Rum tarafında yapılacaktır.

Kıbrıslı Türk politikacıların, 1960 Antlaşmasına dönüş söylemine karşı, herhangi bir politika savunamaması da hayli gariptir.

Gerçekte, tüm PARTİLER, Türkiye’nin bu açılıma nasıl cevap vereceğini beklemektedirler

Türkiye, AB ve ABD ile yeniden bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.

Türkiye diğer taraftan, Doğu Akdeniz’de içine düştüğü yalnızlık çemberini kırmak için, Mısır ile açık görüşmeler, İsrail ile ise gizli çalışmalar içerisindedir.

Türkiye, büyük siyasi ve askeri gücünün yanı sıra, yalnızlaşma politikaları yerine, AMERİKA ile yakın ilişkileri olan ülkelerle yakınlaşma politikalarını ön plana geçirmektedir.

Bu Doğu Akdeniz’deki dost arama yeni siyasetleri, Kıbrıs Konusunda da yeni fikirleri mutlaka gündeme getirecektir.

Türkiye Dışişleri yüzyılların tecrübelerini biriktirmiş bir bakanlıktır. Bu Bakanlığın, Kıbrıs konusunda BİRDEN FAZLA politikasının olacağı kesindir.

Türkiye Dışişleri , Anastasiadis’in yeni açılımını mutlaka tüm yönleriyle ele almaktadır. Bu açılımın, Rumları sıkıştıran bir hamle olduğunu mutlaka tesbit etmişler ve karşı hamleyi planlamışlardır.

Türkiye’nın, Kıbrıs’ta iki devletliliği savunan politikaları sadece Rum tarafını sıkıştırmaya yönelik, kısa vadeli bir hamledir.

Türkiye, Kıbrıs’taki  iki eşit egemen devletin gerçekleşmesi durumunda Kürt sorununda zorluklarla karşılaşacağını  da çok iyi bilmektedir. Bu nedenle İki eşit egemen devlet politikasını bir geçiş politikası olarak kullanmaktadır.

Pazartesi günü BM genel Sekreteri ile Anastasiadis ve Tatar’ın öğle yemeğinde, ilginç tartışmaların yaşanacağı kesindir.Tatar, Anastasiadis’in 1960 a dönüş açılımını, Türkiye ile iyice tartışarak, masaya yeni öneriler götürebilecek midir?
Bunu  çok yakında göreceğiz.

 







Başa dön tuşu