Köşe Yazarları

Türkiye seçimlerinden dersler

24 Haziran seçimleri de hızla geçti.Türkiye ve Kıbrıs’ta yaşayan KÜÇÜK BURJUVA  subjektivizminin  içine düştüğü çıkmaz sokak da iyice gün yüzüne çıktı.

Kapitalist düzende, sıradan insanlara küçük çıkarlar veren  ve gücü elinde tuttuğunu  gerektiğinde ZOR YOLUYLA gösteren insanlar, seçimleri kolaylıkla kazanırlar.

Bu analiz Türkiye seçimlerinde yeniden ortaya çıktı.

Tayyip Erdoğan’ın pragmatik politikaları yanısıra, ordu ve bürokrasiye indirdiği darbeler sıradan halkın ekmeğini büyüttü.

Türkiye bütçesinin % 70ini EMEN ordu ve bürokratik yapının gücünün parçalanmasıyla, bu gelirin % 40ı Erdoğan yandaşlarına gitmiş olsa bile, geri kalan % 30luk kısım ANADOLU SERMAYESİNİN büyüyerek, faşist yapıda olan İSTANBUL SERMAYESİ ne kafa tutmasına yol açtı.

Tayyip Erdoğan’ın Suriye’ye girişi de milliyetçi olan ANADOLU İNSANININ oylarını TAYYİP’e kaydıran diğer bir faktör oldu.

FETULLAH  GÜLEN’e karşı yapılan mücadele, Türkiye tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu mücadelede, halkın, Tayyip Erdoğan’ı desteklemesi de, bu seçimlerde yeniden etkili oldu.

Türkiye siyaset tarihinde, siyasi liderler, genellikle askerlerin ön ayak olduğu darbelerde, kararlı durmayarak ve mücadele etmeyerek sınıta kalmışlardı.

Oysa Tayyip, kendi iktidarının ve sivil otoritenin , askerlerin darbesine karşı mücadele etmesinde önderlik  ederek, kitleler içerisindeki kararlı duruşunu daha da pekiştirmişti.

Bütün bunların sonucunda:

Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,86, Muharrem İnce yüzde 30,66, Selahattin Demirtaş yüzde 7,94, Meral Akşener yüzde 7,45, Temel Karamollaoğlu yüzde 0,89 ve Doğu Perinçek yüzde 0,2 oy aldı.

Siyaset, sonuç alma sanatıdır. Tayyip Erdoğan’ı ne kadar eleştirir olsak da, onun politikadaki manevra kabiliyetini ve kitlelerle bağ kurma yeteneğini göz ardı edemeyiz.

Kıbrıslılara gelince:

Kıbrıslılar, Tayyip Erdoğan’ın dışındaki güçlerin büyük bir çoğunluğunun, KIBRISI İLHAK politikasını savunduklarını iyi bilmektedir.

Oysa, Tayyip, seçildiği günden beri BM ye baskı yaparak, Kıbrıs görüşmelerinin başlaması ve çözümle sonuçlanması için, ISRARLA, girişimlerde bulunan tek liderdir.

Bu açık gerçeğe rağmen, iyi niyetli Kıbrıs Türklerinin, Türkiye sosyal demokratlarını  desteklemesi, kendi celladını desteklemekle eşdeğerdir.

Türkiye aydınları Kürt haklarını savunmadan, Kıbrıs Türklerinin özel durumunu dikkate almadan, Tayyip Erdoğan’ın yerine alternatif olamazlar.

Kendi halkını küçümseyen küçük burjuva tavırlar, Kürt ve Kıbrıs halkları söz konusun olduğunda, sosyal demokratlar daima sınıfta kalmaktadır.Bu sınıfta kalmalar da siyaset ortamını Tayyip ve yandaşlarına bırakmaktadır.

Türkiye aydını daha mütevazi, daha alçak gönüllü ve dar milliyetçi bakış açılarından vazgeçerek, hem dünya ile , hem de kendi halklarıyla bütünleşip destek alabilirler.

Ne yazık ki, bu olasılık ÇOK UZAKLARDA durmaktadır.

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı