Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Türkiye İsrail ile barışmalı

Kıbrıs Siyasi sorununu “gündemden düşürmemek gerekir” diyenlerdenim. Kaldı ki KKTC hiç bu günkü kadar “çözüm” ihtiyacı duymadı. Ve bu nedenle KKTC hiç bu günkü kadar büyük yalnızlık yaşamadı.

Ben, sadece bu “çözümsüzlüğü” ve olumsuz etkileriyle dünyadan tecrit edilmişliğimizi düşünürken bile ağlamaklı olurum. Ve nasılsa beynime bir virüs gibi yapışmış takıntıda sürekli, “neden Kıbrıs Türk halkı kendi vatanının esiri olsun, bu bir kader mi” diyerek yakınırım!

Hatta bu nedenle Tatar Hükümetinin yanlışlarını bile affederim. Bu zor günleri iyi atlattılar iyi dayandılar derim.

OYSA çözüm olsaydı şimdi Dünya Sağlık Örgütünün de bir üyesi olurduk, BM’lerin de.. Ve belki de en küçük üye ülkelerinden biri olarak AB’nin nazar boncuğu haline gelirdik..

Hiçbir “şey” olamadık! Türkiye’nin zaman zaman yaptığı parasal katkılar olmasa zaten “yaşama hakkımız” da olmayacaktı.

Bu nedenle “çözümü” tabi ki “nasıl olursa olsun” demeden beklerim.. Ve göz ucuyla Türkiye-Libya ilişkilerine bakarım.

HATIRLARSINIZ, Kıbrıs Barış Harekâtında Kaddafi Türkiye’ye büyük yardımlarda bulunduydu. Ki o yıllarda o Barış Harekâtını gerçekleştirmek Türkiye için zor hatta mucizeydi..

Bu gün de yardım elini, Türkiye Libya’ya uzattı. Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölgelerini oluşturdular. Ayni denizi babasının çiftliği gibi parsel parsel ayırarak zimmetine geçiren Rum-Yunan gaspını durdurdular…

Ne var ki sürekli güçlenen Türkiye hâlâ Kıbrıs siyasi sorununu çözmekten çok uzaktır.  Çünkü bölgede oluşturduğu “ittifaklarda” bir boşluk var ki onu doldurmadan Kıbrıs sorunu çözme konusunda daha çok uzun yıllar beklemek zorunda kalacaktır. Üstelik Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri de hep fırtınalı olacaktır.

İSRAİL’den söz ediyorum. Ki Erdoğan “Filistin”i kayırma uğruna, Netanyahu’ya “one munite” diyerek perdeyi viran eylediydi de hâlâ ilişkiler düzelmedi. Hem de “nankörlük yaptı” dediğim Filistin’in Rum Yunan mutabakatı içinde yer almasına rağmen..

Oysa İsrail Kıbrıs siyasi sorununda büyük rol oynayabilir.. Kaldı ki zaten KKTC deki Türk toplumuna uzak da değiller.. Hatta küçük kolonileriyle içimizdeler.. Yine de “pekala ama neden İsrail” sorusuna verilecek cevap ise şudur: İsrail dünyadaki lobileriyle etkin ülkelerden biridir. Amerika’da kartel ve tröst sahibidirler.. Büyük Medyayı etkinliğince ellerinde tutmaktadırlar.. Ve Bu Yahudiler hemen şurada, az biraz Güneydoğumuzda 300 km. ötemizde, süratli feribotlarla iki üç saatlik mesafedeki komşularımızdırlar. Kaldı ki zaten  Yıllarca feribotlarla bu adaya (hep de Türk olan yerlere) günü birlik gelip gitmişler, otellerimizde kalmışlardı..  Bugün de Karpaz’ı mesken tuttular…

KISACA eğer “iki Devletli” dolayısıyla “siyasi eşitliğe” dayalı bir çözümde yerimizi almak istiyorsak Türkiye’nin İsrail ile barışması yeniden ayni ittifak içinde yer almaları kaçınılmazdır..

İnanın böyle bir siyasi gelişme Sadece çözüm yollarını açmayacak, Rum-Yunan ikilsinin Doğu Akdeniz’deki oyunlarını da bozarken sosyoekonomik yönden de faydasını göreceğimiz aşikârdır..


KISACA TAKILDIĞIM: (BEN YAPARIM OLUR.)

Her zaman yazıp söylerim. Bizde “yetkili” vardır ama “sorumlu” yoktur.

Kamu görevlerinde dökülüyorsak nedeni budur. Astronomik maaşlarla yarattığımız atadığımız “tepe adamları” “yetki” satarlar ama “sorumluluk yüklenmezler!”

Bir devrelerde UBP iktidarlarının hastalığıydı: Devlet kademelerini “Yetkililerle” doldurur, müşavirler yaratırlarken “ben yaparım olur” hastalığına yakalandıydı!

Sonuçta “yetkiler” sorumsuzca kullanılınca partizanlıkla popülizm de öne çıkınca… İşte bugünkü Devlet yapımız oluştu! Artık “reform” lafından başka bir laf etmiyoruz çünkü çarpılmadık, hasar görmedik tarafımız kalmadı..

NE söyleyecektim? Ülkeye özel izinle gelen ve içinden çıkan uzman kişiler falan derken… İkinci bir artçı deprem de KKTC’i, Başbakanlığa bağlı Covid 19 Koordinasyon Konseyi Başkanı Sibel Siber ile üyelerinin istifasıyla salladı!

Hükümetin “ben yaparım olur” tutumuna; “hayır olmaz” diyen Siber ve ekibi “Bakanlar Kurulunun bilimsel görüş almadan kendi başına buyruk kararlar alması” nedeniyle istifa ettiler.. Çok da iyi ettiler, yakıştı..