Köşe Yazarları

Türkiye hapşırsa biz nezle…

Türkiye asla yaşamamsı gereken kötü bir şey yaşıyor galiba.

Hele de bu konjonktürde.

Doğuda artık bir iç savaş görüntüsü veren çatışmalar yaşanırken.

Suriye’den atılan füzelerle hergün  ölümler yaşanırken.

Ekonomi kırılgan bir yapıda buz üstünde giderken.

Bütün ekonomik göstergeler tehlike çanları çalarken ve döviz patlamak için fırsat kollarken,  Türkiye’nin AK Parti içinde iktidar kavgası ve Cumhurbaşkanı ile Başbakan çekişmesi  yaşama lüksü olmadığını sanıyorduk fakat yanıldık.

“Ben farklı bir cumhurbaşkanı olacağım” diyerek cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Erdoğan, farklılığını Başbakan Davutoğlu’nu istifa etme aşamasına gelecek denli ortaya koyuyor.

Kafasında başkanlık sistemine geçme fikri, bütün yapıyı buna göre dizayn etme hırsı ve AK Parti de bırakın tam kontrol sağlamayı Ak Parti Başkanı gibi davranma pozisyonu belli ki bir dizi problemlere yol açtı.

Bu problemler de “asla iç sorun yaşamaz” denilen AK Parti’yi çatırdatmaya başladı.

Erdoğan şimdi hem cumhurbaşkanıdır hem başbakan. Üstüne AK Parti Genel Başkanıdır da.

Ve kurduğu bu kendine göre sistem Türkiye’ye zarar vermektedir.

 

***

 

Türkiye’de hükümet krizi ve Başbakan’ın istifa edeceği haberlerine eminim bizim çiçeği burnundaki hükümet çok üzülmüştür.

Daha dün bile Başbakan Özgürgün “protokole hemen imzalayacağız,önümüzdeki hafta bitireceğiz” deyip duruyordu.

Şimdi Türkiye Başbakanının istifası demek aylar sürecek bir gecikme demektir.

Ve tabii ki belirsizlik.

Çiçeği burnunda hükümet için gerçekten kötü bir haber.

Bütçenin durumu malum.

Maaş ödemek için alınan borç ne olacak?

Ve tabii ki yeni maaşlar nasıl ödenecek?

Piyasaya olan yüz milyon liralık borçlar nasıl ödenecek?

Ve en az bunlar kadar önemli duran yatırımlardır.

Türkiye’de hükümetin düşmesi, yeni hükümet kurulması demek en az 2 aylık bir süre kaybı demektir.

Üstelik yeni gelecek olanların ekonomik protokolle ilgili nasıl bir tavır ortaya koyacakları bilinmezdir ve ciddi bir risktir.

Daha da özelleştirmeci ve dayatmacı bir tavırla karşı karşıya kalınması sözkonusu olabilir.

 

***

 

“Türkiye hapşırsa biz nezle oluruz” gerçeği bir kez daha yaşanıyor.

Bu gerçeğe artık alışmalı mıyız?

Zor.

Çünkü acı çeken ve mağdur olan biziz.

Eğer kendi ayakları üzerinde duran bir yapı kurmazsak, bir çözüme ulaşmasak böyle sürüp gidecek…

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı