Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TÜRKİYE EKONOMİ POLİTİKALARI ETKİSİNDE K.K.T.C.

Finans kapitalin önlenemez hırsı insanlığın refaha erişmesine mani oluyor. Yakın dönemde de bu açmaza çözüm bulunması yönünde herhangi bir umudum yok.

Bugün içinde bulunduğumuz ekonomik ve siyasi ortam maalesef beni bu umutsuzluğa itmektedir. Bir taraftan Kıbrıs sorununa aşırı milliyetçi anlayışla bulunamayan çözüm diğer taraftan finansörümüz Türkiye’nin içine düştüğü yanlış ekonomi politikalarının bizi sürüklediği açmaz. Bizlerin bu konuda ki çözüm üretmekteki beceriksizliğimiz ve isteksizliğimiz beni umutsuzluğa iten temel iki unsuru oluşturmaktadır.

Günden güne fakirleşen Kıbrıs’lı Türklerin yüksek enflasyon sonucu oluşan pahalılık neticesinde meydana gelen alım gücünde ki düşüş piyasa faaliyetlerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Finansörümüz Türkiye’nin içine girdiği enflasyon sarmalı, bizi direk olarak aynı para birimini kullanmamızdan ötürü Senyoraj Vergisi yönünde etkilerken Türkiye’de oluşan enflasyon bize yani KKTC’ye direk ithal yoluyla gelmektedir.

KKTC’de erken genel seçimler sonucu oluşacak olan yeni siyasi otoritenin ithal enflasyonu önleme kabiliyeti olmayacaktır. Bu ne teorik olarak ne de pratikte mümkün değildir. Bu politikayla Türkiye’de ki enflasyonun düşmesini bekleyemeyiz. Peki enflasyon Türkiye’de düşmesi bu politikayla mümkün mü?

Türkiye Ekonomi politikası yüksek açık veren cari dengeye odaklandı ve bu açığı azaltmayı kendine hedef seçti. Doğru bir politika. Kim ister ki yüksek cari açıkla ekonomi yönetmeyi? Fakat seçilen yol yanlış. Yani düşük faiz, yüksek enflasyon, yüksek kur.

Türkiye de %60 enflasyon vardır (düşük açıklanmaktadır). TCMB borç verme faizlerini %15 yaparak talep enflasyonu yaratmaktadır.

Bu durumda cari dengeye varmak mümkün değildir. Çünkü bir sarmal başlamıştır. Enflasyon- Devalüasyon sarmalı.

Düşük faiz politikası ile oluşan yüksek enflasyon devalüasyonun sağlayacağı getiriyi sıfırlayacaktır. Bu durumda cari dengeye ulaşmak mümkün olmaz. TCMB para basmaya devam ediyor. Diğer taraftan bütçe açığı sürekli artıyor, (faiz dışarıda tutulsa bile) bu şekilde enflasyon düşmez.

Bu şartlar altında Türkiye’de ekonominin devam etmesi çok zor tabi ki KKTC’de de.

Eğer Türkiye’de bugünkü ekonomi anlayışı ve “Yeni Ekonomi Politikası” böyle devam ederse 2-3 yıla kadar %100 enflasyon ve 30 Türk Lirasını görmüş bir dolar kuruyla karşı karşıya kalacağız.

Enflasyon ülkede ki mal ve hizmetlerin diğer ülkelere göre daha pahalı olması demektir. Dolayısıyla ülkede ki mal ve hizmetlerin değerini ucuzlatmak gerekir ki cari dengeye ulaşılsın. Enflasyon düşmeden cari açık düşmez. Dolayısıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak bu küçük ölçek ekonomisinde yüksek kur, yüksek enflasyon bizi kemirir ve durgunluğa sürükler.