Köşe Yazarları

TÜRKİYE 1960’A DÖNÜŞ

Erdoğan Özbalıkçı yazdı






 

       Anastasiadis bir ay içerisinde ikinci kez, yeni koşullarda 1960 Anayasasındaki haklar temelinde Kıbrıs Cumhuriyetinin yeniden canlandırılmasını talep etti.



       Anastasiadis’in bu talepleri gerçekte zaman kazanmak ve kendisini haklı göstermek için yarattığı bir senaryodur.

       Tarihte, sundukları önerilerle kendi kuyularını kazan çok lider vardır.

       Türkiye, son birkaç ayda, Mısır’la, Birleşik Arap Emirlikleri  ve İsrail ile yeniden yakınlaşma politikası izlemektedir.

       Bu yakınlaşma politikasına dönüş, sıkışan ekonomi ve yalnızlaşan Dış İlişkilerin yarattığı zorunluluktan kaynaklanmaktadır.

       Türkiyenin İsrail ve Mısır ile olan ilişkilerini yeniden geliştirmesinin önünde, Kıbrıs Sorunu da önemli bir engeldir.

        Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ın bulduğu gaz yataklarının işletilmesinden Türkiye de faydalanmak istemektedir.

       Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Enerji oyununa katılabilmesinde Kıbrıs Sorununun çözümlenmesi gerekmektedir.

       Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunda, Türklere verilen haklar, federasyon temelindeki bir çözümde bile elde edilemeyecek haklardır.

       Bu haklardan en önemli iki tanesi, GARANTİLER ve Cumhurbaşkanı Muavini’nin VETO yetkisidir.

       Bu Veto yetkisini değiştirmek için Makarios çok uğraşmış,  ancak hukuksal olarak başaramayınca, Kıbrıs Türklerini 1960 Cumhuriyetinden atma yoluna gitmiştir.

       Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklardan diğer bir hak ise, Cumhuriyetteki yapılanmanın % 30 unun Kıbrıs Türklerinden olması hakkıdır.

Nüfusun % 20sine sahip olan bir toplumun her alanda % 30 hakkına sahip olmasını Rumlar hiçbir zaman

sindirememişti.

       Türkiye’nin adada yasal olarak askerini bulundurma hakkı da, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş antlaşmasından kaynaklanmaktaydı.

       Türkiye ve Kıbrıs Türk yöneticileri, Kıbrıs konusunda attıkları adımların, Rumların adımlarına karşı bir TEPKİ olduğunun sık sık dillendirmektedirler.

       Anastasiadis’in yeni bir MANEVRA olarak ileri sürdüğü 1960 Antlaşmasının yeniden düzenlenmesi teklifi, Türkiye’nin atacağı yeni hamlelere de zemin sağlayabilecek bir açılımdır.

       Türkiye, Kıbrıs Sorununu çözmeden ne Doğu Akdeniz’de, ne AB de ne de Orta Doğu’da avantajlar kazanamaz.

       Kıbrıs  sorununun, şöyle veya böyle bir şekilde çözülmesini de en fazla isteyen güç Amerika’dır.

       Amerika, NATO nun Güney Doğu Kanadında yer alan Yunanistan ve Türkiye’nin Kıbrıs Sorunu nedeniyle sık sık dalaşmasından rahatsızdır.

       Kıbrıs Sorununun halli, ABD ve Batı’nın Rusya’ya karşı, bölgede daha büyük bir üstünlük kazanmasına yol açacaktır.

       Anastasiadis’in çağrısı, gerçekte Kıbrıs konusunda SÜNGÜSÜNÜN DÜŞTÜĞÜ anlamındadır.

       Rum tarafında, birçok çevre, 1960’a dönüşün, Türkiye’ye yeni avantajlar sağlayacağı görüşündedir.

       Türkiye, 1960 Anayasasında yazılı hakların yanı sıra, toprak konusunda yapılacak yeni düzenlemelerle, adada iki etkin yönetimin kurulabileceği kararına varabilir.

       Kıbrıs sorunu  zaten, ömrünü tamamlamış bir sorundur.Bu sorun da,KIBRISLILARA RAĞMEN Dış ülkelerin hazırlayacağı bir uzlaşma ile, aniden sonlandırılacaktır.







Başa dön tuşu