Köşe Yazarları

TÜRK LİRASININ DEĞER KAYBI VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER 







Kıbrıslı Türkler son yıllarda gittikçe fakirleşen bir yapıyla yaşamlarını sürdürmeye çalışırken bozuk olan gelir dağılımının daha da bozulduğu bir ortamda sürekli düşen alım gücüyle boğuşuyor. Değersiz Türk lirası kullanımının dezavantajıyla yarınlarına ümitle bakamamakta ve ekonomik aktivitede pazar faaliyetlerinde de ciddi oranda aksamalar yaşamakta.




İslami finans modeline geçme çalışmaları çerçevesinde piyasanın tüm muhalefetine rağmen ekonomi bilimine ters gelen uygulamalar içine giren Türkiye’deki yönetim maalesef Türk lirası’nın dünya da en değersiz para birimleri içine sokmayı başarmıştır.



Türk lirası niçin hızla değer kaybediyor? Her zaman belirttiğim gibi iki nedeni var. Bu nedenleri uzun uzadıya yazmayacağım. Çok özet olarak birinci neden dışsal etkenler.

Dolar endeksi sürekli yükselişte. Yani dolar diğer para birimlerine karşı değer kazanıyor. Dolayısıyla Türk Lirasına karşıda değer kazanıyor. Dolar diğer para birimlerine karşı %2-2,5 puan değer kazanıyor fakat Türk lirası dolara karşı daha yüksek oranlarda değer kaybediyor. Demek ki Türk lirasının %2-2,50’tan daha fazla değer kaybı dışsal faktörlerden kaynaklanmıyor. Tamamıyla içsel nedenlere bakmak gerekir. Bu nedenlerin başında faizlerin indirilmesi enflasyonun %23 olmasına karşın faizlerin %15’lere indirilmesi ve halen daha burda ısrar edilmesi. Faizin enflasyonun nedeni olduğunu söyleyen bir ekonomi politikası ve aynı zamanda cari açığın düşürülmesi enflasyon sorununu çözmenin temel taşı olduğunu vurgulaması acemi ekonomi yönetiminin söylemlerinden başka bir şey olmadığı anlaşılıyor. Buna göre faizin düşürülmesi enflasyonu çözecek. Kuru yükseltecek. İhracat artacak. İthalat düşecek, cari açık ve enflasyon sorunu çözülecek. Böyle acemi bir denklem. Bütçe açığı enflasyon üzerinde daha etkili. Yani cari açıkla enflasyon arasında ve hatta kur arasındaki ilişki bu işi yani enflasyon ve faiz meselesini açıklayacak bir ilişki değildir. Bu gelişmeler Türk lirasının değer kaybını açıklayacak genel gelişmelerdir.

Faiz enflasyonunun nedeni söylemi bilinçsizce bir söylem olurken faiz enflasyonunun sonucudur.

Türkiye’deki enflasyonun nedeni ekonomideki risk artışlarıdır. Bunlar ekonomide beklentileri olumsuz etkiler. Bunun sonucunda Türk lirası değersizleşir. Bunun sonucunda da fiyatlar yükselir ve enflasyona yol açar.

Kısacası Türkiye ekonomi yönetimi ekonomide bilime ters hamleler yapmaktadır.

Bütün bu olanlar karşısında bizler Türk lirasının bu gelişmelerine karşın. Karşımıza çıkan olumsuz sonuçları kısa vadede nasıl göğüsleyeceğiz? Neler yapabiliriz konusunda önermeler yapmak istiyorum.

-Ülkemiz ekonomik yapısı ithalata dayalıdır. İthal ettiğimiz ürünlerin gümrüklerde USD doları üzerinden yapılan işlemlerin Türk Lirası’na dönmesi.

-Özel eğitim kurumları ile yapılacak istişare sonucunda şu anda oluşan fırtınanın gidişatına bağlı olarak kur sabitlemesine gidilmesi ve kur riskinin kaldırılması

-Reel sektörde çalışanların yaşam düzeylerini ciddi anlamda etkileyen kur artışlarının getirdiği olumsuzluğu kısmen ortadan kaldırmak için Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun bir an önce toplanıp yeni asgari ücretin belirlenmesi

-Sosyal Sigorta emeklilerinin emeklilik maaşlarının düzenlenmesi

-Özel kesimin bankalara olan döviz borcundan kaynaklanan kur farklarının bir kısmının Maliye Bakanlığı bünyesindeki kullanılmayan fonlardan karşılanması için çalışma başlatılması ve sonuçlandırılması

-Reel kesimin bilançolarına yansıyan kur farkı gelir ve giderin sene sonu vergi matrahına iade edilmesi

-Pazar faaliyetlerine negatif yönde yansıyan pahalılığın önüne kısmı geçilebilmesi için özel harcama malları hariç diğer ürünlerin KDV indirimine gidilmesi

-Kişisel vergi muafiyetlerinin artırılması ve vergi matrahında düzenlemelere gidilmesi

-Etkin denetimle kayıt dışılığın kontrol altına alınması bu konuda ülkemizde faaliyet gösteren muhasip-murakıplarla toplantılar yapılıp görüş alınıp çalışmalar yapılması.

-Bankaların maliyetlerini azaltıcı etki edecek olan zorunlu karşılıklara MB’nin verdiği faiz %0,3 puan artırılması,

-Tahakkuku yapılıp toplanmayan vergilerin toplanması için faaliyete geçilmesi

-Hane halkı döviz borçlularının kur farkından dolayı doğan zararlarının devlet tarafından karşılanması

-Belli bir periyot için yapılacak olan bahsettiğim düzenlemeler sonucu (genel kur sabitlenmesinden bahsetmiyorum) bütçeye yansıyacak negatif sonuçların doğması halinde Türkiye Cumhuriyeti ile yapılacak istişare sonucu bütçeye katkı sağlanması.

Bunun zorluğunun farkındayım fakat şu anda ortaya çıkan negatif durumun bizden kaynaklanmadığı gerçeği var. Türk Lirası kullanmamızdan ve ekonomimizin bu sonucu absorbe edemediğinden ötürü ekonomimizin bunu kaldıramadığını anlatmamız ve finansman sağlamamız gerekmektedir. Bu senyoraj vergi katkısı ve kur farkı katkısı olmalıdır.

Ortaya çıkacak olan çöküntünün telafi edilmesi uzun zaman alacak ve bunun sonucu gerek özel kesimin gerek reel kesimin gerekse kamu kesiminin ekonomik anlamda zayıflamasını sağlayacak. Bu gibi sonuçların örneklerini önceden 2-3 kez yaşadık.









Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu