Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

TÜRK LİRASI MAĞDURU BİZLER

Dünyanın her tarafına dağılmış dolarların tutarı 2 trilyon tüm ülkelerin Merkez Bankaları dolar rezerve tutuyor.  ABD GSYH’nın  %10’una kadar nakit parayı piyasaya çıkarıyor. Yani dolar çok kontrollü bir şekilde piyasada dolaşıyor ve iddia edildiği gibi yüksek emisyona sahip değil. Dolar bütün dünyada kullanılıyor. Meseleye Türkiye açısından bakacağım çünkü bizde Türk lirası kullanıyoruz. Para Politikası Türkiye’nin, etkilenen ise biz.

Türkiye’nin yaklaşık 40 milyar dolar banka rezervi mevcuttur. Bu miktar ödünç alınan ve milli olmayan miktardır. Yani her an bu para sahipleri tarafından geri çağrılabilir. Ödemek zorundadır. Şu anda birtakım bankaların açık pozisyonlarını da dikkate aldığımızda aslında Türkiye Bankalarının rezerveleri eksi çıkıyor.

Şimdi Türkiye son aylarda yukarıda bahsettiğim 40 milyar dolarlar ile yani başkalarına ait olan bu rezerve ile dolar kuruna müdahale etmeye çalışıyor. Yani dolar satarak. Bu mümkün olmaz. Size ait olmayan 40 milyar dolar ile 2 trilyon dolara yön vermek mümkün mü? Mümkün değil. Doları ABD basıyor kontrol ABD’ de Türkiye  dolarları ödünç alıyor ve ABD  milli parasına müdahale etmeye çalışıyor. Olmaz burada yanlış  politika var.

Dolara dolar ile müdahale etmek  yerine Türk lirası ile müdahaleyi yapmak yanı Türk lirasının değer kazanması için Türk lirasına yön vermek, Türk lirasını değerli kılmak gerekmektedir ki Türk lirası tasarruf aracı olarak kullanılsın. Yani insanların güvenini kazanıp tasarruf olarak Türk lirası  tutulsun Türkiye’de tasarrufların %60’lık kısmı dolar cinsinden yanı Türk insanı kendi milli parasını tasarruf aracı olarak görmüyor.

Kısa vadede ve palyatif olarak bunun yolu faizi artırmak tasarruf sahiplerine (birikimlerine) karşı reel getiriyi sağlamak ancak dolara olan talep böyle düşer. Bu geçici bir çözümdür elbette  ki  yapısal reformların olmadığı bir Türkiye ‘de Türk lirasının kalıcı değerlemesi mümkün değildir.

Peki biz ne yapabiliriz? Kullandığımız para üzerinde hiçbir otoritesi olmayan KKTC’nin  TL’nin değer kaybı ile ilgili yapacak, alınacak hiçbir önlemi yok. Bu ilk değildir. Yıllarca Türk lirasının değer yitirmesinden ötürü mağdur olan ve fakirleşen bizler aynı zamanda gerek borç faizlerinin altında gerekse ithal ettiğimiz para politikalarının altında mağduriyetimiz  gittikçe artmaktadır.

Bizim yapacağımız istikrarlı bir para birimine geçmek  için tartışmaların başlatılması ve siyasi iradeyi ortaya koymamızdır.