Köşe Yazarları

Kuşaklar İçinde İnsanlar






Son zamanlarda 2000 yılı ve sonrası doğumlu nesilden bahsederken Z kuşağı ifadesi sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Z kuşağı şöyle, Z kuşağı böyle diye o kadar çok bahsediliyor ki. Peki diğer kuşaklar? Acaba siz hangi kuşaktansınız ve ait olduğunuz kuşakla ilgili ne kadar bilginiz var? Kuşakların karakteristik özellikleri belirlenirken ait oldukları zaman dilimindeki sosyal, ekonomik, tarihi, politik ve teknolojik şartların etkisi olduğu vurgulanmaktadır. Gelin hep birlikte bu kuşakları günümüzden geriye giderek tanıyalım.

Her ne kadar günümüzün en çok bahsedilen kuşağı Z olsa da, onların da yenisi var. 2013 ile 2025 yılları arası Alfa Kuşağı olarak adlandırılıyor. Onların nasıl bir kuşak olduğunu veya olacağını konuşmak için çok erken. Bu kuşağın özelliklerini yaşayarak, ileriki yıllarda görmüş olacağız.  Şimdilik Alfa kuşağı ile ilgili olarak, oyuncaklar yerine güncel teknolojik aletlerle vakit geçiren ve içine kapanık çocuklar oldukları öngörülüyor. Alfa Kuşağı şuan var olan ama henüz karakteristik özellikleri belli olmayan en yeni kuşaktır.

Z Kuşağı’nın başlangıç yılı için farklı görüşler var. 1995, 1997 ve 2000 yılında bu kuşağın başladığını söyleyenler var, ancak genel olarak Z Kuşağı 1995 ile 2012 yılları arasında doğanların kuşağı olarak belirtiliyor. Bu nesil hem çok şanslı, hem de çok şanssız diyebiliriz. Şanssız, çünkü yaşamı bütünüyle dijital bir dünya olarak algılıyorlar, bilgisayar oyunlarına tamamıyla bağımlılar. Çok şanslılar, çünkü onlar teknolojinin içine doğdular ve dijital dünyayı öğrenmek için diğer kuşaklara nazaran çaba göstermek zorunda kalmadılar. İnternet dünyasının bilgi erişimi kolaylığının tadını çıkarıyorlar. Bu yüzden Z Kuşağı oldukça hızlı düşünüp, hareket eden, engellere direnen, hırslı, istediğini elde etmek için savaşan ve kendine güvenen bireyler olarak tanımlanıyor. Z Kuşağı’nın bu kadar öne çıkmasının ve konuşulmasının nedeni olarak, hırslarını ve çatışmalarını gösterebiliriz.

Y Kuşağı’nı 1980 ile 1999 yılları arasında gösterenler de var; 1981 ile 2000 yılları arasında doğanların kuşağı olarak kabul edenler de. “Milennial Kuşağı” olarak da ifade edilmektedir. İngilizce Y “Vay” olarak telaffuz edilir ve bu da İngilizcede “Why?”  Türkçede “Neden?” anlamına gelmektedir. Y Kuşağı, hayatın her alanını sorgulayan, irdeleyen ve yükümlülükleri eleştiren yapılarından dolayı Why Generation (Neden Kuşağı) ismi ile adlandırılmıştır. Onlar da Z Kuşağı gibi teknoloji ve dijital dünyaya uyumludurlar, değişime ve yeniliklere açıktırlar. Bu nesil, yüksek eğitimli özelliğiyle, kendi içinde diğer kuşaklardan farklı olarak bir çeşitliliğe sahiptir. Onların ise en büyük şanssızlığı 2008-2012 Küresel Ekonomik Kriz ve Covid-19 Küresel Salgın yüzünden, dünya genelinde en yüksek oranda işsizliği yaşayan kuşaktır. Dünyanın en kalabalık kuşağı Y Kuşağı’dır.

X Kuşağı’nı 1965 ile 1980 yılları arasında doğanlar oluşturmaktadır. Sokak kültürüyle büyüyen nesil olarak da bilinirler. Teknolojinin hızlı ilerleyişine ve pek çok yeniliğe tanık olmuşturlar.  Dijital olan ve olmayan dünyanın iki yönünü de yaşamış ve her ikisinin öneminin bilincinde olan, mantıklı bir nesil olarak görülmektedirler. Bir yanı gelenekçi, diğer yanı teknolojik bir kuşak da diyebiliriz.  Bu nesil, girişimciliğin Rönesans’ı olarak kabul ediliyor. Beceriklidirler ve problem çözme yetenekleri çok iyidir. Bu kuşağın üyelerinin toplumsal sorunlara duyarlı, global düşünen, mücadeleci ve kültürel çeşitliliğe hoşgörülü bir yapıda olduğu belirtiliyor. X Kuşağı, bir ailenin ortanca çocuğu gibidir. Kendinden önceki Gelenekçi Kuşak ile çoğunlukla gölgesinde kaldıkları Y Kuşağı arasında sıkışmış gibidirler. İşte tam da bu yüzden X kuşağı “Geçiş Kuşağı” olarak da anılmaktadır.

Bebek Patlaması (Baby Boomer) Kuşağı 1940 ile 1960 yılları arasında doğan nesildir. 2. Dünya Savaşı sonrası, bu tarihler arasında doğan yaklaşık bir milyar bebekten dolayı bu isim verilmiştir. Bu dönemde, dünya genelinde doğum oranlarında büyük bir artış yaşandığı vurgulanmaktadır. Bu kuşağın tamamının emekli grubu olduğunu düşünmüşseniz yanılıyorsunuz. Hala, hayatta birçok alanda onların söz sahibi olduğu görülmektedir, ancak yaşlanmakta ve diğer kuşaklar ile aralarında çatışmalar ve zıtlıklar yaşanmaktadır. Sosyal medyada “Ok Boomer” diye bir ifadeye rastlarsanız, daha genç kuşakların Bebek Patlaması Kuşağı’na; “Tamam eski zaman insanı” tarzı bir gönderme yaptığını anlayabilirsiniz. En belirgin özelliklerinden biri ise rekabetçi oluşlarıdır ve onların deyimiyle de “Yeni yetmeler” e pabuç bırakmayacak kadar kendilerinden emindirler. Sorumluluk bilinci en yüksek kuşaktır ve kendi kendine yetebilen güçlü insanlardır.

Sessiz Kuşak 1925 ile 1945 yılları arasında doğanlardır ve “Gelenekçiler” olarak da adlandırılmaktadırlar. Çoğu, hayatta olmamakla birlikte, hala yaşayanlar da, en yaşlı insanlardır. Diğer Kuşaklara göre onlar, daha zorlu bir yaşam sürmüş, pek çok buhran yaşamış ve savaşlara tanık olmuştur. 1950’lerde Time dergisinde yayınlanan bir makaleden dolayı bu kuşağa Sessiz Nesil denmiş olduğu aktarılmaktadır. Bu makalede, o dönemlerde çocuklara, görülmemenin ve duyulmamanın öğretildiği anlatılmaktadır.  Onlar için sadakat ve disiplin çok önemlidir ve değer odaklıdırlar. Doğrudan iletişimi sever ve tercih ederler. Gelenekçi oluşları o dönemin teknolojik yoksunluğunun kaçınılmaz sonucudur.

Kuşakları çok ayrıntılı inceleyen sayısız çalışmalar bulabilirsiniz. Günümüzde her evde mutlaka bir Z Kuşağı üyesi vardır ve diğer aile bireyleri ile aralarında ciddi çatışmalar yaşanmaktadır.

M.Ö. 350 yılında Aristoteles’in söylemiş olduğu bir cümle sizleri şaşırtacaktır, çünkü çok uzun yıllar önce Filozofumuz demiş ki:  “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar…” Yani Şu Z Kuşağının üzerine çok da gitmesek mi acaba?







Başa dön tuşu