EKONOMİ, ÇÖZÜME TEŞVİK: İki toplumun birbirine yakınlaşmasında ana etkenin ekonomik işbirliği olacağını söyleyen Toros, bu hazırlıkları motive etmek için her iki Ticaret Odası’nın da çalıştığına dikkat çekerek, “İki toplumun Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümün getireceği ekonomik kazanımları görmesine ve bunların onlara bir motivasyon olacağına inanıyoruz” dedi
ODALAR ÇALIŞIYOR: Kıbrıs Türk Ticaret Odası’yla Rum Ticaret Odası’nın ortak iş yapma amacıyla çalışma içinde olduğunu söyleyen Toros, üzerinde çalıştıkları konularda ciddi ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti
İŞ YAPMA ALANI VAR: İki toplumda ortak iş yapma alanların bulunduğunu ifade eden Toros, bunlara örnek olarak yenilenebilir enerji üretimi, tarım, turizm ve müteahhitlik alanlarını gösterdi
Baykan GÜRSES ÖZDAĞ
Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros, Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümde iş dünyasının önemli bir rolü olacağını söyleyerek, ortak iş yapmanın yaratacağı faydaların varlığı bizi çözüme daha kolay ulaştıracaktır dedi. Bir süredir Kıbrıs Rum Ticaret Odasıyla görüşmeler ve çalışmalar yaptıklarını anlatan Fikri Toros, geldikleri aşamada iki toplumun birbirine olan güvenini tesis etmek amacıyla üzerinde çalıştıkları konuların müzakere masasında liderler tarafından kabul görmesinin son derece önemli olduğunun altını çizdi. İki Ticaret Odasının üzerinde çalıştığı mobil telefonlar, elektrik ve ticari konularda görüşmeler yaptığını söyleyen Toros, bu konuda önemli ilerlemeler kaydedildiğine dikkat çekti. Mobil telefonların ara bağlantı yaparak abonelerine adanın her yerinde mobil iletişim cihazlarını kullanma imkanı sağlaması, Kıbrıslı Türk Ticari araçların Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güney’e geçişinin sağlanması, elektrik şebekelerinin birbirleriyle enterkonnekte olması iki odanın üzerinde çalıştığı konulardan sadece bir kısmı…
Soru: Müzakerelerde yeni bir dönem başladı. Süreçte Ticaret Odası, Rum Ticaret Odasıyla birlikte bazı alanlarda bir süreden beridir görüşmeler yapıyorsunuz. Adanın iki ticaret odası bu süreçte nasıl bir görev üstleniyor?
Toros: Çözüm sürecinin gerektirdiği bir takım ön hazırlıklar var. Eğer bu ön hazırlıklar yapılmazsa ne çözüm süreci hedef doğrultusunda ilerleyebilir ne de ilerlese dahi sonuca ulaşsa dahi o çözüm her iki topluma da beklenilen eş değerde kazanımlar getirir. Ve bir taraf diğer tarafa ekonomik olarak bağımlı hale gelir. Bu da kurulacak olan eşitliğe dayalı federasyonun karşısında en büyük tehdittir. Bu hazırlıklar elzemdir. Bu hazırlıkları motive etmek için Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Rum muhataplarıyla mevcut bölünmüş ortamda kullanabilecek bir takım işbirliği projeleri geliştirmiştir. Bunların amacı da budur. Amaç şu anki günlük hayatı iyileştirmek normalleştirmek ve bulunacak olan çözümün kazanımlarını şimdiden herkesin yaşamasını sağlamaktır.
Soru: Rum Ticaret Odası’yla yaptığınız ortak çalışmalara örnek verebilir misiniz?
Toros: Serbest Ticaret ve Yeşil Hat Tüzüğü kapsamı ile sınırlı olmayan alışveriş… Bu çok yüksek etki gücü olan güven yaratıcı önlemdir. Liderlerin kullandığı tabiri kullanıyorum. Ayrıca, mobil telefonların ara bağlantı yaparak abonelerine adanın her yerinde mobil iletişim cihazlarını kullanma imkanı sağlamak. Bu çok önemli bir projemizdir.
Kıbrıslı Türk Ticari araçların Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güneye geçişinin artık mümkün olması, önündeki engelin kaldırılması, ek geçiş noktalarının açılması, elektrik şebekelerinin birbirleriyle enterkonnekte olup bu şebekeyi büyütmek hedefleri vardır.
Şebekeyi büyütmek yeni yatırımları teşvik eder. 2020 yılına kadar Avrupa Birliği normları ve kuralları gereği toplam enerji üretiminde asgari yüzde 20 oranında yenilenebilir üretime geçmeniz gerekiyor. 2030’a kadar da yüzde 30’a ulaşmanız gerekiyor. Bu şebekenin büyütülmesi ile mümkün olabilir. Şu an KKTC’de yenilenebilir enerji neden çok sınırlı tutuluyor, neden sadece konutlara bu izin veriliyor da kurumlara verilmiyor. Çünkü şebeke yeterince büyük değildir. Bu en başta gelen motivasyondur. Bütün bu projelerin amacı sabahleyin kalktığınız zaman Avrupa Birliği uyum süreci başladı, Rumlarla ilişkiler başladı, ben ne yapabilirim de, bu yeni açılan potansiyelden daha büyük bir pay koparabilirim dürtüsünü oluşturmaya çalışıyoruz. Biz buna iç dinamikler diyoruz.
Soru: Ortak çalışma alanlarında ne aşamadasınız?
Toros: Yakın tarihe kadar bu projeler üzerinde çalışılmasına Rum Liderliği tarafından müsaade edilmemiş olduğunu size söyleyebilirim. Değişik neden ve argümanlarla Rum Liderliği bu projelerinin hayata geçmesine yakın geçmişe kadar sıcak bakmıyordu. Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle, müzakerelerin yeniden başlamasını takiben bu meydana gelen olumlu atmosferde liderler seviyesindeki görüşmelerde ele alınan gündem bugün itibariyle bizim geliştirdiğimiz projeleri de ihtiva eden bir dizi güven yaratıcı önlemler oldu. Bu önlemlerin büyük bir kısmı iki odanın oluşturduğu projeleri içeriyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor. Demek ki siyasi liderlik de iş dünyasının görüşünü benimsemiş ve bunun elzem olduğuna karar vermiştir. Bu onay verildikten sonra ilgili tüm teknik detayların sonuçlandırılması ve detayların hayata geçmesi için bizlere talimat verdiler.
Soru: Önemli bir mesafe sağlandı mı?
Toros: Evet. Bu projelerin tümünde geçen son 1 buçuk yıl içinde iki oda aktif olarak çalıştı. Bu süre içinde tüm teknik ve hukuki detaylara girdik ve önemli bir mesafe kat ettik. İnanıyorum ki bugünden itibaren projelerin hayata geçmesi için geriye kalan iş çok azdır.
Soru: Bir takvim, tarih konulabilir mi?
Toros: Hayır. Takvim yok. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra hayata geçecek.
Soru: Altyapımız müsait mi?
Toros: Evet, her şey müsaittir. Ticari araçlarla ilgili birkaç ek denetim mekanizması kurmamız gerekiyor. Yol, güvenlik testleri bakımından Avrupa Birliği’nin getirdiği birtakım kıstaslar var, onlar arasında eksik olan çok ufak tefek unsurlar var, onların tamamlanması gerekiyor. Ama elektronik ortamda hiçbir eksiğimiz yoktur. Elektrik şebekelerinin enterkonnekte projesiyle ilgili projemizde şebekelerimizde ilgililer görüşmeye ve çalışmaya başlamışlardır. Mesafe kat ettikleri de kulağıma geliyor. Biz bunu önümüzdeki haftalarda görüşmelerimizi yaparak açıklayacağız.
Soru: Kıbrıs müzakere sürecinde yeni bir dönem başladı. Liderler, sonuç alıcı bir müzakere hedefliyor. İş dünyasının bu sürece katkısı ne olur?
Toros: İki toplumun Kıbrıs’ta bulunacak bir çözümün getireceği ekonomik kazanımları görmesine ve bunların onlara bir motivasyon olacağına inanıyorum. Bir farkındalık yaratacağız. Bulunacak olan çözüm halkların onayıyla mümkündür.
Toplumların da bu onayı verebilmesi için bu kazanımları görmesi gerekmektedir. Bunu da çözüm öncesi dönemde iş birliğine angaje olup görebileceklerdir. Halkları kaynaştırıp çözümün kaynaklarını görmelerini sağlamak bizim birinci amacımızdır.
İki toplum arasındaki ekonomik gayri safi milli hasıla gibi ekonomik değerler arasındaki büyük uçurumun mümkün olan azami seviyede yakınlaştırılmasını sağlamayı hedefliyoruz. Bununla ilgili devletin de yapması gerekenler vardır.
Mesela tarifelerle ilgili yapılması gereken düzenlemeler bulunuyor. Rekabet avantajlarının tespit edilmesi ve rekabet avantajı olan alanlarda ek yatırımlar yapılması gerekiyor. Liderlerin müzakere başlıklarından biri ekonomi ve Avrupa Birliği’dir. Ekonomi ve Avrupa Birliği başlıklarının müzakere edilmesi esnasında Kıbrıs Türk iş dünyasının menfaatlerini koruyacak bir mutabakat sağlanmasının takipçisi olacağız. Her iki toplum için de aynı şey geçerli. Ama Rumların endişeleri ile peşinde olduğu çıkarlarla Türklerin peşinde olduğu endişe ve çıkarlar farklıdır. Ama her iki iş dünyası temsilcisi oda da bu birlikte yürüttükleri işbirliğinden kesinlikle bunu hedeflemektedir.
Soru: Kıbrıslı Rum iş insanları Kıbrıslı Türk iş insanlarıyla iş yapmayı gerçekten istiyor mu?
Toros: Bunun iki boyutu var. Birincisi psikolojik bir nedendir ikinci de yasal kısımdır. Kıbrıs Cumhuriyeti adanın Kuzeyinin gayrı yasal olduğunu iddia ediyor ve bu şekilde kabul ediyor. Burada tescil edilmiş şirketlerle herhangi bir resmi sözleşmeye dayalı hukuki bir ilişkiye girmek istemiyor. Çünkü bunu yapması haline adanın kuzeyinin statüsünün yükseleceği inancını taşıyorlar, bu hukuki engeldir. Psikolojik engeller ağır da olsa azalmaktadır. Bu da iki oda arasında yapılan görüşmelerdeki konulardan birini oluşturuyor.
Örneğin benim talebim Kıbrıslı Türk iş insanlarının Güney Kıbrıs medyasında reklam yapmaların mümkün olmasını sağlamayı ifade ettim. Şu anda mümkün değil. Örneğin büyük marketlerde Kıbrıslı Türk ürünlerinin raflarda yer almasının tanıtılması, her iki toplumun lisanının okullarında mecburi olması, her iki toplum fertlerinin karşı toplumun medyasında yer alması gibi önerilerim oldu. Rum tarafında bizim provokatif diye nitelendirdiğimiz bir takım sembollerin kaldırılması da taleplerimiz arasında yer alıyor.
Soru: Bu önerileriniz nasıl karşılandı?
Toros: Rum iş dünyası bizlerle bu söylediklerimin hepsinde hem fikirdir. Aramızda şu şekilde bir fark var, Güney Kıbrıs’ta çok güçlü ve statükoyu savunan bir muhalefet var. İktidar bu muhalefetten korkar durumdadır. Kuzey Kıbrıs’ta böyle bir durum yoktur. Kıbrıslı Türkler bu dönüşümden geçti, bu da takdire şayan bir durumdur. Kıbrıslı Rumlar da geçmektedir, iş dünyasında büyük bir değişim vardır. Bu işbirliği ve kapsamlı çözümün mutlaka ekonomik kazanımları olacağını bizler gibi görüyorlar.
Soru: Yeşil Hat Tüzüğü konusunda durum nedir? Bu konuda bazı talepleriniz var, sonuç alınabilecek mi?
Toros: Bugün itibarıyla olmadı. Ticari araçlarla ilgili siyasilerle yaptığımız görüşmeler sonuç verirse o zaman Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında çok güzel bir açılım olduğunu müjdeleyebileceğim.
Soru: Yeşil Hat Tüzüğü’yle hedeflenen doğrultusuna bir kazanım elde edildi mi?
Toros: Evet. Yürürlüğe girdiği tarihten bugüne senede ortalama 4 ile 4 buçuk milyon Euro’luk bir satış olmaktadır. Toplam ihracatımızın ortalama 120 milyon olduğunu düşünürseniz, 4 buçuk 5 milyon Euro orada % 4-5 gibi bir oran teşkil etmektedir.
Yeşil Hat olmasaydı bu da olmayacaktı. Ama bu umduğumuz hacimde olmadı. Hatta çok uzak bile oldu. Olmamasının birinci nedeni ticari araçların güneye geçememesidir. Birçok ürün müşterinin adresine teslim şeklinde satılması gerekiyor, bu nedenle de satılamıyor.
Örneğin hazır beton… Psikolojik engellerin de hala devam etmesi de nedenlerden biridir. Bana göre en büyük engel ise Avrupa Birliği uyum sürecinin, hijyen ve kalite kurumlarının Kuzey Kıbrıs’a gelmemiş olmasından dolayı buradaki üreticilere bu standartları sağlayamaz durumda olmasıdır. Bunun için sürekli girişim içindeyiz, talep ediyoruz.
Avrupa Birliği’nde yaptığımız görüşmeler var, sürekli olarak standart kurumlarının buraya gelmesini talep etmekteyiz. Komisyon ve Konsey Başkanlarının yaptığı açıklamalarda bu talebimizin çok yerinde olduğu ifade ediliyor. Bize nedeni konusunda resmi bir bildirim yok. Bu soruyu her sorduğumda yakına başlayacak deniliyor. Fakat benim kişisel görüşüm üye devlet olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin hükümeti bunu engellemektedir. Bana göre bu yeni başlayan müzakere sürecinde liderler seviyesinde gündeme gelecektir ve inşallah bir anlaşma da sağlanmış olacaktır.
Soru: Çözüm olması durumda Kıbrıslı Türk iş dünyası ticarette rekabet etmeye hazır mı?
Toros: Hazır olan da olmayan da, kısmen hazır olan da var. Her türlü standartta ve her türlü uyum aşamasında olan işletmemiz olduğunu söyleyebilirim. Gerçekçi bir analizdir. Eğer umduğumuz gibi çok süratli bir sonuca gidersek, Avrupa Birliği müktesebatı öncesinde bir hazırlık süreci vardır. Güney Kıbrıs, 1996 ile 2004 arasında olan 8 yıllık dönemde bu hazırlık sürecini çok yoğun bir şekilde geçirdi. O gördüğünüz otobanlar, sokak düzenlemeleri, alt yapı çalışmaları, yasamanın uyumu, devlet ve özel sektör firmalarının uyumu gibi konulardaki çalışmalar o dönemde yapıldı. Bugün itibariyle hala devam eden bir uyum süreçleri var. Aynı süreç eminim Kuzey Kıbrıs için de uygulanacaktır. Ticaret Odası olarak biz, iş insanlarımızın nasıl korunacağı, müktesebata hazırlanmış olan ve müktesebat ile yaşayan Güney Kıbrıs ekonomisiyle nasıl ayakta duracağı yönünde alınacak olan delegasyonların takipçi olacağız. Bu hazırlıkların olması için hem ciddi fonlar gerekiyor hem de ciddi uzmanlıklar gerekiyor. Bunlar Kuzey Kıbrıs’ta yoktur, bunlar Avrupa Birliği’nin görevidir.
Soru: Bu süreçte biz kendi payımıza düşen hazırlığı yapabildik mi? Kendimize bunu bir hedef olarak koyabildik mi?
Toros: Yasamada hukuk ve siyasi işler komitesinde, hükümet göreve geldiği günden bu yana 20 yasayı Avrupa Birliği standartlarına uyumlu hale getirdi. Bu yeterli değildir. Özel sektörde bunu kendi imkanlarıyla yapan birçok işadamından bahsetmemiz de mümkündür. Özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren işadamlarında büyük gelişmeler gözleniyor, bu son derece mutlu edicidir. Altyapıda birkaç kanalizasyon projesi dışında birkaç sokak aydınlatma projesi dışında bir şey söylemek maalesef mümkün değildir.
Soru: Kıbrıslı Rum iş insanları ile özellikle hangi olanlarda ortak iş yapılabilir?
Toros: Kıbrıs’ın bazı ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlar her iki toplumda da vardır. Fakat bölünmüşlük devam ettiği sürece her iki toplum da yatırımları yapabilecek büyüklükte değildir. Yatırımların ekonomik değeri olabilmesi için gerekli ölçek yoktur. Dolayısıyla adanın yeniden birleşmesi ile ancak mümkün olabilir. Ekonomik değeri olabilen demek istiyorum. Yenilenebilir enerji üretimi, çok önemlidir. Her ikimiz de enerjiyi fuel oil ile üretiyoruz.
Burası bir ada olduğu için taşıma suyla değirmen döndürüyoruz. Elektrik ücretleri de malum fahiş… Bu da yatırım iklimine yansıyor. Bu birinci potansiyel yatırım alanıdır. İkincisi de tarımdır. Türkiye’den gelecek olan su tüm adanın modern sulu tarım adasını mümkün kılabilecek niteliktedir.
Adanın çok büyük miktarda atıl, kullanılmayan tarım arazisi vardır. Bu arazilere Güneyde su olmadığı için yatırım yapılmıyor. Kuzeyde de dış pazar engeli olduğu için olamıyor. Patates gibi, enginar, hayvan yemi ve narenciye gibi ürünler yetiştirilebilir. Ada yeniden birleşirse, burası Akdeniz’de cruise turlarının destinasyonu olabilir.
Maraş’ın açılması gündeme gelecektir. Maraş, 74’ten önce 45 tane 5 yıldızlı otelin olduğu Akdeniz’de emsali olmayan bir turizm bölgesiydi. Buranın yeniden yapılanması söz konusudur. Bir takım afaki çalışmalara göre 5 milyar dolarlık bir fon harcanacak. Bu fon harcanırken her iki toplumun müteahhitlerine ihale edilecek. Bunun getireceği çok büyük bir iş alanı vardır. İş gücü ve istihdam alanı yaratılacaktır. Kıbrıslı Rum iş insanlarının en büyük motivasyonu Türkiye’yle iş yapabilir noktaya gelmektir. Türkiye’nin dünyada hızla büyüyen endüstri olması nedeniyle iyi ilişkiler içerisinde olmayı istiyorlar. Çünkü oradan çok büyük bir menfaat elde edeceklerini biliyorlar.
Soru: Avrupa Birliğinin Kıbrıslı Türklere izolasyonların kaldırılacağı yönünde verdiği söz neden tutulmadı? Bu sözün yerine getirilmemesi Kıbrıslı Türklerde, Avrupa Birliğine karşı bir güvensizlik yaratıyor mu?
Toros: Avrupa Birliği, bir takım kuralların uygulandığı, sadece üye ülkelerle muhatap olan ve onların onayıyla kararlar aldıkları bir birliktir. Kıbrıslı Türkler müktesebat dışında oldukları ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nde olmadıkları için Avrupa Birliği organlarında da yer almıyorlar. Alınan kararlar söylediğim kriterler çerçevesinde alındığı için bu sözler maalesef pratikte yerine getirilemiyor. Kıbrıs Türk toplumun ekonomik kalkınması ve müktesebata hazırlığı maksadıyla 2004 yılından sonra AB destek ofisi kuruldu, ayrıca iki tüzük de finansal yardım ile Yeşil Hat Tüzüğü de yürürlüğe girmiştir. Meydana gelen ve hayal kırıklığı yaratan bu gerçek aslında Brüksel’de, Avrupa Birliğinin de bir başarısızlığı olarak idrak edilmektedir.
































