KıbrısManşetRöportaj

“Turist sayısı arttı, kalite düştü”

Turizmin duayenlerinden, 35 yıllık turizmci Metin Şahinoğlu, KKTC’de turist sayısı artmasına rağmen, turist profilinin değiştiğine ve kalitenin düştüğüne işaret etti. “Sayı arttı ama harcama azaldı. Alım gücü düşük bir turist profili var” diyen Şahinoğlu, bunun da yanlış tanıtım politikalarından kaynaklandığını vurguladı ve uluslararası profesyonel şirketlerden hizmet alınmasını önerdi.

Nezire Gürkan

Başta İngiltere olmak üzere yurt dışında ve KKTC’de yaklaşık 35 yıldan beri turizm sektöründe çalışan, 10 yıldan fazla Palm Beach Otel’in müdürlüğünü yapan, şimdilerde Alsancak’ta Pegasus Kıbrıs Temsilcisi Cyprus XP’ye ait butik otel Santoria’nın Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Metin Şahinoğlu, yıllardan beri istikrarlı ve sağlıklı bir turizm politikası oluşturulamadığını anlattı.

Pastayı büyütmek değil, çoğaltmak gerek

Başta Akdeniz ülkeleri olmak üzere birçok ülkeden örnekler vererek, ülkenin sosyal, ekonomik, coğrafik avantajlarının turizm açısından doğru kullanılması gerektiğini vurgulayan Şahinoğlu, şunları kaydetti:

“Pastayı büyütmek değil, çoğaltmak gerek. Alternatifler olmalı. Kumar turizmi de olsun, özel ilgi de olsun, eğlence de. Her şey dâhil tercih eden var, yürüyüş için veya kaplumbağa gözlemlemek için gelen var. Bunları doğru teşhis edip turizmi ona göre şekillendireceksiniz. Yani pastayı büyütmeden çok çoğaltmak, çeşitlendirmek ve doğru gelişmek önemli.”

Sayı arttı ama kalite düştü, harcama azaldı

Turizmde doğru gelişmek için imkânların ve hedef kitlenin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahinoğlu, hedef kitleyle ilgili belirsizlik nedeniyle KKTC’yi ziyaret eden turist sayısı artmasına rağmen kalitenin düştüğüne işaret etti. Şahinoğlu, “Turist geliyor, harcama yapmak istemiyor. 3- 4 yıldızlı otelden daha düşük fiyat veren kumarhaneli büyük otelde konaklıyor, kumarhanede yemeğini de yiyor, sokağa çıkmasına bile gerek kalmıyor” diye konuştu.

İngiliz’i kaybettik, çünkü Londra’da kendi kendimize anlatıyoruz

Yıllarca KKTC turizm pazarında ilk sıralarda yer alan İngiliz turistin yanlış politikalar nedeniyle son 7-8 yılda kaybedildiğini de anlatan Şahinoğlu, şunları ifade etti:

“Buralara gelen İngiliz turist, çoğunlukla Kuzey bölgelerden. Çünkü o bölgeler daha yoksul ve daha çok asker çıkarıyor. Askerler de geçmişten gelen bağlarla bir şekilde Kıbrıs’la ilintili. Buraları biliyor, tanıyor, bir şekilde bulunmuş veya duymuş. Ama biz tanıtım faaliyetlerini bu bölgelerde değil, Londra turizm fuarlarında yapıyoruz. Kime ulaşıyoruz bu fuarlarla! Kendi kendimize tanıtım yapıyoruz…”

Almanlar ilk sırada artık… Günübirlik 2 bin Rus turist

İngiliz turistin azalmasıyla Türkiye’den gelenlerin ardından Almanların birinci sıraya yerleştiğini; Çinliden Macar’a, Estonyalıdan Polonyalıya çok çeşitli bir turist profili oluştuğunu da vurgulayan Şahinoğlu, kara sınır kapılarından ve Antalya’dan günübirlik turlara da dikkat çekti. “Örneğin biz Antalya’dan günübirlik Rus turist getiriyoruz. Otelimizde yemek alıyorlar, Mağusa’dan Girne’ye tur yapıp aynı gün dönüyorlar” diyen Şahinoğlu, bu yıl 8 ayda günübirlik 2 bin Rus turist ağırladıklarını bildirdi.

Gençlerin eğleneceği yer yok

Ülke turizminin çevre kirliliğinden ses yasağına kadar bir dizi problemi olduğunu da anlatan Şahinoğlu, “Benim tesisime gelen turistlerin birinci şikâyeti hep çevre kirliliği. En önemli dezavantajımız” diye konuştu.

Ses yasağı konusunda da şunları söyledi Şahinoğlu:

“Meskûn bölgelerde ses yasağı olacak elbet, ama olmayan bölgeler de şart. Şu bölgede sabaha kadar müzik yayını yapılabilmesi gerekir. Bu bölgeleri ayıracaksınız, oralarda yasak olmayacağı bilinecek, insanlar oralara gidip ev, okul yapmayacaklar. Kimse farkında değil gibi davranıyor ama 18-30 yaş grubunun eğleneceği yer yok bu ülkede. Eğlenmek için Güney Kıbrıs’a gidiyorlar. Bu durum da politikasızlığın, plansız gelişmenin ürünü…”

Profesyonel PR hizmeti

Hükümetlere göre değişen, rotasız ve istikrarsız turizm politikaları yerine, turizme kimlik ve imaj kazandırılması gerektiğini vurgulayan Şahinoğlu, profesyonel hizmet alımı önerdi.

“Günübirlik politikalarla vakit kaybetmek yerine, profesyonel hizmet alınması gerekir. Dünyanın farklı bölgelerine bu anlamda hizmet veren, ülkelere imaj ve tanıtım sağlayan uluslararası şirketler var. Bu şirketler ülkeleri inceler, potansiyeli değerlendirir, size yön çizer ve tanıtımınızı yapar. Bunlara verdiğiniz para fazlasıyla geri döner. Rotanız olur. Falan bölgede sadece kumar turizmi, şu bölgede butik oteller, falan bölge eğlence amaçlı gibi. Kaplumbağa, tarihi eserler, limanlar, sahiller, endemik bitkiler, edebiyat meraklıları için Othello Kalesi, slow-food yaşam için köyler gibi avantajlar var bu ülkede. Politika belirlerseniz, turist profili de belli olur. Örnekleri çok, dünyayı yeniden keşfe gerek yok.”

Doğru analizle sağlıklı imajlar oluşturulabileceğine dikkat çeken Şahinoğlu, “İtalya, Amerikalı turisti ülkeye çekmenin yollarını ararken, profesyonel hizmet aldı ve take-away yaşayan Amerikalıya slow- food konsept sunmaya karar erdi. Bahçeden sebze, kümesten yumurta gibi… Bunları sunarken yanında şarabını da sattı tabii ki” diye örnek verdi.

Bafra yaşayan bölge olmalıydı

Bafra turizm bölgesine atıf yaparken, ülkenin en iyi sahiline sahip bu bölgenin doğru projelendirilmediğini söyleyen Şahinoğlu, şunları kaydetti:

“Sahilin boydan boya kullanılabilecek şekilde proje hazırlanmasını, otellerin bu esasta yerleştirilmesini, otellere hizmet verecek ve turisti otel dışına çıkarabilecek düzenlemeler yapılmasını çok önerdik. Alış veriş merkeziyle, yaşam alanlarıyla yaşayan bir bölge olsun dedik, dinleyen olmadı” diyen Şahinoğlu, bölgedeki devasa tesis sayısının artmaya devam ettiğine işaret etti.

Yapılanın düzeltilmesinin güçlüğüne vurgu yaparak, daha fazla gecikmeden politika oluşturulması gerektiğini vurgulayan Şahinoğlu, şöyle dedi.

“Yatırımlar sürekli artıyor ve artacak. Ve turizm artık mevsimlik değil, yıla yayılmış durumda. 365 gün turist var, turizm var. Dönem dönem azalan, dönem dönem artan sayıda. Genel doluluk da ortalama yüzde 50 civarı. Dünyada kabul gören standart ise yüzde 65. Yani çok kötü değil. Ama daha iyi olmalı. Önemli olan sayı artarken doğru artsın, ülkeye katkı yapsın, bölge ülkelerle rekabet edilebilsin.”

Etin yüzde 60’ı otellere

Turizm sektörünün ülke ekonomisine önemli döngü yarattığını vurgularken de  Şahinoğlu, ülkedeki et üretiminin yaklaşık yüzde 60’ının turistik tesislerde tüketilmesini örnek gösterdi. Şahinoğlu’na göre, tesislerde kişi başı hellim tüketimi de ortalama 300 gram. Ayrıca, “Türk kahvesi firmaları da oteller sayesinde ayakta…”

Kıbrıslılar aşçı değil müdür olmak ister

“Gelen turist yerli lisanı duymak ister” diyerek turistik tesislerde Kıbrıslı çalışan sayısının azlığına da vurgu yapan Şahinoğlu, şunları ekledi:

“Tesislerde Kıbrıslı çalıştırmak her açıdan daha avantajlı ama personel bulmak zor. Herkes üniversite mezunu olduğu için çalışmak istemiyor. Çalışacaksa da müdür olmak istiyor! Aşçı, garson, kat görevlisi Kıbrıslı bulmak çok zor. Yasa 70/30 der, Kıbrıslı ağırlıklı. Uygulamada tam tersi. Hatta yüzde 30 bile değil Kıbrıslı, çünkü çalışmak istemiyor. Çalışmaya niyetlenen de kısa sürede vazgeçiyor. Herkesin tatil gününün, turizmci için çalışma günü olduğunu kabullenmezse bu sektörde çalışamaz. İnsanlar bayram yaparken, siz çalışacaksınız, turizm böyle bir şey. Bilerek girmeli insan bu sektöre. Ve sektörün iyi kazandırdığını da bilmeli. Örneğin bir baş aşçı, başbakan kadar maaş alabiliyor artık.  Sektörün çalışan ihtiyacının karşılanması için ara eleman yetiştiren meslek okulları, kolejler açılması gerekir. Mesela Bafra bölgesi. Burada tesis çok, ama çalışan bulmak zor. Üstelik bölgede işsizlik çok. Bu gibi garip durumlar plan ve programla aşılır. Doğru çözümler için doğru teşhisler şart…”

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı